(657 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
DAVA: Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare I. Bölge Müdürlüğünde personel ve sosyal işlerden sorumlu şef vekili olarak görev yapan davacıya, 657 sayılı Kanunun 125/A-a maddesi uyarınca uyarma cezası verilmesine ilişkin 03/02/2016 günlü, 10421 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 22/11/2016 tarih ve E:2016/432, K:2016/2144 sayılı kararın; davacı hakkında hukuk ve usule uygun olarak yürütülmüş soruşturma sonucu düzenlenen raporda tespit edilen hususlar dayanak alınarak verilen disiplin cezasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR VE SONUÇ: Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen 33,00-TL kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İSTANBUL
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/432
KARAR NO: 2016/2144
KARAR TARİHİ:22.11.2016
DAVANIN ÖZETİ: İstanbul İli, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü'nde personel işleri, yemekhane, çay ocağı ve misafirhane sorumlusu olarak görev yapmakta olan davacı hakkında davalı idare için gerçekleştirilen mal alımlarında usulsüzlük yapıldığından bahisle yürütülen disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 18.01.2016 tarihli soruşturma raporuna istinaden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-a maddesi uyarınca uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü'nün 03.02.2016 tarihli ve 84216341-900/10421 sayılı işleminin; haksız şekilde gerçekleştirilen şikayet sonunda tesis edildiği, soruşturma sonucunda tesis edilen disiplin cezasına dayanak eylemlerin davacı tarafından yapıldığının sübuta ermediği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Disiplin amiri tarafından davacının savunmasının istenilmesi üzerine disiplin soruşturmasına başlandığı, 29.01.2016 tarihinde davacı tarafından savunma verildiğinden dava konusu işlemde usul ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının sorumlusu olduğu misafirhaneye yönelik mal alımlarında usulsüzlük yaptığının sabit olduğu görüldüğünden ceza verildiği, davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nce gereği görüşüldü:
Dava, davacı hakkında nezdinde çalışmakta olduğu davalı idare için gerçekleştirilen mal alımlarında usulsüzlük yapıldığından bahisle657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-a maddesi uyarınca uyarma cezasıyla tecziyesine ilişkin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü'nün 03.02.2016 tarihli ve 84216341-900/10421 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesinde, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak eylemlerinin kınama disiplin cezasını gerektireceği, aynı Kanun'un 125/E maddesinin 3. Bendinde ise; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan cezanın uygulanabileceği düzenlenmiştir.
Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için, anılan eylem ve işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne göre yürütülen soruşturma ile ortaya konulması, tesbit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa veya yönetmeliklerde yer alan uygun cezanın verilmesi gerektiği, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olup, ilgilinin lehinde ve aleyhindeki tüm delillerin toplanması gerektiği yargısal içtihatlarla da benimsenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul İli, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü'nde personel işleri, yemekhane, çay ocağı ve misafirhane sorumlusu olarak görev yapmakta olan davacı hakkında görevinin gerektirdiği alımları usulsüz şekilde gerçekleştirdiği iddiasıyla 22.12.2015 tarihinde aynı kurumda çalışan Sevinç Çiftçi tarafından şikayette bulunulduğu, anılan şikayet üzerinde soruşturmaya başlanarak davacının savunmasının istendiği, savunmanın 29.01.2016 tarihinde ibraz edildiği, tecziye edilen disiplin cezasına dayanak teşkil eden usulsüz mal alımı eyleminin sübuta ermesi hususunun araştırılması amacıyla piyasa araştırması yapıldığı, ilgili piyasa araştırması ile davacının savunması ve tanık ifadeleri dikkate alınarak düzenlenen 18.01.2016 tarihli soruşturma raporunda davacının gerçekleştirdiği eylemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi gereği kınama cezasını gerektirdiği kanatinin bildirilmesi üzerine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı I. Bölge Müdürlüğü'nün 03.02.2016 tarihli ve 84216341-900/10421 sayılı işlemi ile davacının iyi hali dikkate alınarak uyarma cezası ile tecziye edildiği, davacı tarafından söz konusu uyarma cezasına 11.02.2016 tarihinde vaki itirazın süresinde olmadığından bahisle 25.02.2016 tarihli işlem ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun disiplin hükümlerini ihtiva eden 124 -145 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kamu personelinin disiplin suçu oluşturan eylem ve işlemlerinin teftiş, denetim, ihbar, şikayet gibi yollarla öğrenilmesi halinde, disiplin suçunun işlenip işlenmediği, işlenmişse işlenme yeri, zamanı, işlenme şekli gibi disiplin cezalarının mevzuata uygun olarak uygulanabilmesi bakımından önem taşıyan diğer hususların tespit edilebilmesi ve ayrıca suçlama konusunda ilgilinin savunmasının alınabilmesi için, disiplin amiri tarafından soruşturmacı tayin edilmesi gerekir. Disiplin soruşturması yapılmasından maksat; olaylarla, kanıtlarının, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, sonuçları ve ilgililerin kişisel durumları göz önünde tutularak yansız bir biçimde incelenip değerlendirilmesi ve böylece cezalandırma yönünden sağlıklı bir sonuca ulaşılması olduğundan, olayı araştıran soruşturmacının disiplin suçunu işleyen kamu görevlisi ile olayın tanıklarını da dinlemek suretiyle, soruşturma neticesinde bir rapor hazırlayacak şekilde kapsamlı ve objektif bir disiplin soruşturması yürütmesi, disiplin soruşturması neticesinde, soruşturmacı tarafından tanzim edilen soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelere göre, işlenen suçun niteliği dikkate alınarak disiplin kurulunca veya disiplin amirince ceza verilmesi gerekmektedir.
Olayda, disiplin soruşturmasına konu olan davalı idarenin çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması için malzeme alımlarında teklif yazılarının kamu görevlilerince teklif alınmaksızın yazıldığı şüphesi ile soruşturmaya başlanılmış olup, ilgili ürünlerin fiyat tekliflerinin alındığı firmaların mevcudiyetiyle ve malzemelerin fiyatıyla alakalı piyasa araştırılması yapılmış olsa da, düzenlenen soruşturma raporundaki tanık ifadeleri dikkate alındığında davacını ile kendisini şikayet eden şahıs arasında çalışma ortamındaki anlaşmazlıklar nedeniyle husumet bulunduğu, şikayetçinin ifadesi haricinde alınan diğer tanık ifadelerinde ise davacının ilgili eylemi işlediğine ilişkin bir beyana rastlanmadığı, dava konusu uyarma cezasında cezaya dayanak olarak gösterilen soruşturma raporunun tahlil ve değerlendirme bölümünde, şikayetçinin beyanı haricinde çalışma evraklarının içinde boş antetli kağıtlara rastlanmasının davacı tarafından cezaya konu eylemin gerçekleştirildiğine yönelik şüphe oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacıya isnat edilen suçun her türlü şüpheden uzak kesin delillerle ispat edilemediği anlaşılmış olup, sübuta ermeyen bir fiilden dolayı davacının uyarma cezasıyla tecziye edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 120,40-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, bu karara karşı 30 gün içerisinde Mahkememiz aracılığıyla İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 22.11.2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)