(2577 S. K. m. 54) (657 S. K. m. 102, 104) (659 S. KHK. m. 14)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 25/04/2017 gün ve E:2016/903; K:2017/727 Sayılı kararının 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun mülga 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Düzeltilmesi istenen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek talebin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinde hukuk müşaviri olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ilişkin vekalet ücreti ödenmesi yönündeki başvurusunun, 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartını sağlamadığından bahisle reddine ilişkin 02.02.2015 tarih ve 40941 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 14. İdare Mahkemesince davanın reddi yönünde verilen 26/02/2016 gün ve E:2015/216, K:2016/603 Sayılı karar; kararın düzeltilmesi talebine konu kararla onanmış olup, davacı tarafından, anılan kararın düzeltilmesi ve idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
659 Sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında; "...İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a-) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55'i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40'ı eşit olarak ödenir...." hükmü, anılan Kanun Hükmünde Kararnameye dayalı olarak çıkartılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin (a) fıkrasında; "...Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55'i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40'ı eşit olarak ödenir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Hukuk Müşaviri olarak 27.06.2014 tarihinde Hukuk Müşavirliğinde göreve başladığı, Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca vekalet ücreti ödemesi yapılması hususunda 29.12.2014 tarihli dilekçeyle idareye başvuruda bulunduğu, idare tarafından davacının bu süre içerisinde kullanmış olduğu 19 gün yıllık izin süresinin fiili çalışma süresinden sayılıp sayılmayacağı hususunda Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünden görüş sorulduğu, davacının altı aylık fiili çalışma koşulunu sağlamadığı yönünde görüş belirtildiği, dava konusu işlem ile davacının başvurusunun reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, vekalet ücretinin; dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenmesi öngörülen %40'lık payın dağıtımına ilişkin olup, yukarıda değinilen düzenlemelerde yer alan altı aylık sürenin hesabında yıllık izinde geçen sürelerin dikkate alınıp alınmayacağı hususunda düğümlenmektedir. Bu nedenle, konuya ilişkin düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 102. maddesinde yıllık izin hakkı, 104. maddesinde de mazeret izinleri düzenlenmiş olup, 104. maddenin (G) fıkrasında; "Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz." hükmüne yer verilmiştir.
İdare mahkemesince; anılan düzenlemeden hareketle ve hukuk biriminde görev yapan hukuk müşavirlerinin vekalet ücretinin %40'lık kısmından pay almalarının fiilen çalışma şartına bağlandığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan düzenleme ile kasdedilenin, "fazla çalışma ücreti", "nöbet ücreti" gibi fiilen yapılan çalışmaların karşılığı olarak verilen ödemeler olduğu, 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda değinilen 14. maddesinde yer verilen "altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak" şartının ise Anayasal bir hak olan yıllık izin kullanımından etkilenmemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bilfarz; anılan süre, altı ay değil de bir yıl olarak öngörülmüş olsaydı, yıllık izin sebebiyle herkesin çalışma süresi bir yılın altına düşeceğinden, hiç kimsenin vekalet ücretinden pay alamaması gibi bir sonuç ortaya çıkacaktı ki, kanun koyucunun maksadının bu olmadığı açıktır.
Bu duruma göre; davacının vekalet ücretinin %40'lık kısmından pay verilmesine ilişkin başvurusunun reddine ilişkin işlemde ve bu işleme karşı açılan davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiş olup, davacının karar düzeltme isteminin kabul edilerek idare mahkemesi kararını onayan Dairemiz kararının kaldırılması ve anılan idare mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; kararın düzeltilmesi isteminin kabulüyle Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 25/04/2017 gün ve E:2016/903; K:2017/727 Sayılı kararının kaldırılmasına, Ankara 14. İdare Mahkemesince verilen 26/02/2016 gün ve E:2015/216, K:2016/603 Sayılı kararın bozulmasına; dava konusu işlemin iptaline; 2014 yılı vekalet ücretinden davacının payına düşen miktarın başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine; aşağıda dökümü gösterilen toplam 367,40 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine 21/11/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmesi, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun mülga 54. maddesinde yazılı nedenlerin varlığı halinde mümkün olup, bu maddede sayılan nedenlerden hiçbirine uymayan kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)