(5510 S. K. m. 102) (2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, çalışanları A. E. ve G. S.'a ait asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olarak verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 17.368,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 03.06.2014 tarih ve 1291190.035-64 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı şirket çalışanlarından G. S. tarafından fazla mesai ücretlerinin tazmini istemiyle açılan davada İzmir 10.İş Mahkemesi'nin 30.12.2011 tarihli, E:2011/317, K:2011/1009 sayılı kararıyla sigortalı çalışanın 11.07.2008-20.09.2010 tarihleri arasında işyerinde çalıştığı ve haftada 21 saatlik fazla çalışmasının bulunduğu tespitiyle 9.754,27 TL fazla mesai ücretinin sigortalıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 12.02.2014 tarih, E:2012/13390, K:2014/4304 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; davacı şirket çalışanlarından A. E. tarafından fazla mesai ücretlerinin tazmini istemiyle açılan davada İzmir 9.İş Mahkemesi'nin 20.10.2011 tarihli, E:2011/390, K:2011/707 sayılı kararıyla sigortalı çalışanın haftada 9 saatlik fazla çalışmasının bulunduğu tespitiyle 4.006,22 TL fazla mesai ücretinin sigortalıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 29.01.2014 tarih, E:2011/52700, K:2014/2355 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; 03.06.2014 tarihinde davalı kurum tarafından 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde öngörülen 2008/9,10,11,12 ve 2009/1,2,3,4,5,6,7,8,9. aylara ilişkin asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin süresi içinde kuruma verilmediği iddiasıyla 2x6 ay(7.992,00TL), 2x3 ay(3.832,00TL), 2x4 ay (5.544,00 TL) olmak üzere toplam 17.368,00 TL idari para cezasının kesilmesi üzerine anılan kararının iptali ile ödenen 17.798,00 TL tutarın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, Mahkemeleri dosyasına gelen İzmir 9. İş Mahkemesinin 2011/390 E. sayılı dosyası ile İzmir 10. İş Mahkemesinin 2011/317 E. sayılı dosyasında bulunan bilgi, belge ve bilirkişi raporlarının incelenmesinden; davacı şirket çalışanlarından Gökhan Solak'ın haftalık 21 saatten çalıştığı dönemler toplamında 2373 saat fazla çalışmasının bulunduğunun tespit edildiği, bu çalışmanın yıllık yaklaşık 1054 saat olduğu gözetildiğinde bu işçinin davacı şirkette çalıştığı dönem içerisinde yıllık yerleşik içtihat gereği ancak 270 saatlik fazla çalışmasının beyan dışı bırakılabileceği açık olup bunun dışında kalan fazla çalışma saatlerinin işverence süresinde beyan edilmemesi nedeniyle asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin usulüne uygun olarak verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin yukarıdaki gerekçelerle hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bu işlem sebebiyle davacı şirket tarafından ödenen miktarın tazmini talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 19.07.2017 tarih, E: 2014/1602, K: 2017/1152 sayılı kararın; yargılama aşaması devam eden bir uyuşmazlıkla alakalı bildirim yapılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmayacağı gibi cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 5. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 19.07.2017 tarih, E: 2014/1602, K: 2017/1152 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)