(2577 S. K. m. 13, 14, 45) (3201 S. K. Geç. m. 28) (657 S. K. m. 127)
İSTEMİN ÖZETİ: 04/04/2015 tarih 29316 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 Sayılı Polis Vazife Selahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33.maddesiyle 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen geçici 28. maddesi uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren önceki son beş yıl içinde davacının, disiplin kurulunca meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi gerektiği halde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılmadığından bahisle Devlet Personel Başkanlığına 24/11/1994 tarihli, 4946 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki Kanun'un 22. maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen esaslar çerçevesinde diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına; Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren 45 gün içinde atama teklifleri yapılacağından davacıya bu kapsamda olduğunun bildirilmesi ve atama için üç il tercihinde bulunmasının istenilmesine dair 22/04/2015 tarih ve 61821 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/03/2017 tarih ve E:2015/433, K:2017/471 Sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın; hukuka aykırı olduğu, Mahkeme kararında dava konusu işleme dayanak alınan meslekten çıkarmayı gerektiren ancak zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılan disiplin cezasına karşı itiraz edilmediğinden bahsedilmiş ise de, bu konuda davasının devam ettiği, kendisine bu cezanın verilmesini sağlayanların hemen hemen tamamının FETÖ/PDY kapsamında ihraç edildiği, aynı eylemle ilgili verilen soruşturma izninin Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığı, disipline konu eylem zamanaşımına uğramamış olsa idi, meslekten çıkarma cezası verilmeyeceği, verilse dahi yargı organları tarafından iptal edileceği ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, 04/04/2015 tarih 29316 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 Sayılı Polis Vazife Selahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33.maddesiyle 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na eklenen geçici 28. maddesi uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren önceki son beş yıl içinde davacının, disiplin kurulunca meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesi gerektiği halde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılmadığından bahisle Devlet Personel Başkanlığına 24/11/1994 tarihli, 4946 Sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki Kanun'un 22. maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen esaslar çerçevesinde diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına; Devlet Personel Başkanlığına bildirim tarihinden itibaren 45 gün içinde atama teklifleri yapılacağından davacıya bu kapsamda olduğunun bildirilmesi ve atama için üç il tercihinde bulunmasının istenilmesine dair 22/04/2015 tarih ve 61821 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Kanun'un geçici 28. maddesi uyarınca bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki son 5 yıl içinde yani 25/10/2013 tarihli Merkez Disiplin Kurulu Kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen ancak ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığından cezası uygulanmayan davacının, Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun geçici 28. maddesi kapsamında olduğu gözetilerek, başka kamu kurum ve kuruluşuna atanması yapılmak üzere üç il tercihinde bulunması şeklinde tesis ve tebliğ edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının iddialarının meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiilleri işlemediği yönünde olduğu görülmekte ise de bu iddiaların ancak davacının meslekten çıkarılmasına yönelik yüksek disiplin kurulu kararının bu kısmının iptali istemiyle açılacak olan davada incelenebileceğinden ve davacı da bu hususa yönelik dava açmadığından, iş bu davada bu iddialar yönünden inceleme yapılmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; dilekçelerin, a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı konulara aykırılık halinde davanın reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu tarafından 25/10/2013 tarih ve 2013/539 Sayılı karar ile, 14/01/2010 tarihinde bulundurma silah yetkisi verilen şahsa 14/01/2011 tarihinde usulsüz olarak silah taşıma ruhsatı tanzim ederek vermesiyle "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işleniş tarihi itibariyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren 3201 Sayılı Kanun'un geçici 28. maddesi kapsamında olduğundan bahisle diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzere üç il tercih etmesi yönünde tesis edilen 02/04/2015 tarih ve 61821 Sayılı işlemin tebliği üzerine istinaf yoluyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, dava konusu edilen işlemin davacının yukarıda aktarılan 3201 Sayılı Kanuna 6638 Sayılı Kanun'un 33. maddesiyle eklenen geçici 28. maddesi kapsamında bulunduğu belirtilerek, yapılacak atama işlemine hazırlık ve iç yazışma mahiyetinde davacının tercihlerinin alınmasının ve belirlenen tarihe kadar idareye bildirilmesinin istenilmesine ilişkin bir işlem olduğu, davacı açısından hukuki etki ve sonuç yaratacak bir nitelik taşımadığı, bu bağlamda davaya konu edilen işlemin kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olmadığı anlaşıldığından, davanın incelenmeksizin reddi gerekirken, esastan reddi yönünde verilen kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. Nitekim benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Danıştay 5. Dairesi'nin 23.05.2017 günlü, E:2061/28655, K:2017/13964 Sayılı kararı da bu yöndedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/03/2017 gün ve E:2015/433, K:2017/471 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf talebinde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, davacıdan alınmayan 31,40-TL istinaf karar harcının tahsili için Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın taraflara tebliğine, 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. (¤¤)