(2942 S. K. m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının hissedarı olduğu, İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ….. Mahallesi, 6197 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın, kısmen Paşaköy deresi ve kolları dere ıslah ve işletme bandı içinde kaldığından bahisle tamamen kamulaştırılmasına ilişkin tesis edilen işlemin kamu yararı bulunmayan kısmının iptali istemiyle açılan davada; "...kamulaştırma işlemi sonrasında arta kalan ve bu haliyle kullanımı mümkün olmadığı ileri sürülen taşınmazın 2942 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında kamulaştırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin uyuşmazlığın adli yargının görev alanına girmesi nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine yönelik İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih ve E:2017/688, K:2017/1336 sayılı kararının; davanın konusunun 2942 sayılı Kanunun 12/3. Maddesinde belirtilen şeklin tam aksine bir durum olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın bu madde kapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının hissedarı olduğu, İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, …….. Mahallesi, 6197 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın, kısmen Paşaköy deresi ve kolları dere ıslah ve işletme bandı içinde kaldığından bahisle tamamen kamulaştırılmasına ilişkin tesis edilen işlemin kamu yararı bulunmayan kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun "Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12. Maddesinde; "Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malın değeri;
a) Kamulaştırılmayan kısmın değerinde, kamulaştırma sebebiyle bir değişiklik olmadığı takdirde, o malın 11 inci maddede belirtilen esaslara göre takdir edilen bedelinden kamulaştırılan kısma düşen miktarıdır.
b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır.
c) Kamulaştırma dışında kalan kısmın bedelinde kamulaştırma nedeniyle artış meydana geldiği takdirde ise, artış miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin edilen bedelinden artan değerin çıkarılmasıyla bulunan miktardır.
Şu kadar ki, (c) bendi gereğince yapılacak indirme, kamulaştırma bedelinin yüzde ellisinden fazla olamaz.
(b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur.
Kamulaştırma dışında kalan kısım, imar mevzuatına göre yararlanmaya elverişli olduğu takdirde; kesilen bina, ihata duvarı, kanalizasyon, su, elektrik, havagazı kanalları, makine gibi tesislerden mal sahiplerine kalacak olanlarının eski nitelikleri dairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmeleri için gereken gider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur. Bu masraf ve bedeller (b) bendinde yazılı kıymet düşüklüğü miktarının belirlenmesinde gözönünde tutulmaz.
Bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur.
Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde, sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur. Bu hususları düzenleyen yönetmelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca; İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Tarım ve Orman, Köyişleri ve Kooperatifler bakanlıklarının görüşü de alınmak suretiyle hazırlanır. Bu yönetmelik, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulur ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Bu suretle kamulaştırılan mücavir taşınmaz mallar hakkında 22 ve 23 üncü maddeler hükmü uygulanmaz. İdare, bu taşınmaz mallar üzerinde imar mevzuatı hükümlerini de gözönünde tutarak dilediği gibi tasarrufta bulunabilir ve gerektiğinde Hazineye bedelsiz olarak devredebilir.
Kısmen kamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmaz mal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veya birkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasına bırakılmış ve yapılan kısmi kamulaştırma bu yerin tamamını veya bir kısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmaya ilişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlar hakkında yürütülerek kamulaştırma bedeli payları oranında kendilerine ödenir. Pay veya paydaşların sadece bu kısım için dava hakları vardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayan kısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlar arasından çıkarılır. Kamulaştırılan bu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur.
Bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir'' hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının hissedarı olduğu İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ….. Mahallesi, 6197 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın, 157,76 m² sinin Paşaköy deresi ve kolları dere ıslah ve işletme bandı içinde kaldığından kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak kamulaştırmadan arta kalan kısmın parsel malikleri tarafından kullanılamayacak durumda olduğundan taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verildiği, davacı tarafından ise dere ıslah ve işletme bandı haricinde kalan kısmın kamulaştırılmaması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise, mal sahibinin başvurusu üzerine, bu kısmın da kamulaştırılması zorunlu olduğu ve bu hususla ilgili olarak doğacak uyuşmazlıkların adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği açık olup, dava konusu uyuşmazlığın ise, kısmi kamulaştırmadan değil, taşınmazın tamamına yönelik yapılan kamulaştırmanın kısmi yapılması isteminden kaynaklandığı, bu sebeple 2942 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında olmadığı anlaşılan uyuşmazlığın adli yargı yerlerince değil idari yargı yerlerince görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih ve E:2017/688, K:2017/1336 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, bozma kararı üzerine Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, kararın taraflara tebliğ için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 29/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)