(2577 S. K. m. 37) (193 S. K. m. 25, 61, 94)
İSTEMİN ÖZETİ : ….. Bank A.Ş.'de çalışmakta iken işverenle yapılan "İş Sözleşmesinin Karşılıklı Olarak Sonlandırılmasına İlişkin Sözleşme" (İkale Sözleşmesi) uyarınca iş akdi sona erdirilen davacıya anılan sözleşme nedeniyle ödenen "Anlaşma Bedeli" üzerinden kaynaktan kesinti suretiyle tahsil edilen gelir(stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemi; dosyanın incelenmesinden, davacının iş akdinin 03/06/2016 tarihinde feshedildiğinin, kendisine, "İş Sözleşmesinin Karşılıklı Olarak Sonlandırılmasına İlişkin Sözleşme" hükümleri uyarınca, izin ücreti ile ihbar ve kıdem tazminatlarına ek olarak "Anlaşma Bedeli" adı altında 77.400,00- TL ödeme yapıldığının, işverenin bu tutara isabet eden gelir(stopaj) vergisini tevkif ederek bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne beyan edip ödediğinin, davacının ikale sözleşmesi uyarınca yapılan söz konusu ödemenin gelir vergisine tabi olmadığından bahisle iadesi istemiyle Büyük Mükellefler Vergi Dairesi'ne başvurduğunun, başvurunun reddi üzerine, şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na yapılan başvurusunun da 01.03.2017 tarih ve E.25503 sayılı yazı ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; dava konusu verginin ait olduğu "Anlaşma Bedeli", davacının çalıştığı şirket tarafından iş akdinin sona erdirilmesi nedeniyle yasal bir zorunluluk olmaksızın, davacıya, işsiz kalması sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödeme olduğundan, bu ödemenin işverene bağlı olarak ve hizmet karşılığı yapıldığından, dolayısıyla, ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığından bahsedilemiyeceği; bu durumda, davacıya iş güvencesi tazminatı adı altında yapılan söz konusu ödemelerden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesi ve 94. maddesinin birinci fıkrasına bağlı (1) işaretli bent uyarınca vergi kesintisi yapılmasına olanak bulunmadığı; bu nedenle, çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından yasal bir zorunluluk olmaksızın davacıya yapılan ödemenin ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun yukarıda yer verilen 25. maddesiyle gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında, söz konusu ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gibi, söz konusu tevkifat işlemi, açıkça verginin mevzuuna girmeyen gelir unsuru üzerinden gerçekleştirilmiş olması nedeniyle vergi hatası kapsamında olacağından, bahse konu kesintinin düzeltme ve şikayet hükümleri doğrultusunda iptali ve tahsil edilen tutarın iadesi için yapılan başvurunun reddine dair işlemde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 27.10.2017 gün ve E:2017/490, K:2017/1484 sayılı kararının; davacıya "Anlaşma Bedeli" adı altında ödenen tutarın tazminat ve benzeri bir ödeme olmaması nedeniyle gelir vergisinden müstesna olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden, ikale sözleşmesi uyarınca iş akdi sona erdirilen davacıya anılan sözleşme uyarınca yapılan "Anlaşma Bedeli" üzerinden hesaplanan ve davacının işvereni tarafından İstanbul İlinde bulunan Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına muhtasar beyanname ile beyan edilmesi üzerine anılan Vergi Dairesince tarh, tahakkuk ve tahsil edilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yine bu Vergi Dairesine yapılan düzeltme başvurusunun reddinden sonra Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan şikayet başvurusunun da reddi üzerine bu ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın, Ankara 2. Vergi Mahkemesince karara bağlandığı anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Vergi uyuşmazlıklarında yetki" başlıklı 37. maddesinde, "Bu Kanununa göre vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme: a)Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, b) (Ek : 10/6/1994 - 4001/17 md.) Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, c) Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen, d) Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan, Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeye göre, ikale sözleşmesi uyarınca iş akdi sona erdirilen davacıya anılan sözleşme uyarınca ödenen "Anlaşma Bedeli"nden kaynaktan kesinti suretiyle tahsil edilen gelir(stopaj) vergisini (davacının işvereni tarafından muhtasar beyanname ile beyan edilmesi üzerine) tarh ve tahakkuk ettiren Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığının İstanbul İlinde bulunması nedeniyle, söz konusu verginin iadesi istemiyle düzeltme-şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddine dair işlemin konusunu oluşturduğu bu davanın, Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığın bulunduğu İstanbul'daki vergi mahkemelerince karara bağlanması gerektiğinden, anılan davaya konu uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle Ankara 2. Vergi Mahkemesince verilen istinaf başvurusuna konu kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davalı İdarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 27.10.2017 gün ve E:2017/490, K:2017/1484 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının, yetkili İstanbul Vergi Mahkemesine gönderilmek üzere Mahkemesi'ne iadesine, Mahkemesince yeniden verilecek kararda istinaf yargılama giderleri de hükme bağlanacağından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 17.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)