(2709 S. K. m. 125) (6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirket adına tescilli 03.07.2013 tarih ve IM060528 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu, fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen toplam 45.224,00-TL gümrük vergisi ve katma değer vergisine itirazın reddi yolundaki 25/03/2016 tarih ve 14853737 sayılı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün işleminin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı gibi, nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu bir teslimde, fatura bedelinden fazla tutarda yurt dışı gider beyan edilmesi de, ticari icaplara uygun bulunmadığı, bu nedenle, ihtilafın, ithalatta kayıt belgesine tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin bulunduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetlerin, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, ithalatta kayıt belgesi önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı, yasal faiz istemine gelince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlandığı, gerek iç hukukta, gerekse uluslararası hukukta, faizin hukuki nitelemesinin, amacı paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine verdiği zararın giderilmesi olan "tazminat" olduğu, söz konusu zarar, vergilendirme işlemlerinde, devlet yönünden, vergi ödevlerinin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle verginin zamanında tahakkuk etmemesi, mükellefler yönünden ise, vergi idarelerince gerçekleştirilen hukuka aykırı vergilendirme işlemleri ile haksız vergi tahsil edilmesi halinde doğduğu, bu itibarla, dava konusu vergilerin, davalı idarenin gözetim önlemleri nedeniyle, fazladan tahakkuk ettirilerek ödendiği göz önünde tutulduğunda, davacının talebi doğrultusunda, yersiz olarak ödediği tutarların yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu itirazın reddi şeklindeki davalı idare işlemlerinin iptaline, tahsil edilen dava konusu vergilerin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/06/2017 gün ve E:2016/767, K:2017/756sayılı kararın; firmanın tamamen kendi insiyatifi doğrultusunda kıymeti ve vergileri beyan ettiği ve beyan edilen şekilde de gümrük işlemlerinin sonuçlandırıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/06/2017 gün ve E:2016/767, K:2017/756sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 37,50-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)