(2709 S. K. m. 138) (2981 S. K. Ek m. 1) (2577 S. K. m. 28) (3194 S. K. m. 18, Ek. m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ..... Mahallesi, 25/3 pafta, 7305 parsel sayılı davacı kooperatife ait taşınmazın, taşınmaz üzerine yer alan site bloklarının birleştirilerek hak sahiplerine tapularının verilmesini sağlamak amacıyla, 7305 parsel ile 1196 ada 1 parselin tevhit edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Ataşehir Belediye Başkanlığı'nın 22.04.2013 tarih ve 678764/3724-7194 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, "...davalı idarenin beyanlarından, "Mahkeme kararı ile iptal edilen uygulamanın kök parsellere dönülerek yeniden yapılaması için 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı, bu planın yapımı kentsel dönüşüm alanları hakkında yine yasal düzenlemeler ile konunun nasıl çözüleceği hususunda bir öngörüde bulunulamadığından, Danıştay, Yargıtay ve İdare Mahkemelerinin kararlarında iptal edilmiş bir imar uygulamasında, uygulama yapmak için yeni bir planı beklemenin zaruriyet gerektirip gerektirmediği, bunun bir ön şart olup olmadığı araştırması gerektiği hakkındaki kararları incelenmiş, Mahkeme kararının geciktirilmeksizin uygulanmasına binaen (İYUK: 28, Anayasamızın: 138.maddesi) bahse konu imar uygulamasında yeni bir planın beklenmesi hakkında bir zaruriyet bulunmadığının tespiti üzerine, iptal edilmiş imar uygulaması öncesindeki kök parsele dönmek için 13/02/2013 tarih 99148768-251.04.01-2013-665685 sayılı Müdürlük onayı (ihale yetkilisi) ile kök parsele dönmek için ihale süreci başlatılmış" denilmekte olduğu ancak dava sürecinin başlangıcından bugüne kadar da henüz sorun çözücü bir karar alınmayarak kök parsele dönüş işlemlerinin tamamlanmadığı ve Mahkeme kararının tam, eksiksiz, doğru ve geciktirilmeksizin yerine getirilmediği ve yukarıda teknik olarak açıklanan gerekçeler de dikkate alındığında; dava konusu Ataşehir Belediye Başkanlığı'nın 22.04.2013 tarih ve 99148768.622.01-Ref 678764/3724-7194 sayılı işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 23/05/2017 tarih ve E:2013/2134, K:2017/1201sayılı kararının; iptal edilen ıslah imar planı uygulaması ile oluşan 1196 ada 1 parsel ile uygulama kapsamı dışında bulunan 7305 parselin tevhit edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkeme kararı ve bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı, tevhit işleminin yerine getirilebilmesi için yürürlükte ve geçerli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmadığı, tevhit talebinin karşılanma imkanının bulunmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ….. Mahallesin, 25/3 pafta, 7305 parsel sayılı davacı kooperatife ait taşınmazın, taşınmaz üzerine yer alan site bloklarının birleştirilerek hak sahiplerine tapularının verilmesini sağlamak amacıyla, 7305 parsel ile 1196 ada 1 parselin tevhit edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Ataşehir Belediye Başkanlığı'nın 22.04.2013 tarih ve 678764/3724-7194 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Yukarıda davanın özeti kısmında belirtilen mahkeme kararı gerekçesinde yer alan hususların tevhid talebinin reddine yönelik işlemin iptalini gerektirecek bir gerekçe olamayacağı, karar gerekçesinin ancak imar uygulamasının yargı kararı ile iptal edilmesine rağmen geri dönüşüm işlemi yapılmamasına yönelik işleme karşı olabileceği, bu yönüyle mahkeme gerekçesinin dava konusu işlemle ilgili olmadığı görüldüğünden, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davacı kooperatifin 7305 parsel ile 1196 ada 1 parselin tevhit edilmesi isteminin hukuken mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olayda; 1972 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda bölgenin 25 pafta, 5832 ve 5831 parseller olarak Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, 1973 yılında Üsküdar Kadastro Mahkemesinde parseller bazında tapu tespit ve tescil davası açıldığı, 1990’lı yıllarda mahkeme sürecinin sonuçlandığı, 1978 yılında 1/2000 ölçekli Şerif Ali Çiftliği Gecekondu Önleme Bölgesi Planı yapıldığı ve bu plan doğrultusunda 1984 yılında dava konusu parseller 5832 ve 5831 numaralı parseller geçici harfler alarak A, B, C, gibi adalara ayrıldığı, ancak Kadastro Mahkemesi devam ettiğinden kadastral ada ve parsel olarak numaralarına dönüştürülemediği, geçici ada ve parsel numaralı yerlerin 1984 yılında davacı Tasfiye Halinde S.S ......Konut Yapı Kooperatifi'ne tahsis edildiği, davacı Kooperatifin, 25/3 pafta, 7314, 7305, 7306, 7307 parsel ile 1191 ada, 2 parsel 1190 ada, 1 parsel, 1196 ada, 1 parsel, 1195 ada 1 parsel üzerinde 1984 yılında, 13.07.1978 tasdik tarihli 1/2000 ölçekli Şerifali Gecekondu Önleme Bölgesi … Yapı Kooperatifi Yerleşme Planı doğrultusunda yapılaştığı, 5832- 5833- 5835- 5836- 5837- 5838- 3539- 5840- 5841- 5843- 5844- 5845 sayılı parsellerde Ümraniye Belediye Encümeni'nin 28.10.2004 tarih ve 5566 sayılı kararı ile 2981-3290 sayılı kanunun 10 (b-c) maddelerine göre Islah İmar Planı uygulama çalışması (Şuyulandırma) yapıldığı, imar uygulamasına karşı açılan davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 03.07.2007 tarih E.2005/1496, K.2007/1878 sayılı kararı ile imar uygulamasının iptaline karar verildiği, Danıştay 6.Dairesinin 14.05.2008 tarih E.2008/1455, K.2008/3027 sayılı kararı ile de mahkeme kararının onandığı ve karar düzeltme aşamasının da reddedilerek kararın kesinleştiği, 03.10.2013 tarih 2013/9 sayılı Belediye Encümen kararı alınarak "imar uygulaması tabidir" şerhi düşülmesi için Tapu Müdürlüğü'ne gönderildiği ve Tapu Müdürlüğü'nün 08.02.2013 tarih 2607 sayılı yazısı ile iptale konu ıslah imar uygulaması ile oluşan tüm parsellere "imar uygulaması tabidir" şerhinin düşüldüğü, davacı kooperatif tarafından, hak sahiplerine tapularının verilmesini sağlamak amacıyla, 7305 parsel ile 1196 ada 1 parselin tevhit edilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun dava konusu işlemle reddedildiği, öte yandan, bu dava açıldıktan sonra Ataşehir Belediye Encümeninin 03/03/2016 tarih ve 2016/149 sayılı kararı ile iptal edilen imar uygulaması sonrası kök parsele geri dönülmesi kararı alındığı ve geri dönüş işleminin güncellenmiş son bilgiler çerçevesinde tapuya tescili için de 06.06.2017 tarih ve 2017/409 sayılı encümen kararının alındığı ve gerekli bilgi ve belgelerin Kadastro Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, bilirkişi raporunda "geçerli imar planına göre yapılaşma hakkını kullanan ve bu anlamda yasallık kazanan topluca yapılaşmış olan alanda bazı blokların tapuda da yasallaşıp bazılarının ise halen yasallık kazanamaması mülkiyet hakkı açısından da haksızlık oluşturmaktadır. Bu sorunların çözülmesi için alanda gerçekleşecek herhangi bir dönüşüm ya da yenileme çalışması ve uygulamasından önce, asli kadastral parsele (kök parsele) dönülmesi ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.maddesine göre, ilgili parselin 3290 sayılı Yasayla eklenmiş Ek 1 madde koşullarını sağlaması nedeniyle de birlikte ele alındığı imar uygulaması yoluyla hisseli yapının çözümüne dair işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir." şeklinde tespitlere yer verildiği de görülmektedir.
Bu durumda, davacının tevhidini istediği 1196 ada 1 parselin 2004 yılında ıslah imar planı kapsamında yapılan imar uygulamasına dahil olduğu, bu imar uygulamasının ise yargı kararı ile iptal edildiği, diğer parsel olan 7305 parselin ise imar uygulaması kapsamına alınmadığı, davacı tarafından tapu sorunlarının çözümü için iki parselin tevhidinin gerektiği belirtilmekte ise de, ortada yargı kararı ile iptal edilmiş bir imar uygulamasının bulunması nedeniyle öncelikle geri dönüş işlemlerinin tamamlanarak kök parsele dönülmesi ve sonrasında şartların bulunması halinde meri imar planlarına göre 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi (ve 2981 sayılı Yasanın Ek-1 madde koşullarının bulunması halinde bu maddenin de dikkate alınarak) imar uygulaması yapılması ve yapılaşma düzenine uygun imar parsellerinin oluşturulmasının sağlanması gerekirken, bu süreç tamamlanmadan parsellerin tevhidi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 23/05/2017 tarih ve E:2013/2134, K:2017/1201 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 2.537,75 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 126,20 TL posta gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46.maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 04.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)