(3194 S. K. m. 42) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hâkimliğinin 30/03/2017 günlü, E:2015/2020, K:2017/740 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …., 2604 ada, 19 parselde bulunan binada ruhsat ve eklerine aykırı olarak 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlere ait çatı piyesinin yükseltilerek ve büyütülerek bağımsız girişli ahşap çatılı 4. normal kat yapıldığından bahisle düzenlenen 14/08/2015 günlü, 607 sayılı yapı tatil tutanağı esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca 27.991,09.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 27/08/2015 günlü, 724 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hâkimliğinin 30/03/2017 günlü, E:2015/2020, K:2017/740 sayılı kararı ile; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bulunarak, uyuşmazlıkta, davacı tarafından işleme konu yapının ruhsat almadan kaçak yapıldığı, işleme dayanak alınan yapı tatil tutanağıyla aykırılıktan etkilenen alanın 228 m² olduğunun tespit edildiği, bu alan değeri hesaplanırken, ikinci katı ayrı bağımsız bölüm haline getiren dubleks dairenin herhangi bir aykırılığı barındırmayan 1. Katının da aykırılıktan etkilenen alan hesabına dahil edilmesinin hatalı olduğu, aykırılıktan etkilenen alanın 114 m² olduğu dikkate alındığında, temel cezanın 42. maddenin 2. fıkrasının (a) bendine uygun olarak hesaplanmadığı sonucuna varıldığı, belirlenen temel cezaya uygulanan arttırım oranlarının incelenmesinden; 42. maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 4. alt bendi uyarınca, dava konusu çatı arasının bağımsız bölüme dönüştürülmesi sebebiyle yapının taşıyıcı sisteminin olumsuz etkileneceği gerekçesiyle temel cezanın %100'ü oranında arttırım uygulanmasında, 5.alt bendi uyarınca, yapının uygulama imar planı bulunan bir alanda yapıldığından bahisle temel cezanın %20'si oranında arttırım uygulanmasında, 10. alt bendi uyarınca, yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşai faaliyete konu edildiğinden bahisle temel cezanın %100'ü oranında arttırım uygulanmasında, 12. alt bendi uyarınca, inşai faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor olması sebebiyle temel cezanın %20'si oranında arttırım uygulanmasında hukuk aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin sözkonusu artırım nedenlerinden 9. ve 13. alt bentler yönünden incelenmesine gelince; davalı idarece para cezası hesabı yapılırken ruhsatın hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor olduğundan ve ayrıca çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiği kabul edilerek artırım yoluna gidilmiş ise de, gerek yapı tatil zaptında ve dava konusu encümen kararında, gerekse dosya içeriğinde; dava konusu binaya ait 13.09.2009 tarihli yapı ruhsatının iptal edildiğine dair bir bilginin bulunmadığı, ayrıca yapının sözkonusu haliyle çevre ve görüntü kirliliğine nasıl sebebiyet verdiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı anlaşıldığından, temel para cezasının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin (c) bendinin 9 ve 13. alt bentleri uyarınca artırılarak uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla, temel cezanın hesaplamasındaki değişiklik ve uygulanan arttırım kalemleri dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanabilecek para cezasının 12.287,52 TL olarak hesaplanması karşısında, para cezasının fazladan hesaplandığı sonucuna ulaşılan 15.703,57 TL'lik kısmının hukuka aykırı, 12.287,52 TL'lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı, öte yandan, dava konusu ruhsata aykırılıkların söz konusu yapının davacı malik tarafından satın alındığı 03.10.2011 tarihinden önce yapıldığına yönelik iddiayı destekleyecek mahiyette dosyaya sunulmuş somut bir bilgi ve belgenin olmaması ve bilirkişi raporunda söz konusu büyümelerin anılan tarihten sonra yapıldığına ilişkin hava fotoğraflarına yer verilmesi karşısında, ruhsata aykırılıkların davacının binayı satın almasından önce yapıldığı yönündeki iddiasının kabule şayan görülmediği gerekçesiyle dava konusu para cezasının 12.287,52 TL'lik kısmı açısından davanın reddine, 15.703,57 TL'lik kısmının iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Davacı vekili tarafından, müvekkiline ait bağımsız bölümün de bulunduğu binanın yapımının mimari projesine uygun olarak tamamlandığı ve iskan izninin de alındığı, tamamlanmış yapılar için yapı tatil zaptı değil yapı tespit zaptı düzenlenmesi gerektiği, müvekkiline ait 10 numaralı bağımsız bölüme ait çatı piyesinin yükseltilerek büyütüldüğü iddia edilmekte ise de müvekkili tarafından H.12.50 irtifa seviyesinin üzerine çıkılmadığı gibi herhangi bir büyütmenin de yapılmadığı, 10 numaralı bağımsız bölümün yükleniciden teslim alındığı gibi ruhsat ve eklerine uygun olarak tadilat yapıldığı, 10 numaralı çatı piyesli dairenin en üst katta bulunması nedeniyle zaman içerisinde su alma ve ısı yalıtımı konusunda problemler yaşanmaya başlanması üzerine davalı belediyede ilgili kişilerce görüşülerek ısı yalıtımı ile ilgili yapılacak tadilat için şifahen izin alınarak tadilata başlandığı, 12.50 yükseklik seviyesi aşılmadan ısı yalıtımının sağlandığı, ruhsat ve eklerine aykırılığın söz konusu olmadığı, yapı tatil zaptında somut ve ayrıntılı bir aykırılığın belirtilmediği, hava fotoğraflarından tespit edilen büyüme ve değişikliğin tamamının 9 nolu bölüm maliki olan …. tarafından yapıldığı, yapılan tadilat taşıyıcı unsurları etkilemediği gibi cephe görünümde meydana gelen değişikliğin de Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 15. maddesinde, “bu yönetmelik hükümlerine taşıyıcı elemanların durumunu değiştirmemek, bağımsız bölümün brüt inşaat alanını artırmamak, kullanım ve cephe görünümünü değiştirmemek koşulları ile… taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.” denildiği öne sürülerek kararın redde ilişkin kısmının kaldırılması ve dava konusu işlemin tümüyle iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Davalı idare tarafından; işleme konu yapının yapı kullanma izninin bulunduğu, 9 ve 10 nolu çatı arası piyesli dairelerde çatı piyeslerinin ruhsat ve eki projesine aykırı olarak büyütülüp yükseltilerek ahşap çatılı bağımsız girişli 4. normal kat oluşturulduğunun tespit edilerek 14/08/2015 günlü, 607 sayılı yapı tatil tutanağının düzenlendiği, 3/B sınıf ve grubundaki yapı için 228 m2 aykırılıktan etkilenen alan üzerinden temel para cezasının hesaplandığı, cezanın uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış olması nedeniyle % 20 oranında, mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor olması nedeniyle % 100, ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor olması nedeniyle % 50, yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu olması nedeniyle % 100, inşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor olması nedeniyle % 20, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet vermesi nedeniyle % 20 oranında artırıldığı, bilirkişi raporunda aykırılıktan etkilenen alanın 228 m2 değil 114 m2 olması gerektiği, ikinci katın bağımsız bölüm haline getirilmesinin dubleks dairenin birinci katını etkilemediği, bu katın herhangi bir aykırılık taşımadığı belirtilmiş ise de, Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 16/49. maddesinde çatı piyesinin, çatı eğimi içerisinde, çatı arasında kalmak şartıyla, altındaki bağımsız bölüme ait ve bu bölümle içeriden irtibatlı yapılan mekanlar olarak tanımlandığı, dolayısıyla, aykırılıktan etkilenen alan hesabında normal katın da dikkate alınması gerektiği, ayrıca, yapının ruhsatının 13/04/2009 tarihli olup geçerlilik süresinin 13/04/2014 tarihinde sona ermesi nedeniyle ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatının sürdürülüyor olması nedeniyle % 50 oranında artırım yapılmasının da yasaya uygun olduğu öne sürülerek kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
…., 2604 ada, 19 parselde bulunan binada ruhsat ve eklerine aykırı olarak 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlere ait çatı piyesinin yükseltilerek ve büyütülerek bağımsız girişli ahşap çatılı 4. normal kat yapıldığından bahisle 14/08/2015 günlü, 607 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiş, bu tutanak esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca 10 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacıya 27.991,09.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 27/08/2015 günlü, 724 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararı alınmış, bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin; 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..." ve 6. fıkrasında, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.” hükümleri yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak para cezalarının miktarları belirlenerek, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle arttırılacağı kurala bağlanmış; (b) bendinde; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, bu arttırım sebepleri uyarınca tespit edilen miktarların (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu sebeple; para cezası miktarının maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için öncelikle; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapıldığının bir tutanakla tespitinin gerektiği, bu tutanakta; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümü inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tespiti gerektiren hususların açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiği, yapının sınıf ve grubu, hisseli kamuya veya başkasına ait parselde yapılıp yapılmadığı gibi sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağı, yapının; mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verip vermediği hususlarına ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesinin gerektiği, bu tespitlerden sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idareler işlem tesisine zorlanamayacağı ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; …., 2604 ada, 19 parselde bulunan binada ruhsat ve eklerine aykırı olarak 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlere ait çatı piyesinin yükseltilerek ve büyütülerek bağımsız girişli ahşap çatılı 4. normal kat yapıldığından bahisle düzenlenen 14/08/2015 günlü, 607 sayılı yapı tatil tutanağı esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca 10 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacıya 27.991,09.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 27/08/2015 günlü, 724 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının alındığı, İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda; davalı idare tarafından dava konusu yapı için belirlenen yapı sınıf ve grubu 3/B olup bu değerlendirmenin uygun olduğu, yapı tatil tutanağında belirlenen ve para cezası hesabında kullanılan 228 m² aykırı inşaat alanı miktarının fiili duruma uygun olmadığı, bu alan değeri hesaplanırken, ikinci katı ayrı bağımsız bölüm haline getiren dubleks dairenin herhangi bir aykırılığı barındırmayan 1. katının da aykırılıktan etkilenen alan hesabına dahil edilmesinin hatalı olduğu, aykırılıktan etkilenen alanın 114 m² olduğunun belirtildiği, İdare Mahkemesince bilirkişi raporunda belirtilen görüş ve kanaatlerin hükme esas alınabilir yeterlilikte olduğu değerlendirilerek, dava konusu encümen kararının 12.287,52 TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından bu tutar yönünden davanın reddine, bu tutarı aşan kısmı yönünden ise işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idare elemanlarınca düzenlenen yapı tatil zaptındaki tespitler çerçevesinde, dava konusu işlemde, para cezasına konu olan ruhsata ve mevzuata aykırı şekilde inşa edilen ilavelerin toplam alanının 228,00 m² yerine, esasında 114,00 m² olduğunun anlaşıldığı, söz konusu aykırılıktan etkilenen alana dair metrekare hesabının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, İdare Mahkemesince, para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından belirlenen yapı sınıf ve grubuna ve aykırılıktan etkilenen alana dair ölçüme göre hesaplanan para cezası esas alınarak para cezasının kısmen iptali, kısmen de davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Karar sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca DAVACININ İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
2-İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hâkimliğinin 30/03/2017 günlü, E:2015/2020, K:2017/740 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
3-Dava konusu 27/08/2015 günlü, 724 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının 12.287,52 TL para cezasına ilişkin kısmının da İPTALİNE,
4-Aynı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca DAVALI İDARENİN İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE REDDİNE,
5-Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 1.338,10.-TL ilk aşama yargılama gideri ile 110,70.-TL istinaf yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 110,70.-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
7-İlk derece mahkemesi kararının davalı idarenin istinaf başvurusu gerekçeli reddedilmek suretiyle kesinleşen iptale ilişkin kısmında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına,
8-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
9-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
10-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 29/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)