(2577 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 02/02/2017 gün ve E:2015/3228, K:2017/455 Sayılı kararının istinafen incelenerek tarafların aleyhine olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarece davacının istinaf talebine karşı cevap verilmemiş, davacı tarafından davalı idarenin istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dava; davalı idarede görev yapan davacı tarafından, davalı idare ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (…-Bir-Sen) arasında 30/06/2014-31/12/2015 tarihleri arasında uygulanmak üzere imzalanan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi'nin bazı maddelerinin Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 30/06/2015 tarihli ve E:2014/1622, K:2015/1018 Sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle, iptal edilen sözleşme hükümlerine istinaden sözleşme aidatı kesilmesi işleminin iptali talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali ve sözleşme aidatı adı altında yapılmış olan kesintilerin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanmış sözleşme hükmüne istinaden eksik olarak ödenen sosyal denge tazminatı tutarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve eksik ödenen sosyal denge tazminatı tutarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacının asıl talebi olan sözleşme aidatlarının iade edilmesi talebiyle ilgili herhangi bir karar verilmemiştir.
Davacı tarafından, mahkemece verilen kararın dava konusu işlemle bir ilgisinin bulunmadığı, dava konusunun sözleşme aidatı kesilmesi işleminin iptali istemi olduğu, ancak mahkemece performans kriterleri nedeniyle eksik ödenen sosyal denge tazminatı alacaklarının geriye dönük olarak ödenmesi talebine ilişkin hüküm kurulup karar verildiği ileri sürülerek; davalı idare tarafından ise, davacı sendikanın üyesi adına tam yargı davası açma yetkisi bulunmadığı, geriye dönük tazminat talebinde süre aşımı bulunduğu, sosyal denge tazminatı sözleşmesinin puanlama ve performans kriterine ilişkin 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin iptali istemiyle açılan davalarda mahkemelerce farklı kararlar verildiği, bu nedenle halen Danıştay aşamasında olan davaların sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülerek idare mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre; davanın konusuyla bağlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ilk derece yargı yerlerince verilen kararlardan, istinafa tabi olanların bölge idare mahkemelerince incelenebilmesi için mahkemece, uyuşmazlığın konusuna ve maddi olayın özelliğine göre inceleme yapılmak suretiyle dava konusu edilen idari işlemin, 2577 Sayılı Kanun'un 2. maddesinin (1/a) bendi uyarınca; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve konuya ilişkin net yaklaşımını açıklayan, denetlenebilir bir hükmün kurulmuş olması gerekir. Diğer bir ifadeyle, bir uyuşmazlığa yönelik istinaf incelemesi yapılabilmesi için, öncelikle söz konusu uyuşmazlığa ilişkin idare mahkemesince verilmiş nihai bir karar bulunması gerekmektedir.
Olayda, dava dilekçesinde, davacı sözleşme aidatı kesilmesi işleminin iptaline karar verilmesini talep etmesine rağmen, idare mahkemesince, söz konusu talep dışında eksik ödenen sosyal denge tazminatı alacaklarının geriye dönük olarak ödenmesi talebinin zımnen reddine dair işleminin iptali istemine yönelik yargılama yapıldığı ve hüküm kurulduğu, dolayısıyla dava konusu işlemle ilgili herhangi bir yargılama yapılmadığı ve hukukiliği konusunda da henüz bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, idari işlemlerin denetim unsurlarını oluşturan; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğu denetlenmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan dava konusu işlem yönünden ilk derece mahkemesi yerine geçerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ve bu haliyle uyuşmazlığa yönelik olarak istinafen incelenecek bir mahkeme kararının da bulunmadığı anlaşılmakla, maddi olaya uygun olarak yargılama yapılması ve bu yargılama sonucunda bir karar verilmesi için, dava dosyanın idare mahkemesine iadesi zorunludur.
İdare Mahkemesince, yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde işin esasına yönelik yeniden bir karar verileceğinden, aleyhine verilmiş olan kararın bozulmasına ilişkin davalı idare isteminin de kabulü gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüyle istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)