(2577 S. K. m. 15, 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Doktor olarak görev yapmakta iken devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacı tarafından, yeniden atanması için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilerek kura çekilişinin tekrarlanmasına karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı tarafından, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun 12/11/2014 tarihli ve 2014/III-2 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada Adana 1. İdare Mahkemesinin 25/11/2015 tarihli ve E:2014/2694, K:2015/2212 sayılı kararı ile davacının son savunması alınmadan disiplin cezası verildiğinden bahisle usulden işlemin iptaline karar verildiği görülmekte ise de, gerek dava konusu 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının gerçekleştirildiği tarihte (28/05/2015) davacı hakkında verilen Devlet memurluğundan çıkarılması cezası hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmaması, gerekse de yukarıda yer verilen Adana 1. İdare Mahkemesince verilen iptal kararı sonrası davacıya Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun 28/03/2016 tarihli ve 2016/II-1 sayılı kararı ile yeniden Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi karşısında, davacının yeniden göreve atanması istemiyle yaptığı başvurusunun davalı idarece, hakkında verilen memurluktan çıkarma cezasının yeniden göreve atanmasına hukuken engel olduğundan bahisle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilerek kura çekilişinin tekrarlanması istemine gelince, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari faaliyetler ile idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade ettiği, her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen sübjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri kapsamında yargı mercilerince değerlendirileceği, dava konusu olayda, davacının Devlet memurluğundan çıkarılması nedeniyle 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasında kendisine tercih hakkı tanınmadığı, davalı idarece tercihleri alınmayan davacının, tercihleri alınarak ataması yapılanların atamalarının iptalini istemekte kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin olmadığı anlaşıldığından, davanın bu kısmının 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(b) maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilmesi istemi yönünden 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddi, davacının yeniden atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden ise davanın reddi yolunda Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/11/2016 tarihli ve E:2015/2271, K:2016/3358 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, doktor olarak görev yapmakta iken devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacı tarafından, yeniden atanması için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilerek kura çekilişinin tekrarlanmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının, davanın, 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilerek kura çekilişinin tekrarlanmasına ilişkin kısım yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddi yolundaki karara yönelik olarak istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, Mahkeme kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, yeniden atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusuna gelince;
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen 03.02.20I4 tarihli ve SV/2 sayılı Disiplin Soruşturma Raporunda, hükümlü ve tutuklulara yönelik sağlık tedbirleri kapsamında 24 saat esasına göre hizmet vermek üzere görevlendirilmeden imtina ettiği ve göreve gitmediği fiilinin sübut bulduğunun dosyada mevcut belgelerden anlaşıldığı belirtilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin 1. fıkrasının D/n. bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, bu teklifin İl Disiplin Kurulunca da uygun görüldüğü, ancak, adı geçenin 2007 yılından itibaren almış olduğu çeşitli disiplin cezaları sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir" hükmü uyarınca 657 sayılı Yasanın 125. maddesinin 1. fıkrasının D/n. bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılması yolunda teklifte bulunulduğu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun 12.11.2014 tarihli ve 20I4/III-2 sayılı kararıyla davacının 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, davacının 2015/2. Dönem İlk Defa ve Yeniden Açıktan Atama Kurasına müracaat ederek yeniden atanma talebinde bulunduğu, isteminin 28.05.2015 tarihli işlemle Devlet memurluğundan çıkarıldığından bahisle reddedildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı, Devlet memurluğundan çıkarılma cezasının iptali için açılan davada, Adana 1. İdare Mahkemesinin 25.11.2015 tarihli ve E:2014/2694, K:2015/2212 sayılı kararıyla, "Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde usul yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karar gözönünde bulundurularak Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunca yeniden yapılan değerlendirme sonucunda anılan Kurulun 28.03.2016 tarihli ve 20I6/II-1 sayılı kararıyla, davacının 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 1. fıkrasının D/n bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, adı geçenin bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Adana 1. İdare Mahkemesinin 25.10.2026 tarihli ve E:2016/558 sayılı kararı ile "davacıya uygulanan disiplin cezası ile davacıya isnat edilen eylem arasında adil bir denge kurulmayarak orantılılık ilkesine uygun davranılmadığı ve verilen disiplin cezasının mevzuatta öngörülen düzenlemedeki tipiklik şartını sağlamadığı, bu nedenle de dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle yürütmenin durdurulması isteminin kabul edildiği, anılan karara yapılan itirazın Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 08.12.2016 tarihli ve E:2017/172 sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
İptal ve yürütmenin durdurulması kararları dava konusu işlemin tesisinden önceki eski durumu aynen geri getirmektedir. Yargı kararını uygulamak konusunda bağlı yetki içinde bulunan idarenin, bu uygulamayı gerçekleştirmek için öncelikle mevcut duruma bakmaksızın iptal ve yürütmenin durdurulması kararlarının geriye yürümesinin (makable şamil olmasının) doğal sonucu olarak idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırarak, bu işlemlerin tesisinden önceki hukuki durumu sağlaması gerekir.
Olayda, dava konusu işlemin sebebi olarak gösterilen Devlet memurluğundan çıkarılma cezasına konu işlem hakkında Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden, artık dava konusu işlemin dayanağının ortadan kalktığı hususu kuşkusuzdur. Dolayısıyla, Devlet memurluğundan çıkarılma cezası verildiğinden bahisle davacının yeniden atanma talebinin reddi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen REDDİNE, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/11/2016 tarihli ve E:2015/2271, K:2016/3358 sayılı kararın, davanın, 2015 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasının iptal edilmesi istemi yönünden 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından bu kısma yönelik davacının istinaf isteminin REDDİNE, davacının yeniden atanma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden ise davanın reddi yolundaki kısma yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından mahkeme ve istinaf aşamasına ait toplam 356,90 TL yargılama giderinin yarısı olan 178,45 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,178,45 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinafa konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin istenilmesi halinde davacıya iadesine, 01/03/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)