İSTEMİN ÖZETİ: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, pos tefecilik faaliyeti ile sahte fatura düzenlediği gerekçesiyle asıl mükellef adına yapılan cezalı tarhiyatlar ile bunların gecikme faizlerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca ''müteselsilen sorumlu'' olduğu gerekçesiyle düzenlenen 15.06.2016 tarih ve 06,08,10,12 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın; "olayda; serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, pos tefecilik faaliyeti ile sahte fatura düzenlediği gerekçesiyle asıl mükellef adına tarh edilen ve kesinleşen cezalar ile bunların gecikme faizlerinden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227'nci maddesi uyarınca ''müteselsilen sorumlu'' olduğu gerekçesiyle davaya konu ödeme emirleri düzenlendiği, davacı hakkında tanzim edilen 2015-A-927/40 sayılı Sorumluluk Raporu'nda yer alan tespitlere bakıldığında; asıl borçlu .....'un Bs bildirim formlarına göre mükellefe mal veya hizmet sattığı bildirilen mükelleflerin tamamının mali müşavirinin davacı olması, .....'a mal alış ve satışında bulunduğu bildirilen mükelleflerin büyük bölümünün re'sen terk ettirildiği, Risk Analiz Merkezince SMYİB düzenleme şüphesiyle incelemeye sevk edilen mükelleflere ilişkin bildirim listesine göre özel esaslara alındığı, karşıt tespit yapılabilmesi için gönderilen defter-belge ibraz yazılarının ya tebliğ edilemediği ya da tebliğ edilenlerin defter belge ibraz etmediği, davacı .....'ın işyeri adresinin Gaziantep olduğu halde bazı mükelleflerin adreslerinin Aydın, Osmaniye, Manisa Antalya olması, mükellefin 373 adet satış faturasının her birinin KDV dahil tutarının 7.400 - 7.900,00 TL ve tamamının 8.000,00 TL altında olması, mükellefe ait pos cihazlarından kredi kartı ile harcama yaptığı görülen kişilerin ikamet adreslerinin genellikle Adana ili olması ve ifadelerinde genellikle nakit ihtiyaçlarını karşılamak için böyle bir işlem yaptıklarını beyan ettikleri, mükellef .....'un 01.01.2014-28.02.2014 tarihleri arasında tefecilik işini mutat meslek olarak sürdürdüğü, gerçek anlamda satış faaliyetinin olmadığı, düzenlediği tüm faturaların sahte belge olarak değerlendirildiği ve sahte fatura düzenleme suçunu işlediği, mükellef .....'un yasal defterlerini tutan ve 2014/Ocak-Şubat KDV beyannamelerini elektronik ortamda düzenleyen ve gönderen mali müşavirin davacı ..... olduğunun 19.11.215 tarih 2015-A-927/33 sayılı vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, dolayısıyla davacının pos tefecilik faaliyeti ile sahte fatura düzenleme suçuna iştirak ettiği ileri sürülerek müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidildiği görülmekte ise de; davacı hakkında düzenlenen raporlar ve yapılan incelemeler sonucunda elde edilen bulguların, davacının sahte fatura düzenleme suçuna iştirak ettiğinin somut ve şüpheden uzak bir biçimde ortaya konulamadığı, sorumluluk raporlarında beyannamelerde yer alan bilgiler ile defter kayıtlarının ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelerin karşılaştırması yapılarak beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığının açık ve net olarak tespit edilmesi gerektiği halde davacı hakkında düzenlenen raporda bu yönde yapılmış herhangi bir değerlendirme ve tespit bulunmadığı, mükellef .....'a mal satan ve mal alan kişiler hakkında olumsuz tespitler bulunmasının ve bunların büyük bölümünün muhasebecisinin davacı olmasının davacının sahte fatura düzenleme suçuna iştirak ettiğine ispata yeterli olmadığı, idarece bunu destekleyen herhangi bir inceleme ve somut bilgi ve belgenin ortaya koyulamadığı, ayrıca davacının ilgili mükellefe ait faturaları üzerinde yazılı tutarlardan farklı tutarlarla kayıt ve beyanlara yansıtması, tutulan kayıtlarla uyumsuz şekilde beyanname düzenlenmiş olması gibi muhasebecilik faaliyetleri ile ilgili sorumluluğunu doğuracak bir eylemi bulunmadığı görülmekle; meslek mensubunun müteselsilen sorumlu tutulması için aranan yasal şartlar oluşmadığından davacı adına "müteselsilen sorumlu" sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline ilişkin Gaziantep 1.Vergi Mahkemesi'nin 16/03/2017 tarih ve E: 2016/544, K:2017/201 sayılı kararının; asıl borçlu tarafından vadesinde ödenmeyerek kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinde yasal bir isabetsizlik bulunmadığı, yapılan tespitler göz önüne alındığında davacının sahte fatura düzenleme organizasyonundan haberdar olduğunun anlaşıldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Gaziantep 1.Vergi Mahkemesi'nin 16/03/2017 tarih ve E: 2016/544, K:2017/201 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın Mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 09/11/2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
Olayda, davacının yasal kayıtlarını düzenlediği ve beyannamelerini verdiği mükelleflerinin POS tefecilik yaptığı, anılan faaliyette mükelleflerin komisyon yüzdesiyle çalışmaları nedeniyle çok yüksek tutarlı belge düzenleme durumları olmakta olup; bu durumda yüksek tutarlı matrah beyanıyla karşılaşılmaması için maliyet ve giderlere yönelik sahte belge temini ve bilançonun dengelenmesi yoluna gidilmesi elzem haline gelmektedir. Bu dengelemenin de yapılması için bu konuda mali müşavir desteği şart olmamaktadır.
Bu durumda, davacının, mesleğini yaparken gerekli özen ve sorumluluğu göstermediği gibi vergi kaybının oluşmasında teknik mali müşavirlik desteği de sağladığı görüldüğünden, ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalar nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla bu borçlardan dolayı ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. (¤¤)