(2942 S. K. Geç. m. 11) (2577 S. K. m. 17, 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ :Davacıların hissedarı olduğu İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, .... Mevkii, 19 pafta, 944 parsel sayılı taşınmazın 1/50000 ölçekli imar planında olimpiyat köyü alanına, 1/5000 ölçekli imar planında şehir parkı alanına ve 1/1000 ölçekli imar planında ise olimpiyat parkı alanına ayrılmasına karşın kamulaştırılmayarak söz konusu taşınmaza kamulaştırmasız (hukuki) el konulduğundan ve böylelikle mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle fazlaya dair haklar ve ıslah hakkı saklı tutularak 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ilamın kesinleşmesine kadar yasal faiz, kesinleşme tarihinden ödeme tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Kanun değişikliği gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 22/02/2017 gün ve E: 2015/579 K : 2017/446 sayılı kararının; davalı idarelerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, davacılar tarafından ise, dava konusu taşınmazın 6745 sayılı kanunun ilgili maddeleri kapsamına girmediği, zira taşınmaza el atmanın çok önce gerçekleştiği, mahkemenin yorumunun hatalı olduğu, 6745 kanun ile 2942 sayılı kanuna eklenen geçici 11.maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği iddialarıyla iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ :Davalı Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından, yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağının bulunduğu belirtilerek davacıların istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmakta olup, diğer taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince davacıların 6745 kanun ile 2942 sayılı kanuna eklenen geçici 11.maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği yönündeki istemi yerinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17.maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek ve dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş,anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçelerde ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ve davacıların başvurularının ayrı ayrı reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin başvuranlar üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 20/06/2017 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)