(3065 S. K. m. 24) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin, 2010 yılında ithal ettiği otomobillerin kıymetlerini düşük beyan etmesi nedeniyle bir kısım araç satışları ile ilgili olarak özel tüketim vergisini eksik hesapladığı ve katma değer vergisi matrahına dahil etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2010/4, 5, 10. dönemlerine ilişkin olarak adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine karşı açılan davayı; 2010 yılına ilişkin hesaplarının KDV yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen 16/11/2015 tarih ve 2015-A-757/61 Sayılı Vergi İnceleme Raporunda davacı şirketin anılan yıl içinde ithal ettiği otomobillerin kıymetlerini düşük beyan etmesi nedeniyle bir kısım araç satışları ile ilgili olarak özel tüketim vergisinin eksik hesaplandığı ve katma değer vergisi matrahlarına dahil edilmediği hususunun ÖTV yönünden düzenlenen 16/11/2015 tarih ve 2015-A-757/60 Sayılı Vergi İnceleme Raporu ile tespit edildiği; 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24. maddesinde, özel tüketim vergisinin katma değer vergisi matrahı arasında sayılmış olması nedeniyle eksik hesaplanan özel tüketim vergisi tutarlarının davacının ilgili dönem katma değer vergisi matrahlarına ilave edilerek katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesiyle anılan dönemlere ait katma değer vergilerinin davacı adına re'sen tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi yolundaki öneri üzerine uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin tarhiyatların yapıldığının anlaşıldığı; olayda, dava konusu tarhiyatın dayanağı 16/11/2015 tarih ve 2015-A-757/60 Sayılı Vergi İnceleme Raporuna dayanılarak tarh olunan 2010/4, 5, 10. dönemlerine ait özel tüketim vergilerine karşı açılan davanın, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 26/04/2016 tarihli ve E:2016/69, K:2016/729 Sayılı kararı ile kabul edildiği ve söz konusu cezalı özel tüketim vergilerinin kaldırıldığı, dolayısıyla dayanağı kalmayan iş bu davaya konu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul ederek, dava konusu tarhiyatları kaldıran, Ankara 7. Vergi Mahkemesi'nin 10/03/2017 gün ve E:2016/33, K:2017/365 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 26/04/2016 tarihli ve E:2016/69, K:2016/729 Sayılı kararına karşı temyize gidildiği, kesinleşmeyen karar esas alınarak verilen kabul kararının yerinde olmadığı, yapılan tarhiyatın yasal olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddedilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce, 07/03/2018 tarihli bekletme kararımızda belirtilen Danıştay 7. Dairesi kararının geldiği görüldüğünden, dava dosyası incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2010/4, 5, 10. dönemlerine ilişkin olarak adına re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı kabul ederek, dava konusu tarhiyatları kaldıran Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2010 yılına ait hesap ve işlemlerinin ÖTV yönünden incelenmesi sonucu davacı şirket hakkında hazırlanan 16/11/2010 tarih ve 2015-A-757/60 Sayılı Vergi İnceleme Raporu ile bu rapora atıf yapılarak KDV için düzenlenen ve uyuşmazlığa konu tarhiyatların da dayanağı olan 16/11/2010 tarih ve 2015-A-757/61 Sayılı Vergi İceleme Raporunun incelenmesinden; yükümlü şirketin 2010 yılında ithal ettiği bir kısım araçlara ait kıymet farkının tespit edildiği, dolayısıyla ÖTV ve KDV matrahlarının ve vergilerinin eksik beyan edildiğinin tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Raporları hazırlayan vergi müfettişi, ÖTV'nin, KDV matrahına dahil olduğunu açıkladıktan sonra, söz konusu araçların satışında eksik beyan edildiğini tespit ettiği kıymet farkı ile bunlara ilişkin ÖTV tutarlarını davacı şirketin ilgili dönem KDV matrahlarına dahil edip, KDV matrah farkları üzerinden hesapladığı fark KDV'lerin re'sen tarh edilmesi gerektiğini belirtmesi üzerine ilgili vergi dairesince uyuşmazlığa konu cezalı tarhiyatların yapıldığı görülmüştür.
Dava konusu katma değer vergilerinin matrahına eklenen ÖTV nedeniyle yükümlü şirket adına 2010/4, 5, 10. dönemleri için re'sen tarh edilen cezalı özel tüketim vergilerine karşı açılan davanın, Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nin 26/04/2016 gün ve E:2016/69, K:2016/729 Sayılı kararı ile kabul edildiği ve cezalı vergilerin kaldırıldığı, bu karara karşı davalı idarece yapılan temyiz başvurusunun ise Danıştay 7. Dairesi'nin 11/04/2019 tarih ve E:2016/9387, K:2019/2738 Sayılı kararı ile bozulduğu ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iade edildiği anlaşılmıştır.
Olayda, ÖTV matrah farkı nedeniyle davacı şirket adına yapılan cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davada verilecek kararın sonucu, söz konusu fark ÖTV'nin, KDV'nin matrahına dahil edilmesi nedeniyle bakılan davanın da sonucunu etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla bakılan davaya konu tarhiyatların tesisine neden olan 2010/4, 5, 10. dönemlerine ilişkin olarak salınan cezalı özel tüketim vergileri hakkında Ankara 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 26/04/2016 gün ve E:2016/69, K:2016/729 Sayılı kabul kararının temyizi sonucu bozulmasına dair Danıştay 7. Dairesi kararı uyarınca, anılan Vergi Mahkemesince söz konusu dava hakkında yeniden bir karar verileceği tartışmasız olduğundan, iş bu istinafa konu tarhiyatlar hakkında da, oluşan yeni hukuki duruma göre, Mahkemesince, söz konusu 2010/4, 5, 10. dönemlerine ilişkin ÖTV tarhiyatları ile ilgili verilecek kararların sonucuna göre yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin kabulüne, Ankara 7. Vergi Mahkemesi'nin 10/03/2017 gün ve E:2016/33; K:2017/365 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine, istinaf giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 02.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)