(3194 S. K. m. 8) (2577 S. K. m. 7, 11)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.05.2015 tarih ve 707 sayılı kararıyla kabul edilen, UİP-3893-2 Plan işlem numaralı Sultanbeyli ilçesi, … Bölgesi Yol Güzergahları ve Nazım İmar Planı doğrultusunda fonksiyon düzenlemelerine ilişkin Uygulama İmar Planı Değişikliğinin ve anılan değişikliğe yapılan itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Meclisinin 06.11.2015 tarih ve 50 sayılı kararının, davacının maliki olduğu İstanbul İli, Sultanbeyli ilçesi, ….. Mevkii, 1534 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle açılan davada; "...dava konusu işlemlerde, davacının maliki olduğu parseller yönünden imar mevzuatına, planlama ve şehircilik ilkelerine ve dolayısıyla hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 19/06/2017 tarih ve E:2016/736, K:2017/1623 sayılı kararının; davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin çoğunlukla istikamet düzenlemesi ve yol genişliklerinin belirlenmesine yönelik olduğu, 1/5000 ölçekli planla uyumlu olduğu ve üst ölçekli planı etkilemediği, plan değişikliğinin şehircilik ve planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu, mahkeme kararında ise usul ve yasaya aykırılık bulunduğu iddialarıyla, davalı Sultanbeyli Belediye Başkanlığı tarafından; davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, mahkemece olmayan ada ve parselin kararda yazıldığı, bu sebeple kararın uygulanma şansı bulunmadığı, dava konusu işlem teknik bir incelemeyi gerektirmesine ve mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesine rağmen uyuşmazlığın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karara bağlandığı, mahkemece hatalı ve eksik değerlendirme yapıldığı iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.05.2015 tarih ve 707 sayılı kararıyla kabul edilen, UİP-3893-2 Plan işlem numaralı Sultanbeyli ilçesi, ….. Bölgesi Yol Güzergahları ve Nazım İmar Planı doğrultusunda fonksiyon düzenlemelerine ilişkin Uygulama İmar Planı Değişikliğinin ve anılan değişikliğe yapılan itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Meclisinin 06.11.2015 tarih ve 50 sayılı kararının, davacının maliki olduğu İstanbul İli, Sultanbeyli ilçesi, ….. Mevkii, 1534 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun “Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) fıkrasında, imar planlarının; nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de aynı usule tabi olacağı kuralı getirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.
Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili mercilerce ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.05.2015 tarih ve 707 sayılı kararıyla kabul edilen, UİP-3893-2 Plan işlem numaralı Sultanbeyli ilçesi, ….. Bölgesi Yol Güzergahları ve Nazım İmar Planı doğrultusunda fonksiyon düzenlemelerine ilişkin Uygulama İmar Planı Değişikliğinin ve anılan değişikliğe askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Meclisinin 06.11.2015 tarih ve 50 sayılı kararının iptali istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, dava konusu uygulama imar planının 13.08.2015-11.09.2015 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiği, davacı tarafından askı süresi içinde (02.09.2015 tarihinde) itiraz edildiği, bu itirazın Sultanbeyli Belediye Meclisinin 06.11.2015 tarihli, 2015/30 sayılı kararıyla reddedilerek 23.02.2016 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine 21.04.2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı ancak itirazın zımnen reddedilmesi üzerine idare tarafından verilen cevabın dava açma süresini canlandırmayacağı, zımni ret cevabını takip eden 60 gün içerisinde dava açılması gerektiği, buna göre dava açma süresi (son gün 09.01.2016) geçirildikten sonra açılan bu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın esasına girilerek verilen mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 19/06/2017 tarih ve E:2016/736, K:2017/1623 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda dökümü yapılan 272,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında karşıladıkları aşağıda dökümü yapılan yargılama giderleri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince taraflara iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 27/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)