(3194 S. K. m. 5, 29) (Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 18/07/2014 tarih ve 1118 sayılı kararı ile onaylanan, 11/11/2014 tarihinde askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın ile bu plana ilişkin A.9 ve B.2 plan notlarının iptali istemiyle açılan davada, "...bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra taraf iddiaları göz önünde bulundurularak bilirkişilerden ek rapor alınması yoluna gidilmiş, alınan ek raporun da taraflara tebliği sağlanarak taraf beyanları alınmış, taraf beyanları raporları kusurlandıracak nitelikte görülmediğinden söz konusu raporların hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, dava konusu 18/11/2014 onama tarihli 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın ve heliport alanlarına ilişkin B.2 plan notunun imar mevzuatına ve hukuka aykırı olmadığı, 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın A.9 plan notuna ilişkin kısmının ise imar mevzuatına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı" gerekçesiyle dava konusu 18/11/2014 tarihli 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın A.9 plan notuna ilişkin kısmının iptaline, davanın 18/11/2014 tarihli Nazım İmar Planı'nın ve B.2 plan notunun iptaline yönelik kısmının ise reddine, ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 07/07/2017 tarih ve E:2015/284, K:2017/1723 sayılı kararının "redde" ilişkin kısmının davacı tarafından; bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, plan notları ile ilgili bir inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporunda plan geneline yönelik inceleme yapılarak plan notu yönünden görüş bildirildiğinin görüldüğü iddialarıyla, "iptale" ilişkin kısmının davalı idarece; plan notu ile daha önce usulüne uygun ruhsat alınan kişilerin kazanılmış haklarının korunmasının amaç edinildiği, mahkeme kararının hatalı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Savunma Özeti: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TMMOB Şehir Plancıları Odası Savunma Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinde; nazım imar planı, “varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan” şeklinde; uygulama imar planı ise, “tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yasanın 29. maddesinde; "Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır. Ruhsat yenilenmesi ve plan tadili sırasında ayrıca harç alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış, bağımsız bölümlerin brüt alanında veya niteliğinde değişme olması halinde yeniden hesaplanacak harçtan evvelce ödenen harç tutarı, tenzil edilir. Yeni durumda hesaplanan harç tutarında azalma olması halinde iade yapılmaz. Diğer kanunlardaki muafiyet hükümleri saklıdır. Ruhsat ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir." kuralı yer almaktadır."
Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 12. maddesinde; "İnşasına 2 yıl içinde başlanmayan veya 5 yıllık ruhsat süresi içinde tamamlanmayan ve süresi içinde ruhsat yenilemesi yapılmayan yapılar, ruhsatsız yapı olarak değerlendirilir. Ruhsat süresi içinde yapılan başvurularda ilgili idarelerin ruhsatı yeniledikleri tarihe bakılmaksızın ruhsat, ilk ruhsat alma tarihindeki plan ve mevzuat hükümleri kapsamında beş yıl uzatılarak yenilenir. Süre uzatımı başvurusu yapılmayan yapılarda idareler, ruhsat süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç 30 gün içinde yapı yerinde seviye tespitini yapar. Ruhsatı hükümsüz hale gelenlerin inşasına devam edilebilmesi için yeniden ruhsat alınması zorunludur. Ruhsat ve eklerine uygun olarak tamamlanmasına rağmen ruhsat süresi içinde yapı kullanma izni düzenlenmemesi nedeniyle ruhsatı hükümsüz hale gelen yapılara, denetimi yapan fenni mesul mimar ve mühendisler veya yapı denetim kuruluşları tarafından denetim raporu hazırlanmak ve ilgili idare tarafından dosyasında ve yerinde, inceleme ve tespit yapılmak koşuluyla yeniden ruhsat düzenlenmeksizin yapı kullanma izin belgesi verilir. Mevcut yapılarla ilgili özel bir hüküm getirilmeden imar planı değişikliği yapılan alanda kalan yapılar da ilk ruhsat alındığı tarihteki plan hükümleri dikkate alınmak suretiyle bu hükme tabidir.........Uygulama imar planı değişikliği nedeniyle; parselin durumu, binanın parseldeki konumu, kat adedi, yapı yaklaşma mesafeleri, KAKS, TAKS veya kullanım kararı gibi plana ait kararlara aykırı hale düşen yapılar ruhsat eki projelerine göre tamamlatılır. Bu yapılardan Kanunun 29 uncu maddesindeki süre nedeniyle ruhsatı hükümsüz hale gelenlerin inşasına devam edilebilmesi için ilk ruhsat koşullarına göre yeniden ruhsat alınması zorunludur. Uygulama imar planında mevcut yapılarla ilgili özel bir hüküm bulunması halinde uygulamalar plan hükümlerine göre yapılır......” kuralı yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu bölgenin Esenyurt TEM Kuzeyini kapsayan 15/06/2009 tarihli 1/100000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni planında Küçük Sanayi Alanı ve Jeolojik Sakıncalı Alanlar ve Meskun Alan lejantında yer aldığı, planlama alanını kapsayan 08/11/2010 tasdik tarihli Esenyurt 1. Ve 2. Etap 1/5000 ölçekli NİP hakkında açılan davalar ile ilçe sınırlarının diğer kısımlarında açılan davalar sonucunda verilen iptal kararları üzerine ilçe bütününde bütüncül bir yaklaşımla tek bir nazım imar planı oluşturulması gerekliliğinin doğduğu, bu amaçla Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı'nın 17/12/2012 gün ve 19133 sayılı yazısı ile Bakanlık yetkisinde rezerv alan sınırlarına alınan kısmın 13/04/2013 tarihli TEM güneyi 1/5000 ölçekli NİP sınırı dışında tutulduğu, bu plan hakkında verilen yürütmenin durdurulması kararı sonrası rezerv alandan çıkarılan kısmın planlı hale getirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu ve dava konusu planın 18/07/2014 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylanarak 07/11/2014-08/12/2014 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, 18/07/2014 tasdik tarihli nazım imar planına bağlı A.9 ve B.2 plan notlarının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda “....A-9 numaralı plan notunda önceki planlara göre alınmış ruhsatların müktesep hak olduğu bu nedenle de geçerliliklerini koruyacağı belirtildiği, bu durumun ise Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği'ne aykırı olduğu, 5 yıllık ruhsat süresi ile ilgili herhangi bir kısıtlama getirmeksizin yapılan düzenlenmenin mevzuat açısından aykırılık teşkil ettiği ve bu plan notu ile plan onama tarihinden önce ruhsat almış tüm parsellerin etkilenebileceği, B.2 plan notunda helikopter pisti alanının, öncelikle sağlık, itfaiye, haberleşme gibi tesisler gibi sosyal altyapı alanları içerisinde yapılabileceği ya da ulaşım ağlarına yakın açık alan, meydan ve park gibi yeşil alanlarda olabileceğinin söylendiği, imar planları ile ilgili yasal mevzuat (İmar Kanunu, Planlı alanlar tip imar yönetmeliği ve mekânsal planlar yapım yönetmeliği) incelendiğinde heliport alanları için doğrudan her hangi bir düzenleme bulunmadığı ancak bu alanları ulaştırma ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirecek olursak bu alanların Teknik Altyapı alanları içerisinde olduğunun düşünüldüğü, heliport alanlarının yapılabilmesi için yetkili kurumun Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü iken imar planlarında bu amaca uygun yerler oluşturma işinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunun heliport alanlarına ilişkin mevzuattan anlaşıldığı, söz konusu plan notunda da heliport yönetmeliğine uyulması şartı getirildiği, imar mevzuatında açıklanmamış olan heliport alanlarının sivil havacılık koşullarına uygun şekilde donatı alanları içerisinde ayrılmasının bir sakınca yaratmayacağı, hatta günümüz teknolojik olanaklarının kullanılabilmesine yönelik olarak sağlık, itfaiye ve ulaşım bağlantılarına yakın açık alanlar gibi donatı alanlarında heliport alanlarının ayrılmasının acil durumlarda toplumsal ihtiyaçların karşılanabilmesi için önemli olduğundan kamusal faydanın da söz konusu olduğu değerlendirilmektedir.'' görüşlerine yer verilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildikten sonra taraf iddiaları göz önünde bulundurularak bilirkişilerden ek rapor alınması yoluna gidilmiş, alınan ek raporun da taraflara tebliği sağlanarak taraf beyanları alınmış, taraf beyanları raporları kusurlandıracak nitelikte görülmediğinden söz konusu raporların hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, dava konusu 18/11/2014 onama tarihli 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın ve heliport alanlarına ilişkin B.2 plan notunun imar mevzuatına ve hukuka aykırı olmadığı, 1/5000 ölçekli Esenyurt TEM Kuzeyi Nazım İmar Planı'nın A.9 plan notuna ilişkin kısmının ise imar mevzuatına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.”gerekçesiyle A.9 plan notunun iptaline, B.2 plan notunun ise reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, Dairemizce de hukuka uygun bulunan kararın "red" de ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, bu kısım yönünden istinaf isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu Nazım İmar Planı notlarından A.9 plan notu incelendiğinde;
Anılan Plan notunda "Planlama alanında ticaret, konut ve konut + ticaret alanlarında varsa bu plandan önce yürürlükte olan imar planlarına uygun olarak alınmış olan ruhsatlara esas müktesep hakları aynen korunacaktır. Bu plan onayından sonraki yeni yapılaşmalarda bu plan şartları geçerli olacaktır.” hükmü öngörülmektedir.
Olayda, davanın konusunun Nazım İmar Planı notlarından sadece A.9 ve B.2 notlarına münhasır olduğu halde mahkemesince bilirkişilere parsel bazlı soru sorularak fonksiyonun uygun olup olmadığı hususlarına girilmek suretiyle bilirkişi raporunun hazırlandığı, sadece raporun son kısmında esas uyuşmazlığa yönelik görüş bildirildiği, A.9 plan notuyla ilgili yapılan tesbitlerin ise Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği 12. maddesine aykırı olduğu gibi tamamen plan notunun yorumlanmasına yönelik hukuki değerlendirmeye ilişkin olması nedeniyle bilirkişi raporunda belirtilen hususa ilişkin tespitler ile bu tespitlere dayalı olarak verilen mahkeme kararı yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre; yapı ruhsatı alanların iki yıl içinde inşaata başlaması ve beş yıl içerisinde inşaatı tamamlamalarının gerektiği, ruhsat süresi içerisinde yapılan yenileme başvurularında ilgili idarelerin ilk ruhsatın alındığı tarihteki plan ve mevzuat hükümleri kapsamında ruhsatı yenileyecekleri, bu hususlara uyulmaması (iki yıl içinde inşaata başlanılmaması, 5 yılda inşaatın tamamlanmaması ya da süresinde ruhsat yenilemesinin yapılmaması) durumunda ise ruhsatın hükümsüz hale geleceği anlaşılmakta olup, dava konusu plan notunda da hükümsüz hale gelen ruhsatlara yönelik bir düzenlemenin yer almadığı, daha önceden yürürlükte olan planlara uygun olarak alınmış ve halen yürürlükte olan ruhsatlara ilişkin müktesep hakların korunmasının amaçlandığı ve bu durumun yukarıda metni verilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu görüldüğünden, dava konusu A.9 plan notunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf talebinin reddine; davalı idarenin istinaf talebinin kabulü ile İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 07/07/2017 tarih ve E:2015/284, K:2017/1723 sayılı kararının "iptal"e ilişkin kısmının kaldırılmasına ve anılan kısım yönünden davanın reddine, dava netice itibariyle tamamen "ret" şeklinde sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 2.568,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf aşamasında yapılan 112,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ilk derece mahkemesince vekalet ücreti yönünden davalı idare lehine hüküm kurulduğundan ayrıca hüküm kurulmamasına, posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince ilgililere iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 27/12/2017 tarihinde A.9 plan notu yönünden oybirliğiyle, B.2 plan notu yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Mülga Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 18.maddesinde "Her ölçekteki planlar EK-2’de verilen lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanır." hükmü yer almaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 10. maddesinde; "(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır. (2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır.
(3) Gösterim listesine ilişkin teklif niteliğinde olan, öznitelikler ve kodlamalar ile planların özelliği gereği ihtiyaç duyulacak gösterim tür ve tipi Bakanlıkça değerlendirilerek uygun görülen gösterimler, Bakanlığın internet sayfasında ilan edilir. Bakanlıkça ilan edilmeyen gösterim planlarda uygulanamaz." hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Nazım İmar Planı notlarından B.2 plan notu incelendiğinde;
-“Planlama alanının merkezi özellik gösteren alanlarında sağlık, itfaiye, haberleşme, iletişim gibi tesislerin bulunduğu alanlarda, ulaşım ağlarına yakın alanlardaki açık alan, meydan park gibi yerlerin uygun noktalarında ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınması, heliport yönetmeliğinin uyulması şartı ile helikopter iniş-kalkış pisti (heliport alanı) yapılabilir.” hükmü bulunmaktadır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri dava konusu olayla birlikte değerlendirildiğinde; helikopter alanlarının Nazım İmar Planı lejantlarında teknik alt yapı alanları olarak gösterilmesi gerektiği, Uygulama İmar Planı lejantlarında ise, teknik alt yapı alanları içinde helikopter iniş alanı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Ayrıca mevzuatla belirlenen lejantlara uyularak plan yapılması gerektiği, ilan edilmeyen gösterimin planlarda yer alamayacağı sonucuna varılmıştır. Dava konusu olayda ise, özellikle meydan, park gibi toplum yararına tahsis edilen ve herkesin ulaşmasına açık olan yerlerde helikopter alanları yapılabileceği belirtilerek anılan mevzuattaki lejantlara aykırı plan notu getirildiği görülmüştür. Bu sebeple söz konusu plan notunun mevzuata aykırı olması nedeniyle iptali gerektiği düşüncesiyle, davanın B.2 plan notuna ilişkin kısmı yönünden çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)