(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 30/12/2016 günlü, E:2015/1037, K:2016/2148 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Mülkiyeti Hazineye ait …….. Mahallesinde bulunan247 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kültürel tesis-kent meydanı, park ve otopark olarak belirlenmesine dair İmar Planı değişikliğinin kabulüne ilişkin 02.04.2015 günlü ve 95 sayılı Çankırı Belediye Meclisi kararına yapılan itirazın reddine ilişkin 02.07.2015 günlü, 155 sayılı meclis kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporla dosyanın birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu alanda Sosyal Güvenlik Kurumu binası bulunduğu ve söz konusu kullanımın, tüm kentlilere hizmet sunacak biçimde, kentlilerin kolaylıkla ulaşabileceği bir alan olan kent merkezinde konumlandığı, bu anlamda, taşınmazdaki kullanımların resmi kurumlar yönünden ilk kategoriye örnek oluşturduğu, dava konusu planlarda geliştirilen “Kent Meydanı, Park ve Otopark” kullanımının alanda yer alan Resmi Kurum Alanı’nın değiştirilmesine yönelik olduğu, dava konusu taşınmazda yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu kullanımının kurumsal gereksinimler doğrultusunda oluştuğu ve bu çerçevede kullanılmakta olduğu, kullanımın, diğer resmi kurum kullanımları ile birlikte oldukça geniş bir alana yayıldığı ve kent içinde bir yönetim merkezinin oluşmasını sağladığı, tarihsel süreç içinde oluşmuş, biçimlenmiş ve günümüzde de kurumsal gereksinimlerin karşılandığı bir alanının konumunun değiştirilmesine yönelik bir talebin ya da gereksinimin oluştuğuna yönelik bir bilgi ya da belgenin dava dosyasında bulunmadığı, dava konusu alanda yer alan Resmi Kurum Alanı’nın farklı bir kullanıma dönüştürülmesinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerinde belirtildiği biçimiyle kurumsal gereksinimler ve ilgili kuruluşların görüşleriyle olanaklı olabileceği, dava konusu alanda söz konusu gereksinimlerin oluşmadığı, Çankırı kentinde dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda, kentin tarihi dokusunun hemen çeperinde, tarihi kent merkezini çevreleyecek biçimde oluşmuş çeper kuşağın bir bölümünün gözlemlendiği, dolayısıyla, alanda bulunan yönetsel kullanımların bir bütün olarak değer kazandığı, dava konusu alanda, “Kent Meydanı, Park ve Otopark” kullanımının geliştirilmesi sonucunda Hükümet Konağı ve Sosyal Güvenlik Kurumu binalarının yıkılacağı, yıkılan alanda ise bir meydan düzenlemesinin geliştirilmek istendiği, bu düzenleme içinde yeraltı otopark alanının inşa edileceği, dava konusu alanda meydan düzenlemesinin amaçlanmasının alanda üretilecek kamusallık yönünden olumlu karşılandığı, ancak, söz konusu amacın gerçekleştirilmesinde temel olarak iki sorun bulunduğu, ilkinin, dava konusu alanda tarihsel süreç içinde oluşan mekansal bütünlük ve sürekliliklerin, alandaki yapıların yıkılması ile olumsuz yönde etkilenecek olduğu, dava konusu alanda gerçekleştirilen keşif sırasında alanda oluşan mekanların, yıkılması amaçlanan yapılar ile tanımlandığı ve boşluk-doluluk ilişkisi yönünden dengeli bir dağılım oluşturduğu, yapıların yıkılması durumunda alanda meydan biçiminde oluşacak boşluğun fiziksel olarak tanımlanmasında sorunlar oluşabileceği, taşınmaz ve çevresinde bulunan yapıların günümüzde tanımladığı alanın, yapılar yıkılmadan meydan olarak kullanılmasının olanaklı olduğu, alanda birçok noktada çay bahçesi biçiminde gerçekleşmiş olan yapılaşma alanın bütünlüğünü zedelendiği ve alanın meydan olarak algılanması önünde engel oluşturduğu, bu çerçevede, dava konusu alanın mevcut haliyle meydan olarak düzenlenmesinin olanaklı görüldüğü, alanda öngörülen ikinci kullanımın otopark kullanımı olduğu ve söz konusu kullanımın da alanın mekansal biçimlenmesini önemli ölçüde etkileyeceği, planda, otoparkın açık ya da kapalı olması yönünde herhangi bir karar belirtilmediği ve bu durumun belirsizlik oluşturduğu, bir diğer belirsizliğin, otopark alanında yer alması öngörülen araç sayısı olduğu, kent merkezinde yer alacak ve oldukça büyük bir alanı kaplaması öngörülen “Kent Meydanı, Park ve Otopark” kullanımının ne kadarlık bir bölümünün otopark olarak kullanılmasının amaçlandığının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kesin bir şekilde belirlenmiş olması gerektiği, üçüncü bir belirsizliğin ise otopark alanına araçların giriş ve çıkış yapacağı noktaların belirlenmemiş olması olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bunun belirlenebileceği bir ölçek olduğu, öngörülen otopark kullanımının, alanda nasıl bir mekansal düzenlemenin gerçekleştirilmek istendiğine yönelik bilgi sunmadığı, söz konusu belirsizliklerin, otopark alanına giriş çıkış yapacak araçların çevredeki trafiğe nasıl etkisi olacağı, yer altı otoparkı yapılması amaçlanıyorsa alanda bulunan tarihi binaları nasıl etkileyeceği ve kent merkezindeki genel trafik düzeni içinde otoparkın nasıl konumlanacağına yönelik soruların oluşmasına neden olduğu, bu çerçevede bilirkişi kurulunun, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda öngörülen arazi kullanım ve yapılaşma kararlarının planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmaz özelinde kültürel tesis-kent meydanı, park ve otopark olarak belirlenmesine için mevzuatta öngörülen kurumsal gereksinimlerin oluşmadığı, öngörülen arazi kullanım ve yapılaşma kararlarının planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu parsel yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş; bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu işlemin iptali yolunda Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 30/12/2016 günlü, E:2015/1037, K:2016/2148 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 31,40 TL maktu istinaf karar harcı ile posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)