(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Bala ilçesi, …. Köyü'nde bulunan konutunun 20/12/2018 tarihli deprem hasar tesbit raporu ile depreme dayanıklı olmadığının tesbit edilmesi üzerine 7269 sayılı Kanun hükümlerine göre yıkımına karar verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 25/04/2017 tarih ve E:2016/2545, K:2017/1375sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Ankara ili, Bala ilçesi, …… Köyü'nde bulunan konutunun 20/12/2018 tarihli deprem hasar tesbit raporu ile depreme dayanıklı olmadığının tesbit edilmesi üzerine 7269 sayılı Kanun hükümlerine göre yıkımına karar verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Ankara İli Bala İlçesi … köyünde 20-27/12/2007 tarihinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle konut ve işyerleri ağır derecede hasar gören afetzedelere ait isim listesinde davacının ismi de yer almakla birlikte, 7269 sayılı Kanunun 13. maddesinin (a) fıkrasının 3. bendi hükmü uyarınca, arazinin tehlike durumu ve binanın gördüğü hasar bakımından yıktırılması ya da boşaltılması gerektiği yolunda hazırlanıp, ilçe mülki amiri olan Kaymakam'a sunulmuş bir raporun bulunmadığı, 20-27 Aralık 2007 tarihleri arasında meydana gelen deprem nedeniyle binanın derhal boşaltılması ve yıkılması için 3 gün süre verilmesi yolunda davacıya bir tebligat yapılmadığı, dolayısıyla davacının evinin tehlike oluşturduğuna ve yıkılması gerektiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı gibi tehlikenin 3 gün içinde giderilmesi yönünde davacıya bir bildirimde de bulunulmadığı bu durumda Kanuni düzenlemelere uyulmaksızın ve Kanuni düzenlemenin amacına aykırı olarak, 20-27 Aralık 2007 tarihlerinde meydana gelen deprem nedeniyle konutun ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle yıktırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, tabii afetlere bağlı olarak "afetzede durumuna düşmüş", Kanunda belirtilen şartları taşıyanlardan süresi içinde talep ve taahhütname vererek müracaatta bulunan hak sahiplerine gerekli borçlandırma işlemlerini yapmaları durumunda konut edindirme yardımında bulunulmasını öngörmektedir.
Hak sahipliği işlemleri, 7269 sayılı Kanun'un 29. maddesinde ve bu maddeye göre çıkarılan "Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik" ile 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun hükümlerine göre yapılmaktadır.
7269 sayılı Kanun'un 29. maddesinde; "Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarda imar planları gereğince kamulaştırmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda anılan Yönetmeliğin "Talep ve Taahhütname Verilmesi" başlıklı 17. maddesinde ise; "Hak sahibi durumunda olanlardan, inşaat kredisi verilmesini ya da bina yaptırılmasını isteyenlerin 16. maddede belirtilen ilanın yapıldığı günden itibaren iki aylık süre içinde mahallin en büyük mülkiye amirine yazılı olarak talep ve taahhütname vermeleri şarttır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin 18. maddesi gereğince de hak sahipleri, vermiş oldukları bu taahhütname ile (Mülga) İmar ve İskan Bakanlığınca tespit edilen şartlara ve esaslara uyacaklarını kabul etmektedirler. Hak sahipliğine karar verme yetkisi de söz konusu Yönetmeliğin 20 ve 21. maddelerine göre teşekkül eden "Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu"na ait bulunmaktadır.
Dosyanın incelemesinden, Ankara ili, Bala ilçesi ve çevresinde 20-27/12/2007 tarihlerinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle 7269 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan fen kurullarınca ….. Mahallesinde yapılan kesin hasar tespit çalışması sonucu davacıya ait yapının "ağır derecede hasarlı" olarak belirlendiği, kesin hasar tespit raporuna göre hazırlanan afetzede isim listesinin köy muhtarlığında ilan edildiği, davacının hasar tespit raporuna itiraz etmediği, izleyen süreçte ilgili idarece hak sahibi olarak kabul edildiği ve 7269 sayılı Kanun uyarınca hak sahibi kabul edilen ailelere, seçilen yeni yerleşim yerlerinde yaptırılan afet konutlarından 150 ada, 2 sayılı parsel üzerinde bulunan 13 numaralı yapının 07/03/2012 tarihinde davacıya teslim edildiği, teslim tutanağının da davacı tarafından imzalandığı, hak sahiplerine deprem konutlarının teslim edilmesi sonrasında 7269 sayılı Yasa'nın 13. maddesi uyarınca ağır hasarlı yapıların yıkımına ilişkin sürecin başlatıldığı, dava konusu işlemin de bu kapsamda tesis edildiği anlaşılmaktadır.
7269 sayılı Kanun ile bu Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmeliklerin amacının, tabii afet sebebiyle konutları veya iş yerleri hasara uğrayan ilgililerin barınma (konut) ve işyeri ihtiyaçlarının, normal yaşamlarını sağlayacak şekilde karşılanmasını temin etmek yönünde "Sosyal Hukuk Devleti" ilkesi gereğince ilgililere yardımda bulunulması olduğu açıktır.
İlgili Yasal düzenlemeler irdelendiğinde, "afetzede" olan kişilerden hak sahibi kabul edilenlere yardımda bulunulmasını amaçlayan 7269 sayılı Kanun uyarınca hak sahipliğine ilişkin işlemlerin hak sahibi kabul edilen afetzedelerin kendi rızasına ve başvurusuna dayandığı görülmektedir.
Bu kapsamda, davacının depremden zarar görerek ağır hasarlı olarak belirlenen konutuna ilişkin tespite itirazının bulunmadığı, dolayısıyla idarece davacının hak sahibi niteliğini taşıyanlar arasında sayıldığı, sonrasında ilgili Yönetmelik kapsamında talep ve taahhütname vererek deprem konutlarından yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu, Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonunda değerlendirilen başvurusu sonucu hak sahipliğinin kesinleşerek 07/03/2012 tarihinde imzalanan teslim tutanağı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca yaptırılan afet konutunu teslim aldığı açıktır.
Ayrıca, sürecin başlangıcında adına tahsis yapılması istemini içeren başvurusunda ilgili mevzuatta öngörülen usul ve esaslara uyacağı konusunda taahhütte bulunan davacının, deprem konutunun teslimi aşamasında da "hasarlı konutun yıktırılacağı veya yıkılmasını sağlayacağı, ayrıca öngörülen süre zarfında afet konutu bedelini taksitler halinde ödeyeceği" hususlarındaki taahhütlerin yinelendiği 07/03/2012 tarihli teslim tutanağını imzalayarak hasarlı konutunun yıkılmasını kabul ettiği görülmektedir.
Bu itibarla, afet sebebiyle hak sahibi olanların tespitine ilişkin bütün iş ve işlemler tamamlanarak deprem konutlarının teslim edilmesiyle 7269 sayılı Yasa ile ilgili idareye verilen görev ve sorumlulukların yerine getirildiği dava konusu uyuşmazlıkta, artık deprem konutunun teslim alınmasıyla davacının kendi rızası ile verdiği taahhüdüne uygun olarak ağır hasarlı tespit edilmiş olan yapının yıkımı yönünde tesis edilen işlemde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 25/04/2017 tarih ve E:2016/2545, K:2017/1375 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasa'nın 45/4. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme safhasına ait 228,35 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait 60,00 TL yargılama giderinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine ve posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)