(4458 S. K. m. 211, 242)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı firma adına tescilli 21.03.2016 tarih ve IM027238 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın gözetim uygulamasına ilişkin tebliğinde belirtilen kıymetin esas alınması neticesinde fazladan tahakkuk ve tahsil edildiğini ileri sürdüğü gümrük vergisi, toplu konut fonu ve katma değer vergisinin yasal faizi ile iadesi istemi ile yapılan başvurunun reddi üzerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi kapsamında yapmış olduğu itirazın reddine dair 06.04.2016 tarih ve 2016/101 sayılı işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle iadesi istemiyle açılan davada; davacı şirketin gümrük beyannamesi ile beyan ettiği kıymetin fazla olduğunu iddia ettiği, mezkur beyannamede bir ihtirazi kaydın mevcut olmadığı ve 2011/1 sayılı genelge hükümlerine göre işlemler yapıldıktan sonra beyannamenin tescil edildiği yani gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten itibaren üç yıllık süre içerisinde Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine göre geri verme talebinde bulunulduğu, bu istemin reddi üzerine Bölge Müdürlüğü'ne itiraz edildiği, davalı idarenin idari itirazı, yükümlünün beyanı üzerine yapılan tahakkukun hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddetmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, incelenen olayda maddi olayın ve hukuki durumun tanımlanması uyuşmazlığın çözümü açısından gerekli olduğu, olayda bir ek tahakkuk bulunmadığı sabit ve ihtilafsız olduğu, ancak ister ihtirazi kayıt konulmak suretiyle verilen beyannameye veya ihtirazi kayıt konulmadan verilen beyannameye dayanılarak tahakkuk ettirilen vergilere karşı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211.maddesine göre söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edildiği tarihten itibaren ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaat ile kanunen ödememeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu veya kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirildiği iddiasıyla başvuru yapabileceği ve bunun reddi üzerine idari itiraz yoluna gidilmesinin mümkün olduğu, dava konusu olayda, davacı şirketin iade istemi ve itiraz dilekçesinde belirtilen birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı, ihtilaf, kayda (gözetime) tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla vergi ile fonun yasaya uyarlık arz edip etmediği noktasına ilişkin olduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla gözetim uygulaması ile ilgili olarak belge aranmaması için eşyanın bedeli yükseltilerek beyan edilen kıymet, Gümrük Kanunda yer alan düzenlemelere göre gümrük kıymeti olarak alınacak gerçek satış bedeli olmadığı tartışmasız olup; ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle fazladan tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen vergiler ile fonun iadesi istemini reddeden Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece davacı şirketin kanuna karşı hile yaptığı ileri sürülmekte olup, davalı idarece davacı şirketten, Mahkeme kararına göre davacı şirketin söz konusu ithalata ilişkin CİF bedeli 2013/9 sayılı tebliğ hükümlerine göre yeni bir kayıt belgesi ibrazını yahut elektronik ortamdaki kaydın ithalatçı tarafından ilgili gümrük idaresine sunulmasını gerektirmesi halinde bu yükümlülüklerin davacıdan istenebileceği de açıktır. Ayrıca, davalı idarece kanuna karşı hile yaptığı düşünülen firmaların CİF kıymetinde fatura tutarı ile yurtdışı gider arasında bariz farklılıklar olduğunun görülmesi halinde ilgili firmalardan yurtdışı giderlere ilişkin belgeler istenilerek, sadece belgelendirilen giderlerin kabulü suretiyle yeni bir kayıt belgesi istenilerek gerçeğe aykırı fazladan beyanda bulunulmasının önüne geçilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davalı idareye fazladan ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesince verilen 14/11/2016 gün ve E: 2016/809, K:2016/1353 sayılı kararın; somut olayda herhangi bir ek tahakkukun söz konusu olmadığı, gözetim uygulanmasına karar verilen eşyanın belirlenen kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirildiği, davacı tarafın ise kendisi için hiçbir vergisel yükümlülük getirilmemesine rağmen bu zorunluluğa uymamak amacı ile kendi hür iradesi ile fazladan yurt dışı gider beyanında bulunduğu, dava konusu olayda satış bedeline 4458 sayılı Kanunun 27. maddesi gereği yurt dışı gider eklenerek verginin matrahının belirlendiği, burada kanuna aykırı bir husus bulunmadığı, yükümlünün kendi isteği ile beyan edilen tutar üzerinden idarece tahakkuk ettirilen ve kesinleşen vergilerin yanlışlıkla tahsil edildiği ya da fuzulen tahsil edildiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, geri verme talebi 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 118. maddesi kapmasına girmediği, 4458 sayılı Kanunun 216. maddesi uyarınca geri verme kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması halinde, ilgilinin talebi üzerine, üç aylık sürenin bitiminden itibaren faiz ödeneceği, ödenecek faizin de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun tecil faizine ilişkin hükümlerine göre hesaplanacağı, bu hüküm gereğince Mahkeme kararının faiz yönünden de usul ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 14/11/2016 gün ve E:2016/809, K:2016/1353 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 44,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 04/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)