(3194 S. K. m. 8, 9)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Maltepe Belediye Başkanlığı'nca 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayı ile tanzim edilen yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı niteliğindeki 17/12/2013-15/01/2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan İstanbul İli, ........ İlçesi, 2588 ada, 25, 27, 29, 31, 33 parsellerin; 2543 ada, 10, 18, 36, 37, 39 sayılı parsellerin; 496 ada, 3 parselin ''Ticaret Alanı + Konut Alanı'', ''Park'' ve ''Dini Tesis Alanı'' olarak belirlenmesine ilişkin 21.11.2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, "Davaya konu, İstanbul İli, ........İlçesi, 2588 ada, 25, 27, 29,31, 33 parsellerin; 2543 ada, 10, 18, 36, 37, 39 sayılı parsellerin; 496 ada, 3 parselin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 21.11.2013 tarih ve 18424 sayılı işlemi ile onaylanan ve 17.12.2013-15.01.2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı onama sınırı içerisinde yer aldığı, anılan parsellerin, dava konusu planlarda, kısmen ticaret+konut alanı, kısmen dini tesis alanı, kısmen yol ve kısmen park alanı olarak ayrıldığı, anılan parsellerin önceki 26.02.2007 onanlı 1/1000 ölçekli ........ E-5 Güneyi 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı'nda, kısmen idari tesis alanı (........Bankası), kısmen yol alanı, kısmen de kavşak refüjünde kalan yol alanı işlevine özgülendiği, 28.01.2010 onanlı 1/1000 ölçekli ........ E-5 Güneyi 1/1000 ölçekli Revizyon İmar Planı Tadilatı'nda, kısmen TAKS:0.20-0.40, KAKS:1.75 ticaret alanı, kısmen idari tesis alanı (........Bankası), kısmen de yol alanı işlevine özgülendiği, İstanbul İli, Maltepe İlçesi, 2588 ada, 25 parsele ilişkin 20.04.2011 onanlı 1/1000 ölçekli ........ E-5 Güneyi 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı Tadilatı'nda, kısmen idari tesis, kısmen de yol alanı işlevine özgülendiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 26.06.2012 tarih ve 10223 sayılı Olur'u ile tadilen onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği'nde ise, kısmen ticaret+konut, kısmen dini tesis alanı, kısmen de yol alanı işlevine özgülendiği, davaya konu bölgede gerçekleşen plan değişiklikleri açısından iki temel kırılma noktası bulunduğu, birinci kırılma noktasının, 26.02.2007 onanlı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ''idari tesis ve yol alanına'' ayrılan parsellerin, 28.01.2010 onanlı 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planı ile kısmen ticaret alanına (TAKS:0.20-0.40, KAKS:1.75 ve Ayrık düzen, ön bahçe5 m., yan bahçe 4 m.) ayrılması olduğu, bu noktada, idari tesis ile ticaret alanı kullanımının gerek yapılaşma biçimi gerekse ortaya koyacağı yoğunluk bakımından birbirinden fark olacağının belirtildiği, ikinci kırılma noktasının ise, 26.02.2012 onanlı Bakanlık onaylı planlar (dava konusu plandan bir önceki plan) ile idari tesis alanları tümden kaldırılarak, ticaret+konut, dini tesis alanı ve yol alanı lejantı tanımlanması olduğu, idari tesis alanından ticaret+konut alanına özgülenen parselde brüt alanda KAKS:2.50 emsale uzanan bir yapılaşma değerinin ortaya çıkmasının, yoğunluk artırıcı bir plan kararı olarak mekana yansıdığı, dava konusu plan notlarında tanımlanan ''toplam inşaat alanının brüt parsel üzerinden belirleneceği'' ifadesi ile yapı yoğunluklarının artırıldığı, dava konusu planın donatı azaltıcı bir etki oluşturduğu, dava konusu edilen 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayı yapı ruhsatının idarece iptal edildiği, mevcutta geçerliliği olan son yapı ruhsatının 03.03.2015 tarih ve 2-15 sayılı yapı ruhsatı olduğu, anılan ruhsatın şeklen imar planına uygun olduğu, bir başka deyişle dava konusu yapı ruhsatının, dava konusu 1/1000 ölçekli imar planı kararlarına uygun hazırlandığı, sonuç itibariyle, 03.03.2015 tarih ve 2-15 sayılı yapı ruhsatının dava konusu imar planına uygun olduğu, ancak, 21.11.2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin, kamu alanları kaybı, sosyal donatı alanı kaybı, yoğunluk artışı getirmesi, donatı ölçütlerini düşürücü etkisi ile planlama ilkelerine, planlama tekniklerine, kamu yararına ve imar tüzesine uygun olmadığı'' görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bu arada; aynı taşınmazlarla ilgili olarak bir önceki Nazım ve Uygulama İmar Planlarının (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 26.06.2012 tarih ve 10223 sayılı Olur'u ile tadilen onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği) iptali istemiyle daha önce İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin E:2013/759 esas numarasına kayden açılan başka bir davada, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra adı geçen mahkemenin 28/11/2014 günlü, E:2013/759, K:2014/2457 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Sözü edilen mahkeme kararı ve bu karara dayanak alınan bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden (İstanbul 2. İdare Mahkemesi'ndeki) davanın 26.06.2012 onanlı İmar Planının iptali istemiyle açıldığı ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda, 16.04.2015 onanlı planda kısmen İdari Tesis, Kısmen Ticaret + Konut alanında kalan parsellerin fonksiyonlarının 26.06.2012 onanlı plan değişikliğiyle Kısmen Ticaret + Konut, Kısmen Dini Tesis, Kısmen de Yol + Refüj olarak ayrıldığının tespit edildiğinden söz edildiği, nitekim mahkemenin ret kararının gerekçesinde de parsellerin 2012 onanlı planda Kısmen Ticaret + Konut, Kısmen Dini Tesis alanı, Kısmen de Yol + Refüj alanında kaldığı hususuna vurgu yapıldığı görülmüştür. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, parsellerdeki idari tesis alanının ( işbu davaya konu) Nazım İmar Planı tadilatıyla kaldırıldığı ileri sürülmüş ise de, esasen parsellerdeki İdari Tesis Alanı fonksiyonunun işbu davaya konu tadilat planıyla değil İstanbul 2. İdare Mahkemesinde dava konusu edilen 26.06.2012onanlı Nazım İmar Planıyla kaldırıldığı, davaya konu planda ise 2012 yılındaki plana göre belirlenen ve parselin batı ucunda yer alan Dini Tesis alanının doğuya kaydırıldığı (bir önceki yer seçiminin metro çıkışı olması nedeniyle yoğunluk oluşturabileceği gerekçesiyle), nitekim Mahkememizce yaptırılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda, bu yaklaşımın şehircilik ve planlama ilkeleri açısından olumlu olduğunun belirtildiği, yine aynı bilirkişi raporunda, plan tadilatını zorunlu kılan sebeplerin olayda bulunmadığı, plan tadilatı ile birlikte donatı alanlarının azalacağı ileri sürülerek plan tadilatı yerinde görülmemiş ise de, taşınmazın daha önce İdari Tesis Alanı olarak belirlenen kısmında müdahil ........ Bankası A.Ş'ye bağlı İstanbul Bölge Müdürlüğü'nün hizmet binasının yer aldığı, taşınmazın idari tesis alanı olarak belirlenen kısmı sosyal donatı alanı niteliği taşımış olsa da bu fonksiyonun müdahil ........Bankası'na bağlı Bölge Müdürlüğü'ne ait hizmet tesisleri ve lojman niteliğindeki yapıların bulunmasından kaynaklandığı, dolayısıyla taşınmazın fiilen kullanım şeklinin bölgede yaşayan kişilere doğrudan hizmet veren yönetsel kullanım fonksiyonu niteliği taşımadığı, adı geçen Kurumun İstanbul içerisinde başka bir yere taşınması sonucu mevcut yapıların boşaltıldığı, mahalli idarelere kaynak aktararak belediyecilik hizmetlerinin gelişmesine katkı sağlama görevi bulunan Kurumun bu amacına hizmet edecek şekilde sahibi olduğu taşınmazın plandaki fonksiyonunun değiştirilmesinin talep edildiği ve bu talep doğrultusunda işlem tesis edildiği, yine taşınmaza verilen dini tesis alanı fonksiyonunun sosyal donatı alanı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu parsellerin 21.11.2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı tadilatının şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına, kamu yararına ve dolayısıyla hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine yönelik İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 06/07/2017 tarih ve E:2015/114, K:2017/1195 sayılı kararının; planda getirilen yapılaşma şartları ile 73.750 m2 inşaat hakkı belirlendiği, emsal harici alanlar ile birlikte ortaya çıkan 98.000m2'lik inşaat hakkının bölgenin her türlü plan ve yapılaşma dengesini bozacak nitelikte olduğu, plan değişiklikleri ile getirilen kararlar neticesinde mevcutta sosyal ve teknik donatı dengesinin bozulduğu, imar planı kademelenmesi ayrıcalıklı imar hakkı yaratma suretiyle ortadan kaldırıldığı ve şehircilik ilkelerine aykırı hükümler ile çevre yapılanma koşullarının çok üzerinde yapılaşma hakkı ortaya çıkarıldığı, değişiklikle donatı alanlarının azaltıldığı, mevcutta yer alan kamu alanının ortadan kaldırıldığı, idari tesis alanı eşdeğer yer ayrılmadan ortadan kaldırıldığı, alanda nüfus artışı öngörüldüğü halde bu nüfus yoğunluğunu karşılayacak donatı alanı ayrılmadığı, alanda bulunan ulaşım altyapısına yoğunluk getirildiği, uygulama imar planında belirlenmesi gereken yapılaşma şartları mimari vaziyet veya avan projeye bırakıldığı, davalı idareden siluet onayı alınmadan işlem tesis edildiği iddialarıyla kaldırılarak iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMA ÖZETİ:Planlama alanındaki ticaret+konut imarlı parselin tasarruf haklarının iş ortaklığına devredildiği, dini tesis alanı imar parselin ise daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmek üzere bakanlıkları uhdesinde bıraktıkları, parsellerin 41 752 m2'siin ticaret+konut olarak kullanıldığı, 5.000 m2'sinin dini tesis alanı, 5160 m2'sinin yol+refüj, 900 m2'sinin park olarak kamuya terk edildiği, önceki planlarda da varolan ticaret+konut kullanımının devam ettirildiği, daha önceki planlarda varolan idari tesis alanında da kamusal kullanım bulunmadığı, alanda ........Bankası A.Ş.'nin hizmet binası ve lojmanlarının bulunduğu, planlamanın 100000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu, E-5 üzerini sanayiden desantralize etme hedefiyle uyumlu olduğu, çevrede benzer yapılaşmaların bulunduğu, idari tesis alanları yönetmelikte eşdeğer yer ayrılması gereken sosyal teknik altyapı alanları arasında bulunmadığı, planlama alanında yapılan plan değişikliği ile plan notlarına göre alan içerisinde kamuya açık 300 araçlık otopark alanı oluşturulması koşulu getirildiği, böylece park et-devam et uygulamasının yapılabileceği, planla konut kullanımının maksimum %50 ile sınırlandırıldığı, siluet onayı alındığı iddialarıyla istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Davacı tarafından 11.07.2014 tarih ve 9/17 sayı ile tanzim edilen yapı ruhsatı dava konusu edilmişse de, bu ruhsatın davalı idare tarafından iptal edildiği ve yerine 03.03.0215 tarih ve 2-15 sayılı yapı ruhsatı verildiği ve ilk derece mahkemesince de verilen bu ikinci ruhsat dikkate alınarak yargılama yapıldığı anlaşılmakta olup bu husus dairemizce de yerinde görülmüştür.
Dava, davacı tarafından, Maltepe Belediye Başkanlığı'nca (11/07/2014 tarih ve 9/17 sayılı ruhsat iptal edildiğinden yeni ve halen geçerli olan) 03.03.2015 tarih ve 2-15 sayı ile tanzim edilen yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı niteliğindeki 17/12/2013-15/01/2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan İstanbul İli, ........ İlçesi, 2588 ada, 25, 27, 29, 31, 33 parsellerin; 2543 ada, 10, 18, 36, 37, 39 sayılı parsellerin; 496 ada, 3 parselin ''Ticaret Alanı + Konut Alanı'', ''Park'' ve ''Dini Tesis Alanı'' olarak belirlenmesine ilişkin 21.11.2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9.maddesinin 1.fıkrasında; Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir.
Aynı Kanun'un 8. maddesinde ise; imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planlarından meydana geldiği; mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Maltepe Belediye Başkanlığı'nca 11/07/2014 tarih ve 9/17 sayı ile tanzim edilen yapı ruhsatının ve anılan ruhsatın dayanağı niteliğindeki 17/12/2013-15/01/2014 tarihleri arasında askıya çıkarılan İstanbul İli, ........ İlçesi, 2588 ada, 25, 27, 29, 31, 33 parsellerin; 2543 ada, 10, 18, 36, 37, 39 sayılı parsellerin; 496 ada, 3 parselin ''Ticaret Alanı + Konut Alanı'', ''Park'' ve ''Dini Tesis Alanı'' olarak belirlenmesine ilişkin 21.11.2013 onanlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinafen dairemize gelindiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu plan değişikliği ile dini tesis alanının yerinin değiştirilmesine dair değişiklik bilirkişi tarafından da yerinde görüldüğünden bu yönüyle değişiklikte şehircilik ve planlama esaslarına aykırılık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığa konu planın konut+ticaret alanına getirilen yapılaşma şartları, bilirkişi raporu, plan açıklama raporu ve diğer bilgi belgeler birlikte değerlendirilerek incelendiğinde;
Toplam inşaat emsalinin brüt parsel üzerinden hesaplanacağı plan notlarında ifade edilmiş olan konut ve ticaret alanına ilişkin nüfus yoğunluğu dikkate alınarak hesaplandığında net parsel üzerinden yapılan hesaplamaya göre 558 kişi fazladan nüfus artışı oluşacağı bununda donatı alanlarının yetersiz hale gelmesi anlamına geleceği, alana yerleşmesi hesaplanan nüfusun -bilirkişi tarafından hesaplanan 2088 kişi- nüfus büyüklüğü olarak mahalle ölçeğinde bir nüfus olduğu ve bu nüfusun ihtiyaç duyacağı park, çocuk bahçesi, çocuk oyun alanı gibi donatılara ihtiyaç duyulduğu halde bu fonksiyonların ayrılmadığı, alanda fonksiyonlandırıldığı ifade edilen park alanının parsel artığı üzerinde, refüj içerikli dar bir bant niteliğinde olduğu, bu alanın üzerinde faaliyet yapılması mümkün olmayan pasif yeşil alan niteliğinde bir alan olduğu, yine alanda getirilen yoğunluk artışı, yapılacak projenin maliyeti ve yerleşmesi muhtemel nüfusun gelir durumu da dikkate alındığında bireysel araç kullanımını arttıracağı açık olmasına karşın ulaşım altyapısında her hangi bir değişikliğin öngörülmediği, alanın trafik yoğunluğu yönünden sorunları bulunan D-100 (E-5) karayolu komşuluğunda olduğu da dikkate alındığında ulaşım altyapısı üzerinde baskıyı arttıracağı hususları dikkate alındığında dava konusu planda şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarında uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu nazım imar planı, uygulama imar planı ve bu plana dayanılarak verilen yapı ruhsatında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 06/07/2017 tarih ve E:2015/114, K:2017/1195 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 5.071,00-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava aşamasında müdahil tarafından karşılanan 135,50 TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, posta avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince ilgililerine iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 29/06/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İstinafa konu edilen mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde belirtilen hususlar sözkonusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)