(Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü m. 95, 96, 104)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirkete ait "… Plaza" adlı otelin 30 gün süreyle kapatılmasına ilişkin İzmir ili, Konak ilçesi, Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu'nun 17.08.2016 tarih ve 239 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü’nün 95. maddesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılacağı, bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tespit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulacağı, bu yerler hakkında komisyonca 104 üncü maddeye göre işlem yapılacağı hükmü; 96. maddesinde, otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece kulübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamdan uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkânının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılacağı hükmü; 104. maddede ise; usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tespit edilen 95 ve 96 ncı maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılacağı hükmünün yer aldığı, olayda, … isimli şahıs vermiş olduğu ifadesinde telefonda … isimli bayana …… Otelde olduğunu ve oda numarasını söylediğini, otele kayıt yaptırırken de resepsiyon görevlisine misafirinin sonradan geleceğini söylediğini beyan ettiği, … ise telefonda konuştuğu …'nin yönlendirmesi ile otele kayıt yaptırmadan 5. kat 1511 no'lu odaya çıktığını, yarım saat kadar sohbet ettiklerini kesinlikle ilişkiye girmediklerini beyan ettiği, resepsiyon görevlisinin …'nin odaya misafiri geleceği yönünde bir beyanda bulunmadığı, …'nin ise yoğunluktan dolayı odaya çıkarken görülmediği şeklinde ki beyanları da dikkate alındığında davacı şirkete ait otelde fuhuş yapıldığının ve bu olayın işyeri yönetimi ve çalışanlarının bilgisi dahilinde olduğunun yeterli ve somut tespitlerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığı, bu durumda, davacıya ait otelde, genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği, diğer bir ifadeyle, otel idaresi veya görevlilerinin bilgisi dahilinde fuhuşa yer temin edildiği hususu şüpheden uzak somut delillerle ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin 06/12/2016 gün ve E: 2016/1189, K: 2016/1592 sayılı kararının; fuhuş amaçlı kullanım nedeniyle Komisyonun kendilerine verdiği yetkiye dayanarak kamu düzeni ve güvenliğinin gereği gibi sürdürülebilmesi için önleyici ve koruyucu nitelikte araçlar olarak kabul edilen idari yaptırımların konuluşundaki asıl amacın kural ihlallerini caydırmak amacıyla kamu düzeni ve toplum huzurunun sağlanabilmesi ve dengeli ortamın oluşturulması için davaya konu kapatma kararının verildiği, usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Hiçbir delil, belge, resim kamera kaydı, tanık ifadesi vb. gibi somut, geçerli ve yasal bir delil olmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemeleri'nin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 06/12/2016 gün ve E:2016/1189, K:2016/1592 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesi'nce yatırana iadesine, 28.02.2017 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)