(3091 S. K. m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: ……. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 22.12.2021 tarihine kadar kullanım hakkının bulunduğu İstanbul İli, Beykoz İlçesi, …… Mahallesinde bulunan ormanlık alana izinsiz olarak hafriyat döküldüğü gerekçesiyle tecavüzün men'ine ilişkin 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen 23.07.2015 tarih ve 15 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "...olayda, 22.12.2011 yılında Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen IV. Grup işletme izin belgesi ile …. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ihtilaf konusu taşınmazda 22.12.2021 tarihine kadar geçerli ruhsat ve işletme izni bulunduğu, mevcut haliyle ruhsat süresinin bitim tarihine kadar taşınmaz üzerindeki fiili zilyedliğin de halen ….. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait olduğu sonucuna ulaşıldığından davacının tecavüzünün önlenmesi yönünde verilen kararda mevzuata aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine yönelik olarak karar veren İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 11/03/2016 tarih ve E:2015/1719, K:2016/567 sayılı kararını itiraz yoluyla inceleyerek onayan Dairemizin 18/10/2016 tarih ve E:2016/36, K:2016/48 sayılı kararının; zilyedliği uyuşmazlık konusu taşınmazın devlet ormanı niteliğinde bulunan ve daha önce madencilik faaliyeti gerçekleştirilmiş sahanın doğal yapısının bozulmuş ve çukurlaşmış olması nedeniyle rehabiliteye hazırlık maksadıyla Orman ve Su İşleri Bakanlığının 21.10.2014 tarih ve 24 sayılı izniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesine tahsis edildiği, Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.02.2015 tarih ve 294 sayılı kararıyla da anılan sahanın davacı tarafından dolgu alanı olarak kullanılmak üzere verildiği, sonuç olarak yasal izinleri alınarak yapılan bir kullanımın söz konusu olduğu, müdahil F1 Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin Orman Bakanlığından alınmış herhangi bir izninin ve devam eden madencilik faaliyetinin olmadığı, dolayısıyla fiili zilyedliğinden bahsedilemeyeceği iddialarıyla düzeltilmesi istenilmektedir.
DAVALI BEYKOZ KAYMAKAMLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
MÜDAHİL S… SİLİS KUMLARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş. SAVUNMASININ ÖZETİ: Müdahil şirketin 22.12.2021 tarihinde kadar geçerli 4.grup maden işletme ruhsatının ve işletme izninin bulunduğu, hak sahibi olan müdahilin maden rezervinin ve madencilik faaliyetinin bittiğine dair herhangi bir başvuru veya bildiriminin bulunmadığı, söz konusu şirketin sahayı terk etmesi durumunda ancak rehabilite amaçlı hafriyat dökümü yapılabileceği öne sürülerek karar düzeltme talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; ….. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 22.12.2021 tarihine kadar kullanım hakkının bulunduğu İstanbul İli, Beykoz İlçesi……. Mahallesinde bulunan ormanlık alana izinsiz olarak hafriyat döküldüğü gerekçesiyle tecavüzün men'ine ilişkin 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tesis edilen 23.07.2015 tarih ve 15 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzün Önlenmesi Hakkında Kanunun 1.maddesinde; "Bu Kanun; gerçek veya tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar" hükmü bulunmaktadır.
Diğer taraftan, Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 10.maddesinde; zilyetlik, taşınmaz mallardan bir yarar sağlamak üzere olanları fiilen hakimiyet altında bulundurmadır. Zilyet, taşınmaz maldan bir yarar sağlamak üzere o taşınmaz malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran gerçek ve tüzel kişilerdir." hükmüne, 11.maddesinde ise; "Tecavüz: taşınmaz malı zorla veya zilyetinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek; Müdahale: zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ….. Mahallesinde bulunan ormanlık alanda 22.12.2011 yılında Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 4.grup işletme izin belgesi ile ….. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 22.12.2021 tarihine kadar ruhsat ve işletme izni bulunduğu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca rehabiliteye hazırlık maksatlı dolgu kesin izin oluru ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına tahsis edildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.02.2015 tarih ve 294 sayılı kararıyla da ihtilaf konusu alanın işletmesinin davacıya devredildiği, …. Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin işletme izni bulunduğu alana muvafakati alınmadan davacı tarafından hafriyat dökülerek müdahalede bulunduğundan bahisle Beykoz Kaymakamlığına şikayette bulunulduğu, idareye yapılan başvuru üzerine 23.0.2015 tarih ve 15 sayılı Kaymakamlık işlemiyle 3091 sayılı Kanun uyarınca davacı tarafından bu taşınmaza tecavüz edildiği gerekçesiyle tecavüzün men'ine karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı şirketin dava konusu alandaki faaliyetinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığının madencilik faaliyeti nedeniyle bozulan sahanın rehabiliteye hazırlık amaçlı olmak üzere vermiş olduğu izne dayalı olduğu, bu hususta mevzuatın öngördüğü gerekli tahsis ve izinlerin alındığı görüldüğünden davacının bahse konu faaliyetinin, 3091 sayılı Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan uygulama yönetmeliğinin tanımladığı anlamda tecavüz ve müdahale olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığından müdahalenin men'i yönünde verilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin itiraza konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, müdahil şirket tarafından uyuşmazlığa konu saha için 2021 yılına kadar geçerli maden işletme izninin bulunduğu, sahadaki madencilik faaliyeti sonlandırılmadan davacı şirketin bu alana hafriyat dökmesinin mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de; söz konusu iddianın Orman ve Su İşleri Bakanlığınca İstanbul Büyükşehir Belediyesine verilen ve yukarıda bahsedilen izin işlemine karşı açılacak davada dinlenmesinin mümkün olduğu, somut uyuşmazlıkta davacının sahadaki faaliyetinin hukuken geçerli nedenlere dayandığı belirlendiğinden anılan iddiaya itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 18/10/2016 tarih ve E:2016/36, K:2016/48 sayılı kararının kaldırılmasına, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 11/03/2016 tarih ve E:2015/1719, K:2016/567 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 536,30 TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, müdahilin yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, yersiz alınan 124,60 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince davacı ve müdahile iadesine, 17/05/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup, bu maddede sayılan nedenlerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararın katılmıyorum. (¤¤)