(2577 S. K. m. 5, 31) (6100 S. K. m. 282) (4250 S. K. m. 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde restaurant işleten davacının tarafına TAPDK belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 06/04/2016 gün ve 1147 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının dava konusu işletmenin meskun mahalde yer aldığı, ayrıca benzinlik ve restoranın farklı bölümlerde bulunduğu yönündeki iddia ve itirazları dikkate alınarak Mahkemelerince de gerekli görülmesi üzerine ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, söz konusu karar doğrultusunda taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu taşınmazın meskun mahal sınırları içerisinde olduğu, dava konusu taşınmazın içerisinde bulunduğu İzmir İstanbul yolu üzerindeki akaryakıt istasyonuna ait mağaza kapsamında bulunmadığı" şeklinde görüş bildirdiği görülmekte ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu, 2577 sayılı Yasanın 31. maddesi ile yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca yargı yerinin bilirkişilerin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirileceğinin açık olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddesi uyarınca, hakimin bilirkişi raporu doğrultusunda karar verme zorunluluğu bulunmadığından, sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor teknik açıdan yeterli görülmesi halinde vardığı sonucun aksi yönünde olmak da dahil karar verilmesi gerektiği düzenlemenin tabii sonucu olduğu, bu bağlamda; bilirkişi raporunda dava konusu işletmenin meskun mahal sınırları içerisinde olduğu, uyuşmazlık konusu restoran yapısında akaryakıt istasyonuna ait logo, isim vb. ifadeler içeren tabela ya da afiş bulunmadığından dava konusu taşınmazın içerisinde bulunduğu İzmir-İstanbul yolu üzerindeki akaryakıt istasyonuna ait mağaza kapsamında bulunmadığı belirtilmiş ise de, yerinde yapılan incelemelerde (keşif esnasında çekilen fotoğraflarda da görüleceği üzere), söz konusu restoranın Petrol Ofisi Akaryakıt istasyonunun hemen yanı başında yer aldığı, uyuşmazlık konusu restoranın bulunduğu yapı ile akaryakıt tesisi arasında fiziksel bağ bulunmasa da dava konusu restoranın akaryakıt istasyonu sınırları içerisinde faaliyet gösterdiği açıkça görüldüğünden işletmecisinin farklı olmasının dava konusu restoranın benzinlik içi açık içki satış noktası olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinin kabulü gerekmekte olup bahsi geçen tespitler kapsamında söz konusu işyerinde içki satışının mümkün olmayacağı sonucuna varıldığı, bu durunda, 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 11. fıkrası uyarınca getirilen düzenleme ile akaryakıt istasyonlarında faaliyet gösteren işyerlerinde alkol satışının yasaklanması suretiyle kamu düzeni tesisinin amaçlandığı, alınan bu tedbirin trafik güvenliğinin sağlanması amacı ile Anayasanın 5. maddesi uyarınca devlete yüklenen kamu düzenini koruma ödevinin bir gereği olduğu nazara alındığında akaryakıt istasyonu içerisinde faaliyet gösterdiği anlaşılan işyeri için TAPDK satış belgesi düzenlenmesi amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 14/09/2017 tarih, E:2016/464, K:2017/1146 sayılı kararın; Mahkemece yaptırılan keşif sonucu hazırlana bilirkişi tarafından, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın meskun mahal sınırları içerisinde olduğu, dava konusu taşınmazın içerisinde bulunduğu İzmir-İstanbul yolu üzerindeki akaryakıt istasyonun ait mağaza kapsamında bulunmadığı yönünde rapor verildiği, yasal dayanağının bulunmadığı hususları ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca, davacının duruşma istemi yerinde görülmemiş olup, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 2. İdare Mahkemesince verilen 14/09/2017 tarih, E:2016/464, K:2017/1146 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46/d bendi uyarınca kararımızın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz yolu açık olmak üzere, 14/03/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AYRIŞIK OY:
Dava, Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde restaurant işleten davacının, işyeri için daha önce verilmiş olan TAPDK belgesinin süresinin uzatılmasına ilişkin başvurusunun reddine ilişkin 06/04/2016 gün ve 1147 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 6. maddesinin 11. fıkrasında, "Meskun mahaller ve konaklama yerleri hariç olmak üzere, otoyollardaki ve devlet karayollarındaki yapı ve tesislerde alkollü içki satışına ve tüketimine izin verilmez. Öğrenci yurtları, sağlık hizmeti verilen yerler, spor müsabakası yapılan stadyum ve kapalı spor salonları, her türlü eğitim ve öğretim kurumları, kahvehane, kıraathane, pastane, bezik ve briç salonları ile akaryakıt istasyonlarının mağaza ve lokantalarında alkollü içkilerin satışı yapılamaz." kuralına yer verilmiştir.
Olayda; ilk derece Mahkemesi tarafından yukarıda anılan yasa kuralı ile alkollü içki satışı yasaklanan yerler bakımından davacının işyerinin durumunun belirlenmesi için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; bilirkişi raporunda özetle işyerinin bulunduğu taşınmazın "meskun mahalde" bulunduğu, üzerinde bulunan parsellerin imar parseli olmadığı, yürürlükteki imar planlarında "akaryakıt istasyonu" işlevi bulunan alan üzerinde olduğu, ancak planın uygulaması bakımından yapılmış imar uygulaması bulunmadığı, aynı alan üzerinde ve işyerinin bitişiğinde bulunan akaryakıt istasyonu ile ilişkisi ve konumu ile işleyişi yönünden işyerinin akaryakıt istasyonunun lokantası niteliğinde olmadığı görüşüne yer verildiği, Mahkemenin bilirkişi raporunu gözönünde bulundurmakla birlikte işyerinin akaryakıt istasyonunun sınırları içinde bulunduğu, bu durumda anılan yasa kuralı ile getirilen yasak ve sınırlandırma kapsamında kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının işyeri ile yanındaki akaryakıt istasyonun imar planında "akaryakıt ve LPG" istasyonu işlevi getirilmiş alanda yer aldığı, bu alanın üç farklı kadastral parseli içerdiği, planın uygulaması niteliğinde bir imar uygulaması ile bu alan üzerinde imar parsellerinin elde edilmediği, işyerinin akaryakıt istasyonunun bütünleyeni ve/veya eklentisi niteliğinde bir lokanta olmadığı, otopark gereksinimi dahil akaryakıt istasyonundan bağımsız bir işyeri niteliğinde olduğu ve meskun mahalde yer aldığı açık olduğundan; davacının işyerinin yanında bulunan akaryakıt istasyonunun lokantası olarak nitelenerek mevcut satış belgesinin yenilenmesine ilişkin başvurusunun reddine ilişkin işlemde; "neden ve konu" bakımından hukuka uyarlık, aksi yöndeki kararda ise hukuksal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının başvurusunun kabulü, başvuruya konu kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali gerektiği düşüncesi ile Dairemizin istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararına katılmıyorum. (¤¤)