(3194 S. K. m. 42) (2577 S. K. m. 45) (6183 S. K. m. 37, 55, 58)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/05/2017 gün ve E:2016/1204, K:2017/797 sayılı kararın; davalı idare tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü:
Dava; 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesine göre, 18.05.2016 tarih ve 1132 sayılı Konak Belediye Encümeni kararı ile verilen 92.579,00 TL idari para cezasının kesinleşmesi üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla Konak Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenen 04.10.2016 tarih ve 1/1 cilt, No:2020563, 30004378 hesap-sicil numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İzmir 5. İdare Mahkemesinin 11/05/2017 gün ve E:2016/1204, K:2017/797 sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu kamu alacağının kaynaklandığı para cezasının verildiği "tamamlanan 2.kat + 3.kat + 4.kat" imalatlar bakımından yapıyı yapan yapı sahibi sıfatı bulunmadığı sonucuna varılan davacının para cezası yönünden "böyle bir borcu olmadığı" kapsamında değerlendirildiğinde; tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; davacının ödeme emrinin dayanağı olan encümen kararlarına karşı dava açmadığı bu nedenle para cezalarının kesinleştiği ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararlarının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 11/05/2017 tarih ve E:2016/1204, K:2017/797 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37.maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, 55.maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı, 58.maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, "böyle bir borcu olmadığı" veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açmasının gerektiği hükümlerine yer verilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Konak İlçesi, 617 Sokak, No:6 adresinde ve tapunun 54 ada, 3 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde; 17.12.2014 tarihinde 6425 sayılı Yapı Tatil Zaptı ile "Ruhsatsız zemin ve 1. kat betonarme imalatı bitmiş, 2. kat kolonları yapılmış, 2. kat tabiiye betonu dökülmüş durumda" tespit yapıldığı, 28.04.2016 tarih ve 1443 sayılı Yapı Tatil Zaptı ile "ruhsatsız 2. katı tamamlanmış, üzerine yaklaşık (10 m x 4,35 m) ebadında (2. katın tabiiye betonu dökülmüş duvarlar örülmüş inşaat tamamlanmış, 3. ve 4. katlar ikmal edilmiş tüm katlar kullanılıyor durumda" tespit yapılarak yapının mühürlendiği, ruhsatsız inşaatın sahibi L. B. hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca kapalı alanlar için 29.021,44 TL, duvar örülmesi ve asmolen döşeme yapımı imalatları için 17.268,54 TL olmak üzere toplam 46.298,98 TL. para cezasının tekerrür sebebiyle bir kat artırılarak toplam 92.579,00 TL para cezası verilmesine dair Konak Belediye Encümeni'nin 18.05.2016 tarih ve 1132 sayılı kararı ile işlem tesis edildiği, bu kararın davacıya 11/07/2016 tarihinde tebliğ edilmesine karşın dava açılmadığı, anılan imar para cezasının tahsili amacıyla da dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Ödeme emri, konu edindiği kamu alacağını tahakkuk ettiren idari işlemden ayrı ve bağımsız diğer bir idari işlem olup, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsiline yönelik bir işlemdir. Ödeme emrinden önceki işlemler olmadan kamu alacağı hukuken doğmayacağından; ödeme emri düzenlenmesi de söz konusu olamaz; yani, ortada birbirini izleyen zincirleme işlemler söz konusudur. Bu işlemler zincirinin, kamu alacağının tahsil edilmesine kadar da uzaması; örneğin, ödeme emrinin tebliğ edilerek ödeme süresi geçmesine rağmen, ödememe eyleminin sürdürülmesi halinde, haciz işlemi yapılması; ödememe halinin devamı durumunda da haczedilen malın satılması gerekecektir. Bu işlemler zincirinin ayrı bir halkasını oluşturan her işlemde mevcut hukuka aykırılıklar, yalnızca o işlemi hukuka aykırı kılar ve o işlemin iptali istemiyle açılacak idari davada ileri sürülmesi halinde idari yargıç tarafından dikkate alınır. Şayet içerdiği hukuka aykırılıklara karşın, bu işlemlerden birisi dava konusu edilmeyecek olursa, idari dava açma süresinin geçmesiyle hukuka uygunluk karinesinden yararlanmaya başlayan bu işlemin, zincirin sonraki halkasını oluşturan işleme karşı açılacak idari davada hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasına hukuken olanak kalmaz. Başka bir anlatımla; idari yargı yerinin daha geriye giderek, idari dava açma süresi içerisinde idari 'davaya konu edilmemekle bir tür yargısal dokunulmazlık kazanan tarh ve tahakkuk işlemlerini hukuka uygunluk denetimine tabi tutması idari istikrar ilkesine de aykırı olacaktır.
Bu durumda; idari para cezası verilmesine yönelik encümen kararına karşı dava açılmamış olması karşısında; davacı iddialarının açılacak olan iptal davasında incelenebileceği, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; "böyle bir borcum yoktur." kapsamında değerlendirilmesine hukuken olanak bulunmadığının anlaşılması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 11/05/2017 gün ve E:2016/1204, K:2017/797 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 198,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 121,70-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 19.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)