(2577 S. K. m. 15)
Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 22/03/2017 günlü, E:2017/146, K:2017/295 Sayılı kararın; riskli yapı tespit kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği, davanın süresi içerisinde açıldığından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
İstinaf yoluna başvurulan kararda kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, ... Caddesi, No:4 adresinde (14402 ada, 2 Sayılı parselde) bulunan taşınmazın, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilmesine dair işlemin ve söz konusu yapının bu sebeple yıkım sürecinin başlatılmasına dair Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Tepebaşı Belediye Başkanlığına gönderilen 24.10.2016 günlü, 33976778-502-05 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilmesine dair işlemin iptali istemi yönünden; taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilmesine dair 01.02.2016 tarihli raporun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 19.02.2016 tarihinde onaylanması üzerine yapının riskli nitelikte olduğuna dair tespiti, bunun tapuya şerh edilmesi ve yapıda hak sahibi olanların durumdan haberdar edilmesine dair olarak Tepebaşı Tapu Müdürlüğünün 11.10.2016 tarihli işleminin davacılardan ...'a 04.05.2016 tarihinde, diğer davacıya ise 26.09.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde otuz günlük dava açma süresi geçirilerek açılan davanın bu kısmının süreaşımı sebebiyle reddi gerektiği; taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yıkım sürecinin başlatılmasına dair işlemin iptali istemi yönünden ise; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün Tepebaşı Belediye Başkanlığına muhatap yazısının iç yazışma niteliğinde olduğu, daha sonra yıkıma dair süreçle ilgili davacılar açısından icrai sonuçlar doğurabilecek bir işlem tesis edilmesi gerektiği ve bu yönde davacılara yönelik bir işlem tesis edilip tebligat yapıldığında bu işleme karşı dava açılabileceği anlaşıldığından, davaya konu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olarak kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın riskli yapı tespitine dair işlem yönünden süre aşımı yönünden reddine, diğer işlem yönünden ise davanın 2577 Sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın riskli yapı olarak tespiti ve şerh konulduğunu bildiren işlemin; ada ve parsel numarası içeren Tepebaşı Tapu Müdürlüğünün Yev:7248 numaralı tebligatının davacıların dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede yer alan adreslerinde; ...'a 26.09.2016 tarihinde bizzat, ...'a ise, muhatabın tebliğ saatinde adreste bulunmadığından ve muhatabın hanesinde tebliğ yapılacak kimse olmadığından, tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarın imzasına teslim edilip, muhatabın hanesinin kapısına haber kağıdı yapıştırılarak durumdan komşusu haberdar edilmek suretiyle 04.05.2016 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, bu durumun Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun 21. maddesiyle Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine uygun olması karşısında, istinaf dilekçesinde davanın süre aşımı yönünden reddine dair olarak ileri sürülen hususlar yerinde görülmemiştir.
İstinafa konu mahkeme kararının davanın süre aşımı yönünden reddine dair kısmı usul ve yasaya uygun olduğundan kararın bu bölümünün kaldırılmasını gerektirir bir neden bulunmamaktadır.
Davanın, riski yapı tespit edilmesi sebebiyle yıkım sürecinin başlatılmasına dair Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Tepebaşı Belediye Başkanlığına gönderilen 24.10.2016 günlü, 33976778-502-05 Sayılı işleme yönelik kısmına gelince;
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğin "Riskli yapıların yıktırılması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi suretiyle, riskli yapı tespitinin kesinleşmesi halinde Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister kuralı yer almış; 2. fıkrasında ise İdarece yapılacak iş ve işlemler düzenlenmiştir.
Aktarılan düzenlemelere göre; riskli yapının yıktırılmasını isteme yetkisi Müdürlük olarak ifade edilen anılan Yönetmeliğin 3. maddesi uyarınca Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü olan illerde bu Müdürlüğü, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ait olup, bu işlemi icra etmekle görevli olan İdare ise yine aynı maddeye göre Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini, Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyeleri olup, iki aşamada Müdürlük ve İdare tarafından tesis edilen işlemler, ilgilileri ve muhatapları yönünden idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemdir.
Bu durumda, riskli yapının yıkım sürecinin başlatılmasına dair Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Tepebaşı Belediye Başkanlığından istenilmesine dair davaya konu işlem idari davaya konu olabilecek kesin işlem olduğundan aksine değerlendirmeye dayanılarak davanın bu kısmının incelenmeksizin reddi yolunda verilen istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Sonuç: Davanın kısmen süre aşımı yönünde reddi, kısmen incelenmeksizin reddi yolunda Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 22/03/2017 günlü, E:2017/146, K:2017/295 Sayılı kararın; davanın süre aşımı yönünden reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun bu yönden REDDİNE, davanın incelenmeksizin reddine dair kısmının ise KALDIRILMASINA, davaya konu yıkım işlemi hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine, mahkeme ve istinaf aşamalarına ait yargılama giderleri hakkında (kesinleşen kısım da dikkate alınarak) mahkemece iş bu kararla kaldırılan kısım hakkında karar verilirken hüküm kurulacağı cihetle bu aşamada hüküm kurulmamasına, 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasına göre kesin olarak, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)