(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 28) (6306 S. K. m. 7) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Konak İlçesi, ........ Mahallesinde, 1752 ada, 27 parsel üzerinde bulunan taşınmazdaki 24 nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle alınan tapu harcının iadesi istemiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen verginin tecili faizi ile iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; davacının İzmir İli, Konak İlçesi, ........ Mahallesinde 1752 ada, 27 parsel üzerinde bulunan taşınmazın maliki iken ilgili taşınmazın 6306 sayılı yasa kapsamında yeniden inşa edildiği, sonrasında davacının taşınmazını 26/10/2015 tarihinde ……….'e devrettiği, yapılan satış işlemi nedeniyle tapuda 10.800,00-TL tapu harcı ödendiği, ancak 6306 sayılı yasanın 7. maddesi gereğince, bu kanun kapsamında yapılan işlem, sözleşme, tescil ve devirler ile uygulamaların harçtan muaf olduğu, bu sebeple İzmir Dokuz Eylül Vergi Dairesine 03/11/2015 tarihinde düzeltme başvurusu yapıldığı, yapılan başvurunun 04/11/2015 tarihli yazı reddi üzerine dava açıldığı, bu durumda uyuşmazlığın çözümünün, davacının 6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapı olduğu tapu kaydına şerh verilen ve yeniden inşa edilen gayrimenkulünün ilk satış işleminin, Yasanın 7.maddesindeki muafiyet hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunun tespitine bağlı olduğu, kanunun uygulanmasına yönelik yönetmeliğin 16. maddesinin, (ç) bendinin 1. bendine göre, 6306 sayılı Yasa kapsamında dönüşüme uğrayan binaların ilk satışının harçtan muaf olduğu, davacı şirketin dönüşümden önce taşınmaz üzerindeki gayrimenkulde pay sahibi olduğu, yeniden inşa edilen gayrimenkulün davacı şirket tarafından gerçekleştirilen ilk satış işleminde tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davalı idare tarafından tahsil edilen 10.800,00-TL tapu harcının tecil faizi ile davacıya iadesine dair İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 31/05/2016 gün ve E:2015/1674; K:2016/968 sayılı kararını onayan İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/770; K:2016/963 sayılı kararının; ilk savunmalarında yazılı gerekçeler ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hukuka aykırı düştüğü ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54.maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; İzmir İli, Konak İlçesi, ........ Mahallesinde, 1752 ada, 27 parsel üzerinde bulunan taşınmazdaki 24 nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle alınan tapu harcının iadesi istemiyle yapılan başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen verginin tecil faizi ile iadesine karar verilmesi istemiyle açılmış; İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince, davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davalı idare tarafından tahsil edilen 10.800,00-TL tapu harcının tecil faizi ile davacıya iadesine ilişkin olarak verilen karar, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/770;K:2016/963 sayılı kararı ile onanmış olup, davalı idarece bu kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmuştur.
Danıştay Dava Daireleri ile İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup; karar düzeltme isteminin, kararın dava konusu tapu harcına yönelik kısmında bu maddede sayılan nedenlerden hiçbiri bulunmadığından, kısmen reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Ödenen tapu harcının tecil faiziyle birlikte iadesi kısmına gelince;
Anayasanın 125'inci maddesinin 1'inci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen, idari yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu bir karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış, Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü ile bağdaştırılamaz.
Yargı kararıyla kaldırılan vergilendirmeler nedeniyle tahsil edilmiş tutarların ilgililere iadesi sırasında, tahsil tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için tasarrufundan yoksun bırakılmaktan dolayı iadenin hangi oranda faiz eklenerek yapılması gerektiği konusunda 213 sayılı Vergi Usul Kanununda ve 6183 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödeneceği düzenlenmek suretiyle kanuni faiz uygulaması, kararın verilip idareye tebliğinden sonraki zaman dilimine özgülenmiştir.
Bu durumda, haksız yere fazladan alınan vergi ve harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerekmektedir.
Bu sebeple, davacı şirketin, fuzulen ödediği tapu harcının tecil faizi ile iadesine dönük isteminin reddi; bu bağlamda, kararın bu kısmının düzeltilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle; davalı idarenin karar düzeltme isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu tapu harcı yönünden istemin reddine, tecil faizi istemi yönünden ise istemin kabulüne, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesinin 22/11/2016 gün ve E:2016/770; K:2016/963 sayılı kararının faiz yönünden kaldırılmasına, İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/05/2016 gün ve E:2015/1674; K:2016/968 sayılı kararının faize ilişkin kısmının bozulmasına ve ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmının reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, aşağıda ayrıntıları yazılı ve davacı tarafından dava aşamasında yapılan 84,80-TL yargılama gideri ile 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, karar düzeltme aşamasına ait 33,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, itiraz aşamasında davalı idare tarafından yapılan 33,00-TL yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL itiraz karar harcının bağlı bulunduğu vergi dairesince davacıdan tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, 28/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)