(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: 2010, 2011 ve 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait yıllık gelir vergisi, banka muameleleri vergisi (motorlu taşıtlar vergisi hariç) ile vergi ziyaı cezası, usulsüzlük cezaları ve hesaplanan gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenip, tebliğ edilen 01/04/2016 tarih ve 2016...3 takip numaralı ödeme emrinin iptali ile dayanağı olan vergi/ceza ihbarnamelerinde yer alan vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle açılan davanın; dosyanın incelenmesinden, 2009 ila 2012 takvim yıllarına ilişkin hesap ve işlemleri tefecilik yönünden incelenen davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile devamlı suretle faiz karşılığı borç para vererek ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğunun tespiti üzerine adına, 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak gelir ve banka muameleleri vergisi tarh edildiği ayrıca vergi ziyaı cezası ve usulsüzlük cezalarının kesildiği, davacı tarafından tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı Edirne Vergi Mahkemesi'nde açılan davalarda, Mahkemece verilen 13.11.2015 gün ve 2015/51,52,53 Esas ve 2015/687, 688, 689 Karar sayılı kararlarla; davacı adına yapılan tarhiyata esas teşkil eden vergi inceleme raporlarının dayanağı olan söz konusu vergi inceleme raporlarında atıf yapılan, davacı adına düzenlenen 20.11.2014 tarih ve 41 sayılı vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmediği ve davacının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararlardaki "...Öte yandan, davalı idarece, bahsi geçen vergi tekniği raporunun ilgiliye tebliğ edilmek suretiyle söz konusu tarhiyatların yeniden yapılabileceği de açıktır..." şeklindeki izaha istinaden söz konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin ilgili vergi tekniği raporuyla birlikte tekrar davacıya tebliğ edildiği, bu tarhiyatların dava konusu yapılmaksızın kesinleştiği ve vadesinde ödenmeyen kamu alacağının cebren takip ve tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek, davacıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından, dava dilekçesinin "Konu" ve "Sonuç" kısımlarında, hem ödeme emrinin hem de söz konusu ödeme emrinin dayanağı olan vergi/ceza ihbarnamelerine karşı ayrı ayrı dava konusu edilmesi nedeniyle her iki istem yönünden de ayrı değerlendirme yapılmasını zorunlu olduğu, dava konusu ödeme emrine dayanağı vergi/ceza ihbarnameleri yönünden; Edirne Vergi Mahkemesince verilen mezkur kararların tebliği üzerine, davalı idarece söz konusu kararlardaki gerekçeler de göz önüne alınarak yenilenen cezalı tarhiyatlara ilişkin 23.11.2015 tarih ve 2015...1, 8, 11, 25, 26, 27, 32, 33, 46, 48 ve 50 sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin 25.11.2015 tarihinde imza karşılığında bizzat davacıya tebliği edildiği, bu itibarla, anılan tarhiyatlara karşı açılan iş bu davanın, ihbarnamelerin tebliğ tarihini takip eden 30 günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra açıldığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı, davacı vekilince her ne kadar, 23.11.2015 tarihinde düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin önce gönderilip, arkasından 24.11.2015 ve 25.11.2015 tarihli düzeltme fişlerinin gönderilmesinin, müvekkilde cezaların silindiği algısını oluşturarak müvekkili yanılttığı, müvekkilin davalı idarenin hatalı işlemlerinden sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmekte ise de; davacıya 25.11.2015 tarihinde tebliğ edilen (yeni) ihbarnamelerin tarih ve sayıları ile Edirne Vergi Mahkemesinde dava konusu edilip iptal ile sonuçlanması sebebiyle düzeltme fişleri ile terkin edilen ihbarnamelerin tarih ve sayılarının birbirinden farklı olduğu, gerek ihbarnamelerin gerekse düzeltme fişlerinin aynı tarihte ve farklı tebliğ alındılarına bağlanılarak davacıya tebliğ edildiği, yerel mahkemece verilen kararlarda, davalı idarece, bahsi geçen vergi tekniği raporunun ilgiliye tebliğ edilmek suretiyle söz konusu tarhiyatların yeniden yapılabileceğinin belirtilmiş olduğu hususları göz önüne alındığında, davalı idarece, daha önce tebliğ edilip Edirne Vergi Mahkemesinde dava konusu edilen ihbarnamelerle yapılan tarhiyatlardan bağımsız olarak, yerel mahkeme kararındaki gerekçe de nazara alınmak suretiyle, davacı adına yeni bir tarhiyat işlemi yapıldığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olduğu sonucuna varıldığından bu iddiaya itibar edilemeyeceği, dava konusu 01.04.2016 tarih ve 2016...3 takip numaralı ödeme emri yönünden; ödeme emri, vergilendirme sürecinde tesis edilen önemli ve kendine özgü sui generis özellikleri olan bir idari işlem olduğu, bir kamu alacağının ödeme emrine konu edilebilmesi için, öncelikle ortada usulüne uygun olarak tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamaları geçirilerek ihtilafsız kesinleşen ya da tarhiyata karşı açılan davanın reddi suretiyle tahsili kabil hale gelen bir kamu alacağının varlığı gerektiği, dava konusu olayda, ihtilafa konu ödeme emri dayanağını teşkil eden 23.11.2015 tarih ve 2015...1, 8, 11, 25, 26, 27, 32, 33, 46, 48 ve 50 sayılı vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya 25.11.2015 tarihinde imza mukabilinde tebliğ edildiği, davacı tarafından söz konusu ihbarnamelerin, yukarıda izah edildiği üzere, yasal süresi içerisinde dava konusu edilmeyerek itirazsız kesinleştiği, bu itibarla usul ve yasaya uygun olarak tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamaları tamamlandıktan sonra itirazsız kesinleşen ve vadesinde ödenmeyerek tahsili kabil hale gelen kamu alacağının cebren takip ve tahsili cihetiyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde (dava konusu edilmeyen motorlu taşıtlar vergisi alacağına isabet eden kısımları hariç olmak üzere) hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen süre aşımı yönünden reddine, kısmen reddine karar veren Balıkesir Vergi Mahkemesi'nin 10/04/2017 tarih ve E:2016/643, K:2017/230 sayılı kararının; ilgili yıllar için yapılan cezalı tarhiyatlara karşı açılan davalar kabulle sonuçlandığından, vergi ve cezaların kaldırılması gerektiği, yeniden ihbarname tebliğ edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği ve yeniden düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin tebliğinden sonra düzeltme fişleri tebliğ edildiğinden İdarece yanıltıldıkları ileri sürülerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, dayandığı gerekçeler karşısında kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, Balıkesir Vergi Mahkemesi'nce verilen 10/04/2017 gün ve E:2016/643, K:2017/230 sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla değişik 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 63,40 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, davalı idarece davacıdan 31,40 TL maktu karar harcı alınmasına, / yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 27/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olmak üzere karar verildi. (¤¤)