(6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı firma adına tescilli 02.03.2016 gün ve IM020149 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu, ihtirazi kayıtla fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen toplam 289.294,26.-TL gümrük vergisi, katma değer vergisi ve toplu konut fonuna vaki itirazın reddi yolundaki 10.03.2016 tarih ve 2016/74 sayılı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ve yasal faizi ile iadesi istemiyle açılan davada; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin bulunmadığı, bu nedenle, fatura bedeline, yurt dışı gideri eklenerek, eşyanın gözetim kıymetine yükseltildiği, dosyada mevcut beyanname, transfer bildirim formu ve faturadan, CFR teslim şekline tabi (nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu teslim şekli) ithalatta, fatura bedelinin ve ihracatçıya transfer edilen tutarın 40000 USD olduğu, beyannamenin tescil edildiği gün taahhütlü posta yoluyla verilen dilekçeyle, ihtirazi kayıtla fazladan gümrük vergisi, katma değer vergisi ve toplu konut fonu ödemesinde bulunulduğu, olayda, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı gibi, nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu bir teslimde, fatura bedelinden fazla tutarda yurt dışı gider beyan edilmesi de, ticari icaplara uygun bulunmadığı, ihtilafın, gözetime tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tahsil edilen dava konusu vergi ve fon payının yasal faiziyle iadesi istemi yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 16/11/2016 gün ve E:2016/687, K:2016/1531 sayılı kararın; davalı idarece itiraz konusu olacak herhangi bir ek tahakkuk yapılmadığı, kayıt belgesindeki CİF kıymetin Gümrük Kıymeti olacağı şeklinde bir uygulama yapılmadığı, firmanın tamamen kendi insiyatifi doğrultusunda kıymeti ve vergileri beyan ettiği, beyan edilen şekilde de gümrük işlemlerinin sonuçlandırıldığı, mahkemece, davacıya uygulanan ek tahakkukun yerinde olmadığı ifade edilmişse de, idarece uygulananın ek tahakkuk olmaması nedeni ile kararın hatalı olduğu, 2013/9 sayılı Tebliğin yürürlüğe girmesi ile GTİP'ye ilişkin 'Gözetim Belgesi' yerine 'İthalat Kayıt Belgesi' uygulamasına geçildiği, davacı firmanın ithal eşyası için İthalat Kayıt Belgelerini aldığı ve Gümrük işlemlerini de beyan ettiği CIF kıymeti üzerinden yaptığı, İthalatta Gözetim Uygulamasına ilişkin 2013/9 sayılı Tebliğin 1. maddesi ve 7. maddesinin 3. fıkrasında serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı kıymet veya miktarın, kayıt belgesindeki kayıtlı kıymet veya miktarı %5 dahil daha az bir oranda aşması halinde ithalatın yapılabileceğinin açık olduğu, %5'ten daha fazla bir oranda aşması halinde ise ithalatın yapılamayacağı ve yeni bir kayıt belgesinin ibrazı yahut elektronik ortamdaki kaydının ithalatçı tarafından gümrük idaresine sunulması gerektiği, yükümlü tarafından ithalatın yapılabilmesi için, kayıt belgesinde kayıtlı CIF kıymet ile serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı CIF kıymet arasındaki farkın %5'i aşmayacak şekilde yurtdışı gider olarak beyan edildiği iddiası da, yeni bir kayıt belgesi almamak için firmanın tamamıyla kendi rızası doğrultusunda beyanda bulunduğunun kanıtı olduğu, söz konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinde kayıtlı kıymet davacının kendi insiyatifi ile beyan edildiği, farkın %5'i aştığı bir beyanda ithalatın gerçekleşmeyeceği bilindiğinden yeni bir kayıt belgesi de sunmamak için bu yolun denendiği, mahkemece yasal faiz ödenmesine hükmedilmesinin açıkça mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 3. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 16/11/2016 gün ve E:2016/687, K:2016/1531 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 44,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kararımızın tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)