(3194 S. K. m. 32, 42)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 25/10/2016 günlü, E:2014/1389, K:2016/1728 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, … Mahallesi, 5551 ada, 12 parselde mevcut binada projesine aykırı imalat yapıldığından bahisle düzenlenen 19/12/2013 günlü, 005838 sayılı yapı tatil tutanağı esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 27.665,83 TL idari para cezası verilmesine ve aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin 30/04/2014 günlü, 1037 sayılı Kağıthane Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 25/10/2016 günlü, E:2014/1389, K:2016/1728 sayılı kararı ile; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda özetle; “yapıda projeye aykırı olarak aplikasyon krokilerinde yer alan uyumsuzluk ve çıkmaların yola tecavüzü olup tüm yapıyı etkilediği, ayrıca çatı arası kullanımı, balkon ilaveleri, zemin ile çıkma yüksekliği ihlali, sığınak alanının bir kısmının daire alanlarına katılması gibi projeye aykırı imalatların olduğu, ruhsata aykırı yapılan tüm imalatların ruhsat gerektirdiği ve ruhsata bağlanmasının mümkün bulunmadığı, yapının 2. bodrum kat çıkmalarının altının kapatılması hususu projesine uygun hale getirilmekle birlikte, gerek döşeme kotlarındaki farklılıklar, gerek aplikasyon uyumsuzlukları, gerekse yola tecavüze neden olan çıkma alanları nedeniyle İmar Kanununun 42. maddesi gereğince verilen para cezasının da mevzuata uygun olduğu" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu inşai faaliyetin ruhsata tabi olduğu ve ruhsatlandırılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından para cezası ve yıkıma ilişkin encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacılar tarafından, kararın eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğu, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmadığı, eksik ve yanlış değerlendirmeler içerdiği, iskân belgesinin alınması ve yapının tesliminin üzerinden üç yıl geçtikten sonra tespit edilen aykırılıkların müvekkili şirkete yüklenmesinin hatalı olduğu öne sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, …. Mahallesi, 5551 ada, 12 parselde mevcut binada projesine aykırı imalat yapıldığı tespit edilerek 19/12/2013 günlü, 005838 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Bu tutanak esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacılara 27.665,83 TL idari para cezası verilmesine ve aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin 30/04/2014 günlü, 1037 sayılı Kağıthane Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” ve 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.” hükmü yer almakta olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinaf yoluyla kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının; 3194 sayılı Kanunun 32.maddesi uyarınca yıkıma, aynı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen temel para cezasına, 2.fıkrasının (c) bendinin 1., 5., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin olarak davanın reddine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, istinaf dilekçesinde belirtilen hususlar kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, 3194 sayılı Kanunun 42.maddesinin 2.fıkrasının (c) bendinin 4. alt bendi uyarınca uygulanan artırım (7.477,25.-TL) nedenine ilişkin kısmına gelince;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, (c) bendinin 4. alt bendinde; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise cezanın % 100’ü oranında arttırılarak hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davalı idarece, inşaat alanının 275 m², yapı sınıf ve grubunun ise 3/B kabul edildiği, dava konusu imalatların tespit edildiği 2014 yılına ait birim fiyat değerinin (27,19 TL/m²) esas alınarak temel para cezasının belirlendiği ve 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1., 4., 5., 10. ve 12. alt bentlerinin uygulanıp ilave edildiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, aynı yapı sınıf ve grubu ile 1.926,98 m2 inşaat alanı üzerinden ve 2014 yılına ait birim fiyat değerinin (31,61 TL/m²) esas alınarak temel para cezasının belirlendiği ve 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1., 4., 5., 10., 12. ve 13. alt bentlerinin uygulanıp ilave edildiği görülmektedir.
Buna göre; bilirkişi tarafından aykırılıktan etkilenen alanın davalı idarece tespit edilen miktardan daha yüksek belirlendiği dikkate alındığında, aykırılıktan etkilenen alan miktarının davalı idarece daha düşük tespit edilmiş olmasının temel para cezasının sakatlanması sonucunu doğurmayacak olması nedeniyle, dava konusu encümen kararının temel para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık olmadığından, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4.alt bendinde öngörülen artırım sebebinin uygulanması koşulları yönünden inceleme yapılarak encümen kararında belirtilen temel para cezası üzerinden uygun olmayan artırım nedenine ilişkin kısım yönünden hüküm kurulması gerekmektedir.
Diğer taraftan; bilirkişi raporunun aksine, dava konusu encümen kararında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 13. alt bendinin uygulanmadığı anlaşıldığından, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü karşısında, belirtilen alt bent yönünden bilirkişi raporunun esas alınmasının idari yargı yetkisinin sınırlarının aşılması sonucunu doğuracağı açıktır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, söz konusu (c) bendinin 4.alt bendi uyarınca temel para cezasına artırım uygulanabilmesi için, yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini hangi yönlerden tehdit ettiğine ilişkin somut tespitlerin tutanakta ya da işlemde açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu durumda; davalı idarece, işleme konu yapının mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ettiğini açık ve kesin olarak ortaya koyan herhangi bir tespitte bulunulmaması nedeniyle, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 4.alt bendi uyarınca arttırım uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bu alt bende ilişkin kısmında (7.477,25.-TL) hukuki isabet görülmemiştir.
Karar sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 25/10/2016 günlü, E:2014/1389, K:2016/1728 sayılı kararının, temel para cezası ile bu cezanın İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 1., 5., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırılmasına (toplam 20.188,58.-TL idari para cezasına) ve yıkıma ilişkin kısmı yönünden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜ ile, para cezasının 4.alt bent uyarınca artırılmasına ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 30/04/2014 günlü, 1037 sayılı Kağıthane Belediye Encümeni kararının para cezasının 4.alt bent uyarınca artırılmasına ve bu bende isabet eden kısmının (7.477,25.-TL) İPTALİNE,
3-Aşağıda dökümü gösterilen ve davacılar tarafından karşılanan 373,70.-TL dava ve 105,70.-TL istinaf giderinden ibaret toplam 479,40.-TL yargılama giderinin davada haklılık oranına göre belirlenen 383,40.-TL’sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan 96,00.-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.362,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4-İlk derece mahkemesi kararının davacıların istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleşen davanın reddine ilişkin kısmında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına,
5-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
6-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
7-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 29/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)