(2577 S. K. m. 2, 45) (685 S. KHK. m. 1, 7)
İSTEMİN ÖZETİ: ..... Üniversitesi, Hukuk Fakültesinde, Fakülte sekreteri olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı idareye bağlı Yönetim Kurulu'nun 07/09/2016 tarih ve 36/03 sayılı kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; dava konusu işlemden sonra yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka bir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı buna göre davacının görevinin, bir yasama hükmü olan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan sonlandırılması karşısında ortada hukuki denetim yapılacağı bir işlemin mevcut olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde …. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/01/2017 gün ve E:2016/555, K: 2017/142 sayılı kararın; taraflarca savunma dilekçelerinde de belirtilen gerekçelerle mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALIN ÖZETİ: ….. üniversitesi Rektörlüğü tarafınca mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmiş olup, davacı tarafından istinaf dilekçesine cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; davacının davalı idare bünyesinde görev yaparken Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı idareye bağlı Yönetim Kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı üniversite bünyesinde bulunan Yönetim Kurulu kararı ile kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiş ise de; davacının kamu görevinin daha sonra yürürlüğe giren başka bir yasama hükmü olan 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan sonlandırılması karşısında, ortada idarece tesis olunan hukuki denetimin yapılacağı idari bir işlemin kaldığından söz etmenin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka uygun olmadığı, davanın esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülerek idare mahkemesi kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü kanunun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, iptal davalarının, "idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar" olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının konularından birini oluşturan bireysel idari işlemler, belli kişiler üzerinde yeni bir hukuki durum yaratma veya değiştirme gibi sonuçlar doğurmakta olup, görevli ve yetkili yargı merciince bu işlemler iptal edilinceye veya işlemi tesis eden idarece geri alınıncaya, kaldırılıncaya, değiştirilinceye veya düzeltilinceye kadar hukuki geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla bireysel işleme karşı açılmış bir iptal davası söz konusuysa, bu dava sonuçlanıncaya kadar hakkında işlem tesis edilen kişi ile işlem arasındaki ilişki işlemin ilk tesis edildiği hukuki sebeplerle birlikte devam eder nitelik arz etmekte olduğundan, iptal davasında idari işlemin hukuka uygunluk denetiminin işlem tarihi itibariyle geçerli olan düzenlemeler esas alınarak yapılacağı da yargısal içtihatlarla kabul görmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı üniversiteye bağlı kurumda görev yapan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca aynı üniversite bünyesinde bulunan yönetim kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davayı açtığı, dava konusu işlemden sonra yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname hükmüne göre ekli listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı ve davacının da bu listede isminin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 667 sayılı KHK'de; "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personelin Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmünde, 668 sayılı KHK ile değişiklik yapılarak, "2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla, yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel bakımından ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında Üniversite Yönetim Kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmü getirilmiş, davacı hakkında da bu düzenleme uyarınca Üniversite Yönetim Kurulu kararı ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının kamu görevinin daha sonra yürürlüğe giren bir yasama hükmü olan Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan sonlandırılması nedeniyle Mahkemelerince hukuki denetimin yapılacağı bir idari işlemin kalmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmişse de, sözü edilen ve sonradan yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname hükmünün, davacının üniversite yönetim kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemi ortadan kaldırıcı veya değiştirici nitelikte olmadığı esasen iki işlemin niteliğinin ve hukuki irdelemesinin farklı olduğu görüldüğünden, davanın konusuz kaldığı söylenemez.
Bu durumda; Mahkemece davacı tarafından iptali istenen ve Kanun Hükmünde Kararnamenin atıf yaptığı yasa hükmüne istinaden yönetim kurulu kararı ile ihracına yol açan işlemin hukuki denetiminin yapılarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hukuken denetleme olanağı olmayan KHK ekinin dikkate alınarak yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın konusuz kaldığından bahisle "karar verilmesine yer olmadığı" yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, 23 Ocak 2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında KHK'nin 1. maddesinde "Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/07/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla onaylanan Olağanüstü Hal Kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan Kanun Hükmünde Kararname Hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur. "hükmüne yer verilmiş, aynı KHK'nın 7. maddesinde ise, "komisyona başvurular valilikler aracılığı ile yapılır. Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılanlar ya da ilişiği kesilenler, en son görev yaptıkları kuruma da başvurulabilir.
Başvuru tarihi, valiliklere veya ilgili kurumlara başvurunun yapıldığı, tarih olarak kabul edilir. Valilikler ve ilgili kurumlar kendilerine yapılan başvuruları gecikmeksizin Komisyona iletir. Mükerrer başvurular işleme alınmaz." hükmü getirilmiştir.
Anılan madde hükmüne göre, ancak KHK eki listeyle ihraç edilenlerin komisyona başvurmaları gerektiğinden, daha önce yönetim kurulu kararı ile ihraç edilmiş olan davacının bilahare KHK eki liste ile ihraç edildiğinden komisyona başvurmasına engel bir durumu olmadığı gibi, açmış olduğu iş bu davanın esasının incelenmesine de engel bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine, Mahkemesince kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, anılan Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 17.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)