(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 17) (5216 S. K. m. 7) (5393 S. K. m. 14) (2560 S. K. m. 2)
İSTEMİN KONUSU: Davacı şirket tarafından işletilen Özel …… Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını sonucunda zarar görmesi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 2.490.860,67-TL maddi zararın, davalı idarelerin sorumluluğunda bulunan su kanalının yoğun yağış sebebiyle taşmasının zarara sebebiyet verdiği, kanalın bakım ve onarımından sorumlu idareler tarafından hizmet kusuru işlendiği ileri sürülerek, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Olayda, zararı doğuran olayın ve su baskınının sebebinin (veya sebeplerinin) ne olduğu, hastane binasının su baskınına uğramasında mevcut kanalın veya sebep olabilecek diğer unsurların inşası, kullanımı, bakımı ve onarımı açısından herhangi bir kusurlu hizmet olup-olmadığı, varsa bunların neler olduğu, yağış miktarı, yapısal unsurlar ve diğer unsurlar dikkate alınarak, meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup-bulunmadığı; varsa kusur oranının ne olduğu, olaya sebep olabilecek başkaca kusurlu ilgili varsa, bunların neler olduğu ve kusur oranlarının ayrı ayrı ne olduğu; davacı tarafın zararın meydana gelmesinde kusuru varsa bunun oranının ne olduğu, yerinde yapılan inceleme, adli yargı tespit dosyası, sigorta şirketi ödemeleri ve dosyadaki diğer belgeler doğrultusunda; olayda meydana gelen toplam zararın miktarı, bu zararın ne kadarının sigorta şirketi tarafından ödendiği hususlarında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 02/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyası içinde bulunan ve hastanenin yaptırmış olduğu tespit dosyasındaki rapora göre 15.03.2013 tarihinde meydana gelen su baskınından dolayı kullanılamaz durumda olan tesis makine cihaz demirbaşlarının 1.092.960,00-TL olduğunun tespit edildiği, iki katın boya yenilenmesi, asma tavan kaplaması değişmesi ve bölme duvar yapımı için 45.805,00 TL, asansörlerin kuyu diplerindeki suyun tahliye masrafının 5.000,00-TL, 2013 yılı verilerine göre hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 2.043.988,57-TL olmak üzere toplam maddi zararın 3.187.753,57-TL olduğu, sigorta şirketlerinin toplam ödemesinin 696.892,90-TL olduğu ve şirket zararının 2.490.860,67-TL olduğu, kurumlar vergisi beyannamesine göre ise, tesis makine cihaz demirbaşlarının 1.092.960,00-TL olduğu, iki katın boya yenilenmesi, asma tavan kaplaması değişmesi ve bölme duvar yapımı için 45.805,00 TL, asansörlerin kuyu diplerindeki suyun tahliye masrafının 5.000,00-TL, 2013 yılı vergi beyannamelerine göre hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 1.520.710,08-TL olduğu, sigorta şirketlerinin toplam ödemesinin 696.892,90-TL olduğu ve şirket zararının 823.817,18-TL olduğu sonuç olarak; dava konusu su baskını sebebiyle zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğü’nün %80, Kepez Belediyesi'nin %10 ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin %10 oranında kusurlu olduğu, uğranılan 823.817,18-TL'lik bu zarardan kusur durumlarına göre; Asat Genel Müdürlüğü'nün 823.817,18-TL x % 80 = 659.053,74-TL, Kepez Belediyesi'nin 823.817,18-TL x % 10= 82.381,72-TL, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 823.817,18-TL x % 10= 82.381,72-TL kusur sorumluluğu bulunduğunun tespit edildiği, mahkemece, davacı şirketin hastanenin kapalı kaldığı 1 aylık süredeki ciro-gelir kaybının 2013 yılı vergi beyannameleri üzerinden hesaplanan tutar olan 1.520.710,08 TL olduğu sonucuna varıldığı, uğranılan maddi zararın bu tutar üzerinden hesaplandığı, davacı şirket tarafından işletilen Özel ... Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde ortaya çıkan zararının toplam 823.817,18-TL olduğu, bu zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğü’nün %80, Kepez Belediyesinin %10 ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin %10 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirket tarafından uğranılan 823.817,18-TL zararın, tespit edilen kusur oranlarına göre davalı idarelerce tazmini gerektiği gerekçesiyle, Antaly....İdareMahkemesi'nin 28/12/2016gün ve E:2013/1516, K:2016/1673sayılı kararı ile davanın 823.817,18-TL'lik kısmının kabulüne, tespit edilen kusur oranlarına göre 659.053,74-TL'nin ASAT Genel Müdürlüğü, 82.381,72-TL'nin Kepez Belediyesi, 82.381,72-TL'nin Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından, başvuru tarihi olan 01/10/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; dosyada aldırılan ilk raporda, davacı vekil edenin işlettiği hastanenin faaliyet göstermemesi sebebi ile mahrum kaldığı karın tayininde, bilirkişilerce yapılan tespitlerin yetersiz olduğu, davacının vergi yükümlüsü olarak tuttukları defterler ve vergi beyannamelerinde gösterdikleri kazançların zarar hesabında esas alınmasının tazminat hukuku ilkeleri ile bağdaşmayacağı, yerel mahkemenin Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tespit dosyasında belirlenmiş olan gerçek zarar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen reddedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek davanın kısmen reddine ilişkin kararının kaldırılmasının istenildiği; davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından; mahkemenin belediye aleyhine verdiği kararın hukuka, yasalara ve usule aykırı olduğu, söz konusu davada belediyenin herhangi bir kusurunun olmadığı, davanın süresinde açılmadığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, dava konusu yerin Kepez Belediyesi'nin sorumluluğu altında olduğu, müvekkil idareye kusur atfedilemeyeceği ileri sürülerek Antalya Belediyesi yönünden kaldırılmasının istenildiği; davalı ASAT Genel Müdürlüğü vekili tarafından; ASAT Genel Müdürlüğünün dava konusu talebin muhatabı olmadığı, hatalı bilirkişi raporuna dayanan yerel mahkeme kararında belirtildiği üzere, müvekkil idarenin ne akarsu ve dere yataklarını ıslah etmek, sulama kanallarının bakım ve onarımını yapmak, projelerine uygunluğunu denetlemek ne de bu alanlarda imar planı düzenlemek ve uygulamak gibi herhangi bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığı, müvekkil idare ile oluşan zarar arasında hiçbir hukuki illiyet bağının olmadığı, yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek kaldırılmasının istenildiği; davalı Kepez Belediyesi vekili tarafından; Bilirkişilerin ve diğer davalıların mahkemeyi yanlış yönlendirmesi ile tekrar hasım mevkine alınmalarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, mahkeme karanının usul ve hukuka aykırı olduğu, davanın yasal dava açma süresi içinde açılmadığından davanın öncelikle süre aşmı nedeni ile reddinin gerektiği, müvekkil Kepez Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği, Kepez Belediye Başkanlığına husumet düşmediği, davacı tarafın bahsettiği su kanalının Düden Sulaması Anakanal adı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün yapım, bakım ve onarım sorumluluğunda olan bir kanal olduğu ileri sürülerek Kepez Belediyesi yönünden kaldırılması istenilmektedir.
KEPEZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı tarafın istinaf dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, reddedilen kısma ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce Asat Genel Müdürlüğü'nün duruşma istemi 2577 sayılı Kanunun 17/2 maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket tarafından işletilen Özel ... Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını sonucunda zarar görmesi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 2.490.860,67 TL maddi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde "İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almıştır.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun; "Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin (r) bendinde, su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinde, belediyelerin mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı hizmetlerini yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğu kurula bağlanmıştır.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/b maddesinde, kullanılan sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltım yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüd ve projesini yapmak ve yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek İSKİ'nin görev ve yetkileri arasında sayılmış, aynı Kanunun 05/06/1986 günlü, 3305 sayılı Kanunla eklenen Ek-4. maddesinde, "Bu Kanun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanır." hükmü getirilmiştir.
İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.
İdare, yasalarla kendisine görev olarak verilen kamu hizmetlerinin ifasında önce gerekli teşkilatı kurmak; bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesini devamlı olarak gözetmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmek zorundadır. Gerek hizmetin ifası sırasındaki ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.
Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskınında, davacı şirket tarafından işletilen Özel ... Hastanesinde bulunan tıbbi cihazlarda zarar oluştuğu ve belli bir süre hasta kabulü yapılamadığı, bunun üzerine davacı tarafından, davalı idarelerin sorumluluğunda bulunan su kanalının yoğun yağış sebebiyle taşmasının zarara sebebiyet verdiği, kanalın bakım ve onarımından sorumlu idareler tarafından hizmet kusuru işlendiği ileri sürülerek, 2.490.860,67 TL maddi zararın, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Özel ... Hastanesi'nin yapı ruhsatına ve ruhsatının ise dayanağı imar planına uygun olup olmadığının, söz konusu hastane binasının işletme ruhsatı ve diğer ilgili mevzuat yönünden değerlendirilerek, olayın meydana geldiği tarih itibarı ile işletme koşullarına uygun olup olmadığı, dava konusu olayda zararın oluşmasındaki hizmet kusuru/mütafik kusur oranlarının ve oluşan toplam zarar miktarının tespiti amacıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 27/11/2018 tarihli tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Antalya İli, Kepez İlçesi, ... Mahallesi, tapunun 5194 ada, 08 parseldeki Özel ... Hastanesi Binası, Kepez Belediyesi'nin 06.03.2006 tarih ve 46 sayılı meclis kararında, Antalya ... Mahallesi, 5194 ada, 1-2-6-7 nolu parseller üzerinde Özel Hastane alanı ayrılması hususunda hazırlanmış olan plan değişikliği konusunun imar komisyonuna havalesinin uygun bulunarak önerilen plan değişikliği Kepez İlçe Belediyesince 03.04.2006 tarih 61 sayılı kararı ile uygun bulunduğu, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 13.02.2006 tarih 113 sayılı Encümen kararında; Kepez Belediyesi sınırları içerisinde 22K nolu imar paftasında yer alan 5194 ada 1-2-6-7 nolu parsellerdeki konut alanının özel hastane alanına dönüştürülmesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı komisyonca incelenerek uygun bulunarak onaylandığı, yapıya Kepez Belediyesince düzenlenen 16.11.2006 tarih ve 612 sayı ile inşaat ruhsatının ve 18.05.2010 tarih ve 465 sayı ile yapıya tadilat ruhsatı alındığı, 15.06.2010 tarih ve 11/05 sayı ile genel iskan belgesi alındığı, olay günü olan 15 Nisan 2013 günü kaydedilen 80,50 mm yağış yüksekliğinin 12 saatlik periyotta miktara bağlı değerlendirme yapıldığı kriter tablosunda 76-100 mm aralığında olması nedeni ile şiddetli yağış sınıfına girdiğinin anlaşıldığı, Antalya İli, Merkez İlçe sınırları ve Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan DSİ tarafından inşa edilen Varsak ve Düden Sulama Tesisinin devri ile ilgili olarak; Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında 21.02.2005 tarihli DEVİR SÖZLEŞMESİ ve PROTOKOL imzalandığı bu sözleşme ve protokole göre Varsak ve Düden Sulama Tesisi -Düdenbaşı Park ve Rekreasyon Tesisi - Düden Çayı Taşkın Koruma Tesisinin işletme bakım ve yönetim sorumluluğunun "ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE" 6200 Sayılı kanunun 2. Maddesinin (k) fıkrası uyarınca devir sözleşmeleri esasları dahilinde devredilmesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 25.08.2005 tarih OLUR ile devir edildiğinin anlaşıldığı, bu sözleşme ve protokole göre; DSİ tarafından inşa edilerek bu sözleşme ile devredilen tesislerin daima çalışır halde bulunması için gerekli işletme -bakım ve koruma işleri, masrafları kendisine ait olmak üzere sözleşme ekindeki " İşletme -bakım ve koruma esasları " na göre faydalanan tarafından yapılacağı, tesisler DSİ ve faydalanan kuruluş temsilcilerinin bulunduğu bir heyetçe her yıl "işletme-bakım ve koruma esasları"na göre muayene edileceği, yapılması zaruri bakım ve onarım işlerinden faydalananların yapabileceği işler idarece tespit edilerek kuruluş temsilcilerine yazılı olarak bildirileceği, faydalanan masrafları kendisine ait olmak üzere bunları yapmakla mükellef olduğu, teknik yardım ise DSİ tarafından yapılacağı, tesisin işletme ve bakım onarımının talimatlara aykırı yapılması ve gereği gibi yapılmaması nedeni ile meydana gelecek zarar ziyandan faydalananın sorumlu olacağı, mevcut kanalın DSİ tarafından 1962 yılında tarımsal amaçlı su temin etmek üzere projelendirilmiş ve tamamen sulama amaçlı olarak inşa edildiği, ancak, Kepez İlçesi'nin imara açılması ve hızlı kentleşme sonucunda tarım arazilerinin alan olarak azalması sonucu mevcut kanalın sulama kanalı yanında çevredeki yağmur sularının deşarjı için de kullanılmakta olduğu, keşif sırasında yapılan incelemede ise, çevredeki mahallede yapılaşma sonucunda yerleşim yerlerinde ve yollardaki toplanan yağmur sularını deşarj etmek üzere belirli yerlerden varsak ana kanalına bağlanan drenaj borularının ve menfez (Box) betonarme menfezi ile doğrudan ana kanala verilerek deşarjın sağlandığının görüldüğü, Varsak ana sulama kanalının yapımı için projelendirmesi sulama amaçlı olarak kanalın kesitinin saniyede 18,00 m3/sn su debisi taşıma kapasiteli hesabına göre projelendirildiği, ancak çevrenin imara açılması sonucunda yapılaşma yoğunluğu nedeni ile yağışlar sonucunda oluşan suların kanala deşarj edilmesi ile ana kanalın debisinin proje debisinden çok fazla olarak artırılmasına neden olduğu, bunun da kanal kesitinin mevcut suyu taşıyamamasına ve taşkınlara neden olduğu, keşif günü olay yeri gezilip görülerek gerekli incelemeler yapılarak tespit edilen hususlar olarak;
- Şiddetli yağışlar sonucu su baskın olayının meydana geldiği 5194 ada, 08 parseldeki Özel ... Hastanesi konum itibarı ile Kepez İlçesi'nde Yeşilırmak Caddesi ile A1 Caddesi birleşim noktasında köşe başı parsel konumunda olduğu,
- Varsak-Düden Sulama kanalının güneyindeki bitişik yolun önceleri DSİ kanal bakım ve onarımı için servis yolu olarak kullanıldığı, ancak daha sonraları Kepez Belediyesince bölgenin imara yapılması ile bu yolun imar yolu haline getirildiği, kanal ile özel hastane parseli arasında imar planında 14,00 m.lik imar yolu bulunduğu,
- Varsak ana sulama kanalı üzerine yapılan mevcut köprünün ise hastanenin kuzey karşısında hastane parseline 20-30 mt kadar mesafede bulunduğu, ana kavşaktaki asfalt yolun eğiminin köprü tarafında kanala doğru olduğu,
- Keşif sırasındaki gözlemlerde mevcut kanalın trapez kesitli beton kanal olduğu, kanalın hastane cephesi tarafında kanal betonu bitim noktasından sonra üzerine ortalama h:45 cm yükseklikte basınç etkisine dayanıklı olmayan kanala düşme tehlikesi karşısında emniyet amaçlı briket duvar yapıldığı, yüzeyinin baskı sıvalı olup duvar üzerine ise korkuluk amaçlı h:65 cm yükseklikte pvc kaplı tel çit çekildiği,
- Kavşakta Varsak-Düden kanalı üzerine yapılmış olan köprünün tabliye altı kiriş yüksekliği h: 1,20 mt olup, köprü kirişlerin h: 1,20 mt. kadar kanalın projelendirme en kesiti olan trapez kanal kesitinin içinde kaldığı, kanalın proje en kesitini daralttığı, bununda kanal suyunun akışını engellediği,
- Yapının kuzey ve güney cephesinde 2 adet eğimli rampa bulunduğu, kuzey cephede DSİ sulama kanalına cephe olan A1 Caddesi yönünde yer alan rampanın üzerinin iki kademe oluşturacak şekilde demir profil taşıyıcılar üzeri levhalar ile kapatıldığı,
- Kuzey cephede yer alan rampanın yola yaklaşık 5 m mesafeden otomatik panjur ile kapatıldığı, Rampanın bittiği (yapının bodrum katı ile rampanın birleşim noktasında ) noktada yaklaşık Q:30cm çapında bir su giderinin bulunduğu,
- Yapının güneyinde yer alan üzeri açık olan diğer rampanın başlangıç noktasında, rampa orta noktasında ve yapının bodrum kat kotu ile birleştiği noktada rampa genişliği kadar demir ızgaralı drenaj kanalının bulunduğu ve 2 adet pompa ile deşarjın sağlandığı,
Özel Hastaneler Yönetmeliği açısından değerlendirildiğinde, imar planında konut alanı olan parsellerin plan değişikliği yapılarak Özel Hastane alanına dönüştürülmesi ile daha önce yapılan ve bir bütünlük içinde işleyen uygulama imar planının bozulduğu, planlama aşamasında konut alanları sosyal donatı alanlarının (eğitim sağlık dini tesisi yeşil alan vb.) nüfus yoğunluğuna göre belirlendiği, bahse konu değişiklik ile konut alanından hastane alanına dönüştürülmesi donatı alanları hesabında yanılmalara sebep vereceği, ayrıca plan değişikliği ile bölgede altyapı hizmetlerinde de ilave yükler getireceğinin gözardı edilmemesi gerektiği, plan değişikliği ile özel hastane alanına dönüşen bu alanın yer seçiminin bir bütünlük içinde işleyen planın bozulması, sosyal donatı alanlarının etkilemesi yönünden de irdelendiğinde uygun olmadığı, bu görüş doğrultusunda planı hazırlayan ve onaylayan merciler olan İlçe ve Büyükşehir Belediyesinin kusuru olduğu, DSİ açısından incelendiğinde, Varsak ve Düden Sulama Tesisi -Düdenbaşı Park ve Rekreasyon Tesisi - Düden Çayı Taşkın Koruma Tesisinin işletme bakım ve yönetim sorumluluğunun Antalya Büyükşehir Belediyesine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 25.08.2005 tarih olur ile devir edildiği anlaşıldığından DSİ Genel Müdürlüğü'nün herhangi bir sorumluluğunun olamayacağı, Antalya Bölgesinin yağışlı bölge olması Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden belirli olduğu, Asat görev aldığı tarihten itibaren Antalya yöresinin yağış sistemine bağlı oluşan feyezan anlarını ve çevrenin imara açılması sonucunda yapılaşma yoğunluğu nedeni ile yağışlar sonucunda oluşan suların kanala deşarj edilmesi ile kanalın mevcut hesaplanan debisinden fazla su taşımaya mecbur kalması ve bölgede sel su baskınlarının oluşması, bu tür olumsuzlukların giderilmesi için drenaj ve tahliye alt yapıları yapılmamış olması nedenleri dikkate alındığında ASAT'ın sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu hastanenin kuzey yönde karşısında ve 30 m mesafede yer alan kanal üzerindeki köprünün kirişlerinin kanalın trapez hidrolik kesitin kenar betonundan aşağıda ve kanal içinde kalması ile de debisine uygun hidrolik kesit alanının daralması sonucu, debi fazlası gelen yağmur suları ile birlikte köprü kısmında kanalda mevcut suyun yükselmesine ve geriye doğru şişme ve kabarmasına neden olduğu, köprünün kanal kesitinin daraltılması su baskınının nedenlerinden birisi olarak değerlendirildiği, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre köprünün hangi kurum tarafından, hangi tarihte yapıldığı ve yapım sorumluluğunun kime ait olduğu verilerine ulaşılamadığı, Ruhsata esas mimari proje, mekanik tesisat projesi incelendiğinde; tadilat ruhsata esas olan 18.05.2010 tarih ve 465 sayı ile onaylı mimari incelendiğinde; yapının zemin giriş kotu altında 2 adet bodrum katının bulunduğu, -8.20m de yer alan 2. bodrum kata kuzey yönden ve güney yönden rampalar ile inişin sağlandığı, rampaların her ikisinde de makine tesisat projesinde gösterilen belli aralıklar (5 adet kuzeyde 6 adet güneyde ) ile bırakılan su tahliye ızgaralarının olduğu, ancak mevcutta güney yönde yer alan rampada başlangıç noktasında, orta aksta ve rampanın bodrum zemini ile birleştiği noktada olmak üzere 3 adet ızgara bulunduğu, kuzey cephede yer alan rampada ise projesinde bulunan ızgaraların bulunmadığı, kuzey yönde yer alan rampanın 1. bodrum tahliyesi ile birleştiği yerde yaklaşık Q:30-cm çapında su gideri bırakıldığı, yapının projesine uygun olarak yapıldığının kontrolü anlamına gelen genel iskan belgesinin de Kepez Belediyesi tarafından 15.06.2010 tarih 11/05 sayı ile Genel İskan Belgesi düzenlendiği, Yapı ile ilgili olarak, yapının ruhsatına ve ruhsatının ise dayanağı imar planına uygun olup olmadığı yönünden incelendiğinde; dava konusu parselde yer alan hastane yapısının plan tadilatı ile oluşturulan imar durumuna ve plan koşullarına uygun yapılaştığı, yapının yaklaşma mesafeleri, yapı kitlesi yönünden incelendiğinde ruhsat eki projesine uygun olarak yapıldığı ve binanın 4708 sayılı Yapı Denetim Yasasına tabi olarak yapı denetim firması tarafından fen ve sanat kurallarına göre denetimi yapılarak işin tamamlanması ile kontrollerinin ilgili ilçe Kepez Belediyesince yapılması sonrasında yapıya Genel İskan Belgesi düzenlenmiş olması ile yapının ruhsat ve imar planına uygun olduğu, ancak; bu alanın konut alanından özel hastane alanına dönüştürülmesi yönünde plan tadilatı hazırlanması ve onaylanması ile bir bütünlük içinde işleyen imar planının bozulması yönünden irdelendiğinde uygun olmadığı, söz konusu hastane binasının işletme ruhsatı ve diğer ilgili mevzuat yönünden değerlendirilerek olayın meydana geldiği tarih itibarı ile işletme koşullarına uygun olup olmadığı yönünden incelendiğinde; Özel Hastaneler Yönetmeliği çerçevesinde Sağlık Müdürlüğünce yapılan gerekli kontroller sonucu açılma ve işletme ruhsatının verilmiş olmasından dolayı işletme koşullarına uygun olduğu, hizmet kusuru oranları yönünden yapılan değerlendirmede, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden, DSİ tarafından inşa edilen Varsak ve Düden Sulama Tesisinin İşletme, Bakım ve Koruma esasları dahilinde Antalya Büyükşehir Belediyesine devir edilmesi nedeni ile DSİ Genel Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığı, ilçe Kepez Belediyesi yönünden; özel hastane alanı oluşturmak için yapılan imar planı değişikliğini onaylayan, onay aşamasında bölgede yer alan DSİ kanalı, yol ve şiddetli yağış anında oluşabilecek olumsuzlukları değerlendirerek risk oluşturacak etkenleri önleyecek planlama yapılması ve bu planlamanın plan notları ve proje aşamasında göz önünde bulundurulmaması, Kütükçü köprüsü - Varsak Köprüsü arasında kalan bölümde Düden sulaması ana kanal kenarında peyzaj çalışması planlaması yapması sırasında olayın meydana geldiği tarihteki düzenlemede Antalya İli için önceki yıllardaki meteoroloji verilerinin gözeterek şiddetli yağışlar sonucu kanalın taşkınını belli ölçüde önlemek açısından yapılan duvarın su basıncına dayanıklı betonarme olarak yapılmasının düşünülmemesi, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak görevleri sorumluluğunda ASAT ile koordineli olarak çalışmaması, Köprünün Kepez Belediye İlçe sınırları içerisinde olması yönleri ile değerlendirildiğinde Kepez Belediyesinin %25 oranında sorumlu olacağı, Büyükşehir Belediyesi yönünden; özel hastane alanı oluşturmak için yapılan imar planı değişikliğini Büyükşehir belediye meclisinin 13.02.2006 tarih 113 sayılı kararı ile onaylanması yanında, Antalya İli için önceki yıllardaki meteoroloji verilerinin gözeterek şiddetli yağışlar sonucu kanalın taşkınını önlemek için gerekli tedbirleri almak veya aldırtmak yönünden koordinasyon sağlanmaması nedeniyle Büyükşehir Belediyesi olarak % 15 oranında sorumlu olacağı, ASAT Genel Müdürlüğü yönünden; Asat görev aldığı tarihten itibaren Antalya yöresinin yağış sistemine bağlı oluşan feyezan anlarını ve çevrenin imara açılması sonucunda yapılaşma yoğunluğu nedeni ile yağışlar sonucunda oluşan suların kanala deşarj edilmesi ile kanalın mevcut hesaplanan debisinden fazla su taşımaya mecbur kalması ve bölgede sel su baskınlarının oluşması, bu tür olumsuzlukların giderilmesi için drenaj ve tahliye alt yapıları ile iyileştirmelerin yapılmamış olması yönünden ASAT'ın %60 oranında sorumlu olacağı" tespitlerine yer verilmiştir.
Dava konusu Özel ... Hastanesi'nde meydana gelen zarar miktarının tespitinin yapılarak dava konusu olayda zararın oluşmasında hizmet kusuru veya davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, cihazların zarar gördükten sonra hangi şekilde değerlendirildiği ve kullanılmaya elverişli olup olmadığı, zarar görmüş hallerinin herhangi bir mamaleki değerinin bulunup bulunmadığı, varsa kusur oranlarının ve zarar miktarının belirlenmesi amacıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen28/09/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Antalya ili ve çevresinde 15.04.2013 tarihinde meydana gelen aşırı yağış nedeniyle Özel ... Hastanesinin hizmet binasının yakınından geçen su kanalının taşması sonucu, -1 ve -2. Katlarda bulunan arşiv, bilgi işlem sistemi, güvenlik tertibatı, makine dairesi, yoğun bakım ünitesi, tüm ameliyathaneler, tıbbi cihazlar, sarf malzeme cihaz ve depoları, komple kazan dairesi, klima santralleri, su arıtma cihazları, oksijen ve vakum santralleri, mork bölümü, tekstil deposu, jenaratör dairesi, sterilizasyon otoklav, cerrahi alet deposu, tüm eczane ve laboratuvar bölümünün sular altında kaldığı, kanalın şiddetli yağış sırasında taşması neticesinde, sel sularının hastanenin -1 bodrum kat rampasından / kapısından içeriye girmesi ve -1 bodrum katta 50-60 cm, -2. Bodrum katlarında 140-150 cm yükselmesi sonucunda çamurlu sel suları nedeniyle hastanenin bodrum katlarında ve bu katlarda bulunan demirbaş, elektronik cihaz ve makinelerde hasarlar meydana gelmiş olduğu, dava konusu poliçeye konu cihaz ve demirbaşların sel suları içerisinde kalmış olduğu, su ve çamurla teması sonucu hasar görmüş oldukları, dosya kapsamında olay yeri tespit resimlerinden görüldüğü üzere, hassas medikal elektronik cihazların ve demirbaşların perte ayrılma ve/veya yüksek oranda onarım maliyetli hasarların oluşabileceği bir durumun oluşmuş olduğunun anlaşıldığı, dava kalemlerinden kullanılamaz durumda olan tesis, makine, cihaz, demirbaşları ile ilgili inceleme gerçekleştirilmiş olup, ilgili cihaz ve demirbaşlara dair aktif, kullanım nedeniyle meydana gelen aşınma ve amortisman bedelleri düşülerek olay anındaki mevcut değerler ve sovtaj bedellerinin tespit edildiği, sonuç olarak sel suları altında kalarak yoğun çamurlu ve kirli su maruziyeti altında kalmış olan tabbi cihaz ve demirbaşların ağır hasar görmüş oldukları, ekonomik açıdan çok yüksek onarım maliyeti oluştuğu, enfeksiyon açısından hassas medikal cihaz ve demirbaşlar olmaları da göz önüne alındığında kullanılamaz durumda oldukları ve pert olarak kabul edilmeleri gerektiği, pert olarak kabul edilen makine, techizat ve demirbaş bedellerinin toplam olarak aktif değerinin 1.414.506,46-TL, cihaz ve demirbaşların kullanım sonucunda aşınma ve amortisman bedelleri dikkate alınarak belirlenen kullanılamaz durumda olan cihaz ve demirbaş bedellerinin 1.099.760,00-TL ve bu bedeller üzerinden belirlenen sovtaj bedelinin de 80.058,00-TL olduğu" tespitlerinde yer verilmiştir.
27/11/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Su baskını olayının meydana geldiği 15/04/2013 günü 1. Bodrum ve 2. Bodrum katların çamurlu sel suları ile belirli yüksekliklerde dolması tespiti ile öncelikle bu iki katın zemininde biriken mil ve çamur kısımlarının temizlenmesi, aynı katların duvarlarında alçı ve boya kısımlarındaki tahribat, bozulma, lekelerin gerekli temizliği yapılarak boyaya hazır hale getirilmesi için alçı tamirleri ile lekelerin giderilmesi için dönüşüm astarı yapılması ile üzerine boya yapılması ve boya farklılığı oluşturulmaması açısından müdahale edilen tüm duvarların duvar boyunca boyasının, 1. Bodrum kat zeminin su dolması ve 2. Bodrum kat tavanına su akıtması sonucu tavan boyalarında bozulmalar olduğu da tespit edilmiş olup, ayrıca tespit tutanağında 1. Ve 2. Bodrum katlarında kısmen zarar gören alçıpan duvar için gerekli tadilatların yapılmasının uygun olacağı, bunun için piyasada yapılan araştırma sonucunda 30/01/2014 dava tarihi itibari ile temizleme+malzeme+işçilik+nakliye dahil 37.000,00-TL'yeyapılabileceğinin tespit edildiği,pert olarak kabul edilen makine, techizat ve demirbaş bedellerinin toplam olarak aktif değerinin 1.414.506,46-TL, cihaz ve demirbaşların kullanım sonucunda aşınma ve amortisman bedelleri dikkate alınarak belirlenen kullanılamaz durumda olan cihaz ve demirbaş bedellerinin 1.099.760,00-TL ve bu bedeller üzerinden belirlenen sovtaj bedelinin de 80.058,00-TL olduğu, kapalı kalınan dönemde mahrum kalınan kâr ile ilgili değerlendirmede; kâr kaybı hesaplamalarında, kâr kaybına neden olan olayın niteliğine bağlı olarak kâr kaybı ile ilgili sözleşmenin incelenmesi yöntemi, kâr kaybına neden olan tarafın kârlarındaki artışın tespiti yöntemi, önce-sonra yöntemi ve gösterge yöntemlerinin kullanıldığı, kâr kaybı, taraflardan birinin aralarındaki sözleşme hükümlerine uymadığı için ortaya çıktı ise, kâr kaybıyla ilgili sözleşmenin incelenmesi yönteminin kullanılacağı, kâr kaybı haksız rekabet nedeniyle ortaya çıktığında ise, kâr kaybına neden olan tarafın karlarındaki artışın tespiti yönteminin kullanılacağı ve davalının kâr kaybının başladığı tarihten sonraki dönemdeki kârlarındaki artışın davacının kaybettiği kârlara eşit olacağı varsayımına dayandığı, bu yöntemin aynı sektörde faaliyet gösteren işletmeler arasındaki haksız rekabet nedeniyle ortaya çıkan anlaşmazlıklarda uygulanabilecek bir yöntem olduğu, önce-sonra yönteminin ise kâr kaybına uğrayan tarafın davalının kusuru nedeniyle kârında belli bir dönem boyunca kayıp yaşaması durumunda kullanılacağı ve kaybın başladığı tarihten önceki kârlarıyla bu tarihten sonraki kârlarının karşılaştırılması suretiyle kâr kaybının hesaplanacağı, somut olaydaki kâr kaybı işletmenin kapalı kalması sonucu ortaya çıktığı için bu 3 yöntemin kâr kaybı hesabına uygun olmadığı, gösterge yönteminde ise, kâr kaybının hesabı için bir faaliyet ölçeği belirlenerek kaybedilen gelirler ve net kârların hesaplanmasının amaçlandığı, somut olaydaki işletme kâr kaybının başladığı tarihten önce faaliyette olduğu için faaliyette olduğu dönemdeki performansı kâr kaybı hesabında faaliyet ölçeği olarak kabul edileceği, kâr kaybının hesaplanabilmesi için işletmenin kapalı kaldığı dönem boyunca elde edebileceği brüt gelirlerin ve bu gelirleri elde etmek için katlanması gereken maliyetlerin belirlenmesi gerektiği, söz konusu brüt gelir ve maliyetlerin saptanmasında gösterge olarak kâr kaybı dönemine en yakın dönem olan 01/01/2013-31/04/2013 (bundan sonra gösterge dönemi olarak alınacaktır.) performansının baz alındığı işletmenin bu çeyrekte 6.131.965,71-TL net satış gerçekleştirdiği ve aylık ortalama net satışları gösterge dönemi için 2.043.988,57-TL olduğu, diğer olağan gelir ve kârlar ve olağandışı gelir ve kâr kaybıyla ilgili olmamaları beklendiğinden brüt gelirlere eklenmediği, bu çerçevede gösterge dönemindeki ortalama net satışları kâr kaybı döneminde mahrum kalınan brüt gelir olarak kabul edildiği, işletmenin gösterge dönemi brüt gelirlere eklenecek kapalı olduğu dönemde mahrum kalmış olabileceği başka gelirinin bulunmadığı, kaybedilen net kârın hesaplanması amacıyla brüt gelirlerle karşılaştırılacak maliyetlerin değişken maliyetler olması gerektiği, satışların maliyetlerinin tamamının (satışların maliyetine dahil edilen amortismanlar söz konusu değilse) değişken gider olarak kabul edilmesi gerektiği, bilanço dip notlarından amortismanların hizmet üretim maliyetine yansıtılmadığının anlaşıldığı, bu çerçevede işletmenin satış maliyetlerinin tamamı brüt gelirlerle karşılaştırılacak maliyetler olduğu, işletmenin faaliyet giderleri ise sabit gider olarak kabul edilmiş ve brüt gelirlerle karşılaştırılacak maliyetlere dahil edilmedikleri, bu çerçevede işletmenin kapalı olduğu dönemdeki kâr kaybı kapalı olmasa bu dönemde realize edebileceği beklenen brüt satış kârına (net satışlar-satış maliyetleri) eşit olacağı, işletmenin kapalı olduğu dönemde elde edebileceği brüt kâr marjı, kapalı dönemin içinde bulunduğu mali yıla en yakın 2 dönem olan, yılın tamamında işletme faaliyetlerine devam edilebildiği, kâr kaybının yaşandığı dönem olan 2013 dönemindeki benzer bir olumsuzluk yaşamadığı için normal faaliyet dönemleri olarak kabul edilen 2012 ve 2014 mali yılları brüt kâr marjlarının (brüt satış karı/net satışlar) ortalaması kullanılarak hesaplandığı, söz konusu mali yıllarda gerçekleşen net satışlar, brüt satış kârları, brüt kâr marjları ve ortalama brüt kâr marjının tespit edildiği, kâr kaybının yaşandığı yıla en yakın normal faaliyet dönemlerinin ortalama kâr marjı olan %31.63, gösterge dönemi ortalama net satışları olan 2.043.988,57-TL ile çarpılınca kâr kaybı döneminin brüt kârı olarak tahmin edilen 646.557,24-TL rakamına ulaşıldığı, hesaplanan bu tutarın işletmenin yaşanan olay nedeniyle kapalı kalması sonucu uğradığı kazanç kaybı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, işletmenin su baskını sonucu uğradığı toplam zarar ve zararın sigorta ödemelerinden sonra oluşan net zararın hesaplamasının ise şu şekilde yapıldığı; zarar gören makine, teçhizat ve demirbaş zararının 1.019.702,00-TL ile baskına uğrayan katların tadilat maliyetinin 37.000,00-TL ile kapalı kalınan dönemde mahrum kalınan kâr olan 646.557,24-TL'nin toplamı sonucunda 1.703.259,24-TL zararın tespit edildiği ,bu zarardan ise sigorta şirketlerinden tahsil edilen 696.892,90-TL miktarın düşülmesi sonucunda toplam net zararın 1.006.366,34-TL olduğunun tespit edildiği, karşılanmayan zararın sorumluluk oranlarına göre davalı idarelere dağılımının ise; %15 kusur oranı tespit edilen Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin 150.954,95-TL zarardan sorumlu olduğu, %25 kusur oranı tespit edilen Kepez Belediyesi'nin 251.591,59-TL zarardan sorumlu olduğu, %60 kusur oranı tespit edilen Asat Genel Müdürlüğü'nün 603.819,80-TL zarardan sorumlu olduğunun" tespitlerine yer verilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yerinde görülmemiş, bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek mahiyette bulunmuştur.
Bu durumda, Özel ... Hastanesi'nin 15/04/2013 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde ortaya çıkan zararın meydana gelmesinde, ASAT Genel Müdürlüğü’nün %60, Kepez Belediye Başkanlığı'nın %25 ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin %15 oranında kusurlu olduğu, zarar gören makine, teçhizat ve demirbaş zararının 1.019.702,00-TL ile baskına uğrayan katların tadilat maliyetinin 37.000,00-TL ile kapalı kalınan dönemde mahrum kalınan kâr olan 646.557,24-TL'nin toplamı sonucunda 1.703.259,24-TL zararın tespit edildiği, bu zarardan ise sigorta şirketlerinden tahsil edilen 696.892,90-TL miktarın düşülmesi sonucunda toplam net zararın 1.006.366,34-TL olduğu sonucuna varıldığından, %15 kusur oranına isabet eden 150.954,95-TL zararın dava açma tarihi olan (Dairemizin 28.01.2020 tarihli ara kararı ile zararın tazmini istemine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan idari başvurunun davacı ve davalı idarelerden istenilmesine rağmen gönderilmediği görüldüğünden) 23.12 2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacıya tazmini gerektiği, %25 kusur oranına isabet eden 251.591,59-TL zararın idari başvuru tarihi olan 01.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Kepez Belediye Başkanlığı'nca davacıya tazmini gerektiği, %60 kusur oranına isabet eden 603.819,80-TL zararın idari başvuru tarihi olan 02.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Asat (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) Genel Müdürlüğü'nce davacıya tazmini gerektiği, fazlaya ilişkin davacının istinaf isteminin de reddi gerekmektedir.
Davalı idarelerin istinaf istemine gelince; yukarıda yer verilen gerekçe ile Kepez Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan istinaf istemlerinin reddine; ASAT Genel Müdürlüğü'nün ise istinaf isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1) Kepez Belediyesi ve Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan istinaf istemlerinin reddine; ASAT Genel Müdürlüğü'nün ise istinaf isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddine,
2) Davacının istinaf isteminin kısmen kabulüyle, Antalya .... İdare Mahkemesi'nin 28/12/2016 gün ve E:2013/1516, K:2016/1673 sayılı kararının kısmen kaldırılmasına,1.006.366,34-TL zararın %15 kusur oranına isabet eden 150.954,95-TL kısmının dava açma tarihi olan (Dairemizin 28.01.2020 tarihli ara kararı ile zararın tazmini istemine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan idari başvurunun davacı ve davalı idarelerden istenilmesine rağmen gönderilmediği görüldüğünden) 23.12 2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca davacıya ödenmesine, %25 kusur oranına isabet eden 251.591,59-TL zararın idari başvuru tarihi olan 01.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Kepez Belediye Başkanlığı'nca davacıya ödenmesine, %60 kusur oranına isabet eden 603.819,80-TL zararın idari başvuru tarihi olan 02.10.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Asat (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) Genel Müdürlüğü'nce davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin davacının istinaf isteminin reddine,
3-) Dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin yeniden dağıtılmasına, hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan nisbi 68.744,88-TL karar harcından, dava açılırken ve ıslah dilekçesinin verilmesi ile peşin olarak alınan 42.537,67-TL'lik tutarın mahsubuyla kalan 26.207,21-TL nisbi karar harcının mahkemesince müzekkere yazılarak davacıya tamamlattırılmasına, davacı tarafça karşılanan nispi karar harcının kusurları oranında davalı idarelerce (ASAT Genel Müdürlüğünce 41.246,92-TL'nin, Antalya Büyükşehir Belediyesince 10.311,74-TL'nin, Kepez Belediyesince 17.186,22-TL'nin) davacıya ödenmesine,
4-) A.A.Ü.T. uyarınca hükmedilen maddi tazminat yönünden belirlenen 67.368,31-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı idareler kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen maddi tazminattan dolayı A.A.Ü.T.'nin 13/3 maddesi uyarınca 67.368,31-TLvekalet ücretinin (haklılık oranına göre 28.631,53-TL'nin Kepez Belediyesi'ne; 25.263,12-TL'nin Antalya Büyükşehir Belediyesine; 13.473,66-TL'nin ASAT Genel Müdürlüğü'ne) davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5-) Aşağıda dökümü yapılan mahkeme aşamasına ilişkin 2.833,75-TL yargılama giderinin 1.144,83-TL'lik kısmının davalı idarelerden (686,89-TL'nin ASAT Genel Müdürlüğünden, 286,20-TL'nin Kepez Belediyesinden, 171,74-TL'nin Antalya Büyükşehir Belediyesinden) alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 1.688,92-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-) İstinaf aşamasında Kepez Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 273,40-TL yargılama giderinin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 185,70-TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 89,30-TL yargılama giderinin takdiren 69,30-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 20,00-TL kısmının davacıdan alınarak davalı ASAT Genel Müdürlüğü'ne verilmesine, davacı tarafından yapılan 2.226,50-TL yargılama giderinin 889,50-TL'lik kısmının davalı idarelerden (539,70-TL'nin ASAT Genel Müdürlüğünden, 224,87-TL'nin Kepez Belediyesinden, 134,93-TL'nin Antalya Büyükşehir Belediyesinden) alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 1.327,00-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-) Artan bilirkişi ve posta ücretinin istemi halinde Mahkemesince taraflara iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46/b. maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)