(2577 S. K. m. 2, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Mahkemesince dava konusu işlem Sarıyer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 15.04.2016 tarih ve 24635399-622.03-E.2216 sayılı işleminin iptali istemi olarak kabul edilip bakılan davada; davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2016 tarih ve E:2016/1720, K:2016/1682 sayılı kararın istinaf yoluyla bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesinin 1/a. bendinde "İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası .." idari dava türü olarak sayılmıştır.
Dava dosyasının İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2016/1091, 2016/1719 ve 2016/1718 Esas sayılı dosyaları ile birlikte incelenmesinden;
Davacıya; 27.04.2016 tarihli tebellüğ ilmuhaberi ile Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 15.04.2016 tarih ve 2216 sayılı yazısı gereği işgali altında olan …. 10632 ada, 3 parsel sayılı taşınmazı 30 gün içinde tahliye etmesi, aksi halde işlemlerin belediyelerince yapılarak masrafların %20 fazlası ile tarafından tahsil edileceği içerikli tebligatın yapıldığı, Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce Zabıta Müdürlüğü'ne yazılan yazı incelendiğinde de özet olarak ; "... ….. 10632 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz yazımız ekinde görüleceği üzere 20.03.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli … Cendere C Bölgesi Uygulama İmar Planında "Dini Tesis Alanı" nda kalmaktadır. Mülkiyeti "Maliye Hazinesi" ne ait olan taşınmaz ile ilgili konunun Müdürlüğünüz tarafından incelenerek, gereği hususunu bilgilerinize arz ederim." içerikli olduğu,
Davacıya yapılan bu tebligatlar üzerine, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2016/1091 Esasına kayden "İstanbul Büyükşehir Belediyesi 07.08.2003 onanlı 1/5000 ölçekli ve ilçe belediyesince hazırlanan 20.03.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli imar planlarının, 1.750 m2'lik taşınmazı kapsayan alanlarının kısmen enkaz yıkımı ve hukuka aykırı tüm işlemler dahil olmak üzere avan projesi ile yapılması planlanan inşaat hakkında Sarıyer Belediyesince verilen 15.04.2016 tarih ve 24635399-622.03-E.2216 sayılı kararın, … Köyü, 3 pafta, 69 parsel sayılı taşınmazda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan DOP uygulamasının, yıkım kararının ve belirtilen işlemlerin, delil tespitiyle belirlenecek bağlısı tüm işlemlerin iptali" istemi ile açılan davada, dava konusu edilen işlemlerin net olmadığı ve her bir idari işleme karşı ayrı dava açılması gerekçeleri ile 22.06.2016 tarih ve E2016/1091, K:2016/1195 sayılı dilekçe ret kararının verildiği,
Verilen dilekçe ret kararı üzerine İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2016/1719 Esasına kayden, …. Köyü, 3 pafta, 69 parsel sayılı taşınmaz yönünden imar uygulamasının iptali istemi ile,
İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2016/1719 Esasına kayden, ….. Köyü, 3 pafta, 69 parsel sayılı taşınmaz yönünden imar planının iptali istemi ile dava açıldığı anlaşılmaktadır.
İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 2016/1720 Esasına kayden açılan istinafa konu davanın dava dilekçesi incelendiğinde ise; dilekçenin "Yürütmenin Durdurulması ve İptali İstenen Karar" kısmında, "27.04.2016 tarihinde tebliğ edilen Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 15.04.2016 tarih ve 2216 sayılı kararı" ibaresine yer verildiği, dilekçenin "Netice ve Talep" kısmında; "27.04.2016 tarihinde tebliğ edilen Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 15.04.2016 tarih ve 2216 sayılı kararı hakkında avan proje ile yapılması planlanan inşaat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptaline, bahusus anılan işlemler ve yıkım kararı da dahil olmak üzere tüm işlemler hakkında yürütmenin durdurulması ve iptal kararı verilmesi" şeklinde taleplere yer verildiği görülmektedir.
Ancak şayet davacı "Sarıyer Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 15.04.2016 tarih ve 2216 sayılı kararı"nın iptalini istiyor ise, bu yazı idarenin iç işleyişine konu bir yazı olduğundan dava konusu edilmesine imkan bulunmamaktadır, öte yandan sonuçtaki talep metinleri dikkate alındığında ise, davacı taleplerinin muallak olduğu, dilekçenin başında yer verdiği talebine eklerde bulunduğu, "15.04.2016 tarih ve 2216 sayılı kararı hakkında avan proje ile yapılması planlanan inşaat hakkında yürütmenin durdurulması ve iptaline, bahusus anılan işlemler ve yıkım kararı da dahil olmak üzere tüm işlemler hakkında" şeklinde taleplerinin muallak talepler olduğu, davacının kendisine tebliğ edilen taşınmazı tahliye etmesi gerektiğine yönelik tebellüğ ilmuhaberini mi, yoksa işgali altında olan taşınmaza yapılacak olan inşaata ait projenin mi, veya birden fazla idari işlemin mi iptalini istediğinin belirli olmadığı, "yıkım kararı da dahil olmak üzere tüm işlemler hakkında" ibaresinin çoğul ve yine muallak bir ibare olduğu, hangi idari işlem veya işlemelerin iptalinin istenildiğini tespite imkan verecek şekilde net olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlem veya işlemlerin neler olduğunun tam bir netlik içinde ortaya konulup, bu işlemler yönünden hüküm kurulması gerekirken, dava konusu işlemler belirlenmeden verilen kararda hukuki isabet görülmemiş olup, Mahkemece gerekirse dilekçe ret kararı verilmek suretiyle belirlenecek dava konusu işlemler hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/10/2016 tarih ve E:2016/1720, K:2016/1682 sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5.fıkrası uyarınca dava dosyanın mahkemesine gönderilmesine, yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)