(2577 S. K. m. 45) (2918 S. K. m. 19)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına kayıtlı olan …. plaka sayılı aracın trafikten yasaklanması ve tescil kaydının kapatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 15.08.2016 tarih ve E.2016081215342838329 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına kayıtlı, ancak; yıllardır aramasına rağmen bulamadığı aracının mülkiyetinin tespiti ve tescili için açmış olduğu davada; İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.05.2016 günlü, 2015/349 Esas ve 2016/185 K. sayılı kararı ile aracın zilyetliğinin davacıda olmamakla birlikte mülkiyetin halen davacıda olduğuna karar verildiğinin görüldüğü, bu durumda; aracın mülkiyetinin halen davacıda olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, sahiplik bilgileri üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması veya kayıtlarının kapatılmasının mümkün olmadığı belirtilerek tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/07/2017 tarih ve E:2016/1874, K:2017/1332 sayılı kararına karşı, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda, zilyetliğinde bulunmayan aracın, kaydi mülkiyetinin devam etmesi nedeniyle motorlu taşıtlar vergisi gibi ödeme yükümlülüklerini de sürdürdüğü, trafik tescil kaydının silinmesine dair mevzuatta bir hüküm bulunmasa dahi, trafik tescil kaydının kaldırılması talebinin emsal yargı kararları doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı iddialarıyla, kararın kaldırılması ve işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Dava; davacı adına kayıtlı olan ….. plaka sayılı aracın trafikten yasaklanması ve tescil kaydının kapatılması istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 15.08.2016 tarih ve E.2016081215342838329 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından, davanın reddine dair İdare Mahkemesi'nce verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta, kararın kaldırılmasına ve işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/4. maddesinde, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. " hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Tescil Belgesi Alma Zorunluluğu" başlıklı 19. maddesinde; "Araç sahipleri araçlarını yönetmelikte belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorundadırlar." hükmüne, "Araçların Satış, Devir ve Tescili İle Bu İşlemlerle İlgili Yetki ve Sorumluluk" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının d) bendinde, "Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." hükmü yer almış, 135.maddesinde, bu Kanunla ilgili Karayolları Trafik Yönetmeliği ve diğer yönetmeliklerin kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde çıkarılarak Resmi Gazete'de yayımlanacağı ifade edilmiştir.
2918 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 18/07/1997 günlü 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 32.maddesinde "Tescil belgesi, aracın teknik özelliklerini, kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşunu ve sahibine ilişkin bilgileri ihtiva eden ve trafik tescil şube veya büroları tarafından düzenlenen belgedir. Aracın başkasına satışı veya devri, hurdaya çıkarılması, üzerinde teknik değişiklik yapılması ve kullanım amacının değişmesi hallerinde aşağıdaki hükümler saklı kalmak üzere tescil belgesi geçersiz sayılır. a) Üzerinde renk ve teknik değişiklik yapılan veya kullanım amacı değiştirilen araçlara ait tescil belgeleri, sahiplerinin gerekli uygunluğu sağlamaları bakımından Karayolları Trafik Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 30 gün süre ile geçerliliğini korur. b) Hurdaya çıkarılan araçların "hurdaya çıkarılmıştır" şerhi konularak sahiplerine verilen tescil belgeleri, araçların hurda olarak satışlarında sahiplik belgesi olarak kullanılır.", 37. maddesinde, "Noterler tarafından yapılan satış veya devir işlemlerinin bildiriminden itibaren bir aylık süre içerisinde ilgili trafik tescil kuruluşu tarafından yeni malik adına araç tescil belgesi düzenlenir. Trafikten çekilmiş veya çekilecek araçlar hariç olmak üzere, araç tescil belgesinin düzenlenebilmesi için yeni malik adına geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunması zorunludur. Araç Tescil Belgesinin malike teslim edilmesi ile birlikte Tescile İlişkin Geçici Belge hükümsüz sayılır. Tescil belgesinin bir ay içerisinde teslim edilememesi halinde yeni malike sorumluluk yüklenemez. Haciz, müsadere, zapt, buluntu, trafikten men gibi nedenlerle; icra müdürlükleri, vergi dairesi müdürlükleri, milli emlak müdürlükleri ile diğer yetkili kamu kurum veya kuruluşları tarafından satışı yapılan araçların satış tutanağının bir örneği aracın kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşuna üç işgünü içerisinde gönderilir. Aracı satın alanlar gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak ilgili trafik tescil kuruluşundan bir ay içerisinde adlarına tescil belgesi almak zorundadırlar. Alıcıların tescil belgesi almak için süresinde başvurmamaları halinde, bu araçlar alıcıları adına re’sen kayıt ve tescil edilir. 1/5/2010 tarihinden önce noterler tarafından satış veya devri yapılan araçların bir ay içerisinde alıcıları adına tescili için başvurulmaması halinde, önceki malikinin noter satış sözleşmesi ile birlikte müracaatı üzerine, bu araçlar alıcıları adına re’sen kayıt ve tescil edilir. Re’sen kayıt ve tescil işlemi yapılacak araçların tesciline ilişkin usul ve esaslar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir. 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında kiralanan araçlar; a) Kiracı adına satın alma hakkının oluştuğu andan itibaren otuz günlük süre içinde kiracı tarafından aracın kendi adına tescilinin yaptırılmaması veya kiralayana iade edilmemesi, b) Taraflar arasında yapılan sözleşmede aracın kiracı adına re’sen tescil edileceği hususunda karara varılmış ve kiracıya konu hakkında tebligat yapılmış olması veya adresinde bulunmadığından tebligatın yapılamadığının belgelenmesi halinde finansal kiralama şirketleri tarafından sözleşmenin ekleneceği bir dilekçe ile trafik tescil kuruluşuna müracaat edilmesi durumunda kiracısı adına re’sen tescil edilir.", 41.maddesinin 1.fıkrasında, "Sahiplerince trafikten çekilmek istenen araçlar hakkında aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır; a) Trafikten çekme işlemi, araç sahiplerinin, kanuni temsilcilerinin, vekillerinin veya tüzel kişiliklerce yetkilendirilen kişilerin dilekçeyle müracaatı üzerine muayeneye tabi tutulmadan herhangi bir trafik tescil şube veya bürosunca yapılır. b) Müracaat sırasında dilekçeye, ilgili vergi dairesinden alınmış motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası, trafik idari para cezası, mülga 11/2/1950 tarihli ve 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 21 inci maddesi ile 6001 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine göre verilen idari para cezaları ile geçiş ücreti borcu bulunmadığına dair ilişik kesme belgesi ile araç tescil belgesi, motorlu araç trafik belgesi ve tescil plakaları eklenir. Trafikten çekilecek araçtan dolayı yukarıda sayılan hususlarla ilgili borcu bulunmadığının Gelir İdaresi Başkanlığından elektronik sistemle tespit edilebilmesi halinde, belge ibrazı zorunluluğu aranmaz. c) Araç tescil belgesinin ilgili bölümüne “trafikten çekilerek tescili silinmiştir” kaydı konulur ve belge araç sahibine iade edilir, motorlu araç trafik belgesi ve tescil plakası geri alınarak iptal edilir. ç) Trafikten çekme işlemi tamamlanan aracın tescili silinir. d) Trafikten çekilen araç bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik sistemle, bunun mümkün olmaması halinde ise en geç onbeş iş günü içinde yazılı olarak ilgili vergi dairesine bildirilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda alıntısı yapılan Yönetmeliğin 32.maddesinde, tescil belgesi: "aracın teknik özelliklerini, kayıtlı olduğu trafik tescil kuruluşunu ve sahibine ilişkin bilgileri ihtiva eden ve trafik tescil şube veya büroları tarafından düzenlenen belge" şeklinde tanımlanmış, Yönetmeliğin alıntısı yapılan ilgili diğer hükümlerinde de, "sahibi" tarafından kullanılmayan/kullanılamayan araçların tescil kayıtlarının devri veya silinmesi yönünde düzenlemeler getirilmiştir. Bu bağlamda, sözkonusu Yönetmelik hükümleri değerlendirildiğinde; 41. maddenin trafikten çekilmek istenen araçların tescil kaydının silinmesi için borçlarının ödenilmiş olması dışında herhangi bir koşul öngörülmediğine dair düzenlemesinden de görüleceği üzere, araç tescil kayıtlarının silinmesinin önceden belirlenen katı şartlara bağlanmadığı, buna karşın tescile esas aracın hukuki veya fiili durumundaki değişiklik nedeniyle tescil kaydında değişikliğe (devir, kaydın silinmesi) gidilmesinin amaçlandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının, 24.12.1999 tarihinde Bakırköy 17. Noterliği'nde düzenlenen satış sözleşmesine istinaden 1992 model Peugeot marka aracını trafikte adına kayıt ve tescilini yaptırdığı, aracını 17.11.2000 tarihinde …. Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nde çalışan… isimli kişiyle imzaladıkları sözleşme ile satışını yaptığı, aracın anılan şirket tarafından başka bir kişiye satışının yapılabilmesi için 08.02.2001 tarihinde ….. ve ….. isimli kişilerin, Gaziosmanpaşa 8. Noterliği'nde düzenlenen "vekaletname" ile "vekil" tayin edildiği, trafik tescil kayıtlarında davacı adına kaydı devam eden aracın birkaç kez daha aynı yöntemle satışının yapıldığı, aracın 23.08.2001 tarihinde "ölümlü trafik kazası"na karıştığı, aracı kullanan kişinin mahkumiyetine dair verilen karar ve açılan tazminat davasının davacıya da yöneltilmesi üzerine …. Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şirketi ve davacının aracının satışını yaptığı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca verilen "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar üzerine vergi ve diğer borçlarını ödeyen davacının; "araç mülkiyetinin tespiti ve tescili" konulu İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada; 24.05.2016 günlü ve E:2015/349, K:2016/185 sayılı kararla, "aracın zilyetliğinin davacıda olmadığının tespitine, sair diğer istemlerinin de reddine" karar verilir.
Aktarılan süreç sonrasında, 11.08.2016 tarihinde Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne başvuran davacı, aracın adına olan trafik tescil kaydının silinmesi üzerinde başvuruda bulunmuş ise de; isteminin reddine dair tesis edilen dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Trafik tescil kaydı davacı adına olan aracın, Kasım 2000 ayında … Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti'nde çalışan ….. isimli kişiyle imzalanan sözleşme satışının yapıldığı, daha sonra aracın satışı için vekaletname verilmesi, aracı alan kişilerin aracın trafik tescil kaydının adlarına tesisi için davacı tarafından suç duyurusunda bulunulması, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ve bu davada verilen karar, birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, davacının uzun bir süre trafik sicil kaydının silinmesi için hukuki yollara başvurduğu, aracı alan şahısların trafik tescil kaydını yaptırmamaları üzerine idari davayı açmak zorunda kaldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarıldığı üzere, noter satış sözleşmesi ile aracın satışı yapılmamış olsa da, aracın satışı için noterde düzenlenen "vekaletname" ile satışa yetki verilmesi, zilyetliğini ve mülkiyet üzerindeki tasarruf hakkını yıllar önce sözleşme ile devreden ve hak sahipliğinin yansıması trafik tescil kaydının sonlandırmasını isteyen davacının, isteminin reddine dair dava konusu işlemde hukuki güvenlik ilkesine uygunluk görülmemiştir.
Bu durumda; davacının Kasım 2000 ayında sattığı ve satışın yapılması için de Şubat 2001 ayında "vekaletname" verdiği ….. plaka sayılı araçla ilgili diğer koşullar yönünden de (vergi, ceza v.s borcu yönünden aranan koşullar) sağlaması durumunda trafik tescil kaydının silinmesi gerekirken, noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olduğu ve devir işlemi yapılamayacağı belirtilerek başvurunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 14/07/2017 tarih ve E:2016/1874, K:2017/1332 kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 241,95.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, istinaf aşamasında sehven alınan 31,40- TL karar harcının davacıya iadesine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (6) bendi uyarınca kesin olarak 14/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)