(657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava; Trabzon ili Sürmene ilçesi ……. Anadolu Lisesi'nde Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Öğretmeni olarak görev yapan davacının, İstanbul ili Şişli ilçesi …..Özel Eğitim ve Meslek Eğitim Merkezi'nde görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, tevhiden 657 sayılı Kanun'un 125/D-l maddesi uyarınca 1 yıl kademe ilerlemesi durdurma cezası ile cezalandırılmasına yönelik 03.07.2015 tarih ve 6899526 sayılı işlem ve bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin 07.01.2016 tarih ve 620974 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 14/12/2016 gün ve E:2016/362, K:2016/1750 sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında alınan ifadelerin değerlendirilmesinden, davacının her bir farklı eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, davacı lehine bir yorumla davacının fillerinden en ağır cezayı gerektiren fiil dikkate alınarak tek bir ceza verilmek suretiyle "tevhiden" uygulanan, davacının amirine, maiyetindekilere ve iş arkadaşlarına hakarette bulunduğu fiilinin gerçekleştiği sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; üzerine atılı fiilleri işlemediği, yanlı ve husumet güdüsüyle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı istinaf başvurusunun reddi ile istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
İSTANBUL VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu işlemde usul yönünden bir hata bulunmadığı, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon ili Sürmene ilçesi …..Anadolu Lisesi'nde Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Öğretmeni olarak görev yapan davacının, İstanbul ili Şişli ilçesi ….Özel Eğitim ve Meslek Eğitim Merkezi'nde görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, tevhiden 657 sayılı Kanun'un 125/D-l maddesi uyarınca 1 yıl kademe ilerlemesi durdurma cezası ile cezalandırılmasına yönelik 03.07.2015 tarih ve 6899526 sayılı işlem ve bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin 07.01.2016 tarih ve 620974 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-1 maddesinde; amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiili, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; halen Trabzon ili Sürmene ilçesi ……. Anadolu Lisesinde Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Öğretmeni olarak görev yapmakta olan davacının, İstanbul ili Şişli ilçesi ….. Özel Eğitim ve Meslek Eğitim Merkezi'nde görev yaptığı dönemde, davacı tarafından MEB İletişim Merkezine yapılan şikayet sonrasında verilen soruşturma emri üzerine, okul müdürü, müdür yardımcısı ve bazı öğretmenlerin de davacıdan şikayetçi olduğu ve bütün şikayetler hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma sonucunda, davacının okulda idarecilerle sürekli sorunlar yaşadığı, bir muhalefet ve memnuniyetsizlik durumunun bulunduğu işbirliği içerisinde davranmadığı, okuldaki işleyişi engelleyici nitelikte davranışlar sergilediği iddiasının sübuta erdiği gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/C-ı maddesi uyarınca hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmak fiilinin karşılığı aylıktan kesme cezasıyla tecziyesinin; öğrencileriyle sağlıklı bir iletişiminin bulunmadığı öğrencilerinin özel öğretim öğrencisi olduklarını dikkate almadan bu öğrencilere bağırdığı, tek ayak üstünde durma cezası verdiği fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle yine aylıktan kesme cezasıyla tecziyesinin; okulda görevli öğretmenlerle sorun yaşadığı, söz ve davranışlarıyla huzursuz ve rahatsız ettiğinin sübuta erdiği gerekçesiyle yine aylıktan kesme cezasıyla tecziyesinin; cep telefonundaki whatsapp mesajlaşma programının durum bölümüne okulda görevli öğretmen ve idarecileri kastettiği düşünülen uygunsuz rencide edici ifadeler yazdığı fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak fiili karşılığı olan 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla tecziyesinin; okul personeli ile sağlıklı bir iletişimin bulunmadığı, okul servislerinde hostes olarak görev yapan ve aynı zamanda okulun temizliğinden de sorumlu görevlileri bağırıp azarladığı, temizlik için aşırı taleplerde bulunduğu, yapılan temizliği beğenmediği fillerinin sübuta erdiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/B-g maddesi uyarınca iş arkadaşlarına maiyetindeki personele kötü muamelede bulunmak fiilinin sübuta erdiğinden bahisle kınama cezasıyla tecziyesinin teklif edildiği, bütün cezalarla ilgili en ağır olan ceza olan kademe ilerlemesi durdurulması cezasının tevhiden önerildiği, getirilen teklif doğrultusunda davacının 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla tecziyesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Disiplin hukuku, cezalandırma ilkeleri açısından ceza hukuku ile benzer özellikler taşımakta olup, kişilerin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için suç olarak belirlenmiş olan tutum ya da davranışın ilgilisi tarafından işlenilmiş olduğunun ve isnat edilen eylemlerin bir takım hesaplamalara, varsayım temelli kabullere dayalı olmaksızın her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle, tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde saptanması gerekmektedir
Olayda; davacı tarafından kendisine ait whatsapp isimli paylaşım programının durum bölümünde paylaşılan "o..çocuğu ile başlayan ve Allah ıslah etsin ıslahı mümkün değilse perişan etsin, yalan ifade verenleri", "sırtlanlar yine adet görüyorlar galiba, bu aralar çok vahşiler", "arkadaşım bana Antalya kaşarı getirmiş, ben onun tadına baktım, Kars kaşarı istiyorum" ve "yalan ifade veren " o.çocuğu" şeklindeki paylaşımlarda herhangi bir isim zikredilmediği, paylaşımların genel ifadeler içerdiği, doğrudan bir şahsın telefonuna gönderilmediği, davacının durum bilgisine bakan herkesin görebileceği bir yerde paylaşıldığı, bu paylaşımların okulun müdür yardımcılarına yönelik olduğunun varsayımdan ibaret olduğu, bu itibarla davacıya isnat edilen iş arkadaşlarına hakarette bulunmak fiilinin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya konulamaması nedeniyle sübuta ermediği; bununla birlikte davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125/B-d maddesinde yer verilen "Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" kapsamında olduğu ve kınama cezasını gerektirdiği, bu itibarla davalı idarece söz konusu fiilin hukuki değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, ortada davacının iş arkadaşlarına hakarette bulunmak disiplin suçu kapsamında bir fiilinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının cep telefonun whatsapp programında kayıtlı bulunan herkesin görebileceği şekilde yaptığı paylaşımlar karşılığı verilen 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının tipiklik ilkesine aykırı olması nedeniyle tevhid uygulamasında göz önünde bulundurulamayacağı ve diğer fiillerin anılan fiilden ayrı ve bağımsız şekilde ele alınıp değerlendirilerek davacı hakkında işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşıldığından, bu usule aykırı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 14/12/2016 günlü, E:2016/362, K:2016/1750 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan toplam 306,10 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının davacıya iadesine, 15/05/2018 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
İstinaf dilekçesinde öne sürülen iddialar, istinaf başvurusuna konu kararın dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın kaldırılmasına neden olacak mahiyette görülmediğinden istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)