(2960 S. K. m. 13) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 28/04/2017 günlü, E:2015/1378, K:2017/1145 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, .......... Mahallesi, 75 pafta, 100 ada, 10 parselde bulunan yapıda mimari projesi ve istinat duvarı projesine aykırı olarak, binanın sağ yan cephesinin 1,80 m. doldurularak projesinden farklı yapıldığı, 6 ve 7 numara ile gösterilen duvarların arasının 6,30 x 10,00 m genişliğinde boşaltılarak üstünün beton ve toprakla örtüldüğü, vaziyet planındaki merdivenlerin yerinin değiştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13.maddesi uyarınca söz konusu yapının onaylı projelerine aykırı kısımlarının yıkımına ilişkin işlemle, 3194 sayılı Kanun'un 42.maddesi uyarınca davacılara 17.826,48.-TL para cezası verilmesine ilişkin 08/04/2015 günlü, 1636-1505 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti : İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 28/04/2017 günlü, E:2015/1378, K:2017/1145 sayılı kararı ile; dava dilekçesinde her ne kadar 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13.maddesine istinaden yapının yıkılmasına yönelik işlemin iptali istemine yer verilmiş ise de; 14.10.2016 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 11.11.2016 tarihli cevapta, uyuşmazlık konusu ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatların yıkımına yönelik halihazırda işlem tesis edilmediği anlaşılmakla, yıkıma yönelik olarak ortada idari davaya konu oluşturacak bir işlem bulunmadığından davanın bu kısmının incelenmesine olanak bulunmadığı, uyuşmazlığın para cezası verilmesine ilişkin encümen kararına yönelik kısmına gelince; mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında özetle; ..........’da, tapuda 100 ada, 10 parsel nolu taşınmazda, binanın sağ yan cephesinin evvelce 1.80 m doldurularak projesinden farklı yapıldığı, ancak mevcut halde bu aykırılığın giderildiği, Yapı Tatil Tutanağında 5 ve 6 numara ile gösterilen duvarlar arasına ilave duvar yapılmadığı (YTT’ndaki tespit hatalı bulunmuştur), 6 ve 7 numara ile gösterilen duvarlar arası evvelce 6.30 x 10.00 m genişliğinde boşaltılarak üstünün beton ve toprakla örtüldüğü, ancak mevcut halde bu aykırılığın giderildiği ve vaziyet planındaki merdivenlerin yerinin değiştirildiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen aykırılıklardan hâlihazır durumda halen mevcut olanın sadece merdivenlerdeki yer değişikliği olduğu görülmüş ve bunun da yan parseldeki kaçak yapının dava konusu parsele taşması nedeniyle mecburiyetten yapıldığı kanaati oluşmuştur. Ayrıca, Davalı İdare’nin, bahsi geçen yer değişikliğinin ruhsata bağlanabileceği yönündeki görüşü dava dosyasında yer alan dilekçelerinde bulunmaktadır. Bu bağlamda para cezası uygulanması Mahkemenizce uygun görülür ise, bahsi geçen uygulamaların Yapı Tatil Tutanağı tutulduğu tarihte meydana getirdiği aykırılık sonucu, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesine istinaden yapı ilgililerine 10.695,89 TL tutarında para cezası uygulanması gerektiği tespit edilmiştir." görüşüne yer verildiği, bu durumda; bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi ve ek bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu 08.04.2015 tarih ve 1636-1505 sayılı encümen kararına konu para cezasının 10.695,89-TL kısmında hukuka aykırılık, 7.130,59-TL kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu para cezası verilmesine yönelik 08.04.2015 tarih ve 1636-1505 sayılı encümen kararının 7.130,59.-TL para cezasına ilişkin kısmının iptaline, 10.695,89.-TL para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davanın, mevzuata aykırı imalatların yıkımına yönelik kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANLARIN İDDİALARI:
1-DAVACILAR:
Para cezasının hisseleri oranında verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, 09/07/2015 tarihli dilekçe ile yapı tatil tutanağındaki aykırılıkların tamamının giderildiği hususunun Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirildiği, 10/03/2015 günlü, 001294 sayılı yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların projeye uygun hale getirildiğinin 14/09/2015 tarihli tutanakla tespit edildiği, vaziyet planındaki merdivenlerin yerinin değiştirilmesinin mevcut tek aykırılık olduğunun ek bilirkişi raporunda belirtildiği, yapı tatil tutanağında 6 ve 7 numaralarla gösterilen duvarların arasının boşaltılarak üstünün toprak ve betonla örtülmesinin, devam eden inşaatta kullanılmak üzere bırakılan boşluk olduğu, kalıcı olmayan ve birkaç gün içinde doldurulan bu boşluk nedeniyle 63 m2 alan üzerinden hesaplanan para cezası yönünden davanın reddine karar verilmesinin yasaya uygun düşmediği, yapı tatil tutanağına konu aykırılıklar nedeniyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden, davaya konu cezaların konusuz kaldığı, para cezası verilebilmesi için ruhsata aykırılığın devam ettiğine ilişkin ikinci bir tutanağın düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmekte ve kararın redde ilişkin kısmının kaldırılarak, dava konusu encümen kararının 10.695,89.-TL para cezasına ilişkin kısmının da iptali istenilmektedir.
2-DAVALI:
Taşınmazın 18/11/2009 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Tadilat Planında “Eğim ve Boğaziçi Nedeniyle Yeşil Olması Gereken Alan”da kaldığı, üzerinde II. Grup tescilli korunması gerekli kültür varlığının mevcut olduğu, 27/07/2011 günlü ve 58 sayılı istinat duvarı ve II. Grup eski eser yapı için yapı ruhsatı düzenlendiği, para cezasının mevzuata uygun olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunda tespitlerin doğru yapılmadığı, komşu 11 parsel için düzenlenen 09/02/2015 tarihli statik rapordan anlaşılabileceği gibi, can ve mal güvenliğini tehdit eden bir durumun söz konusu olduğu, V/D yapı sınıf ve grubu ve 63 metrekare aykırılıktan etkilenen alan üzerinden hesaplanan temel para cezasına 4., 5., 7., 11. ve 13. alt bentler uyarınca yapılan artırım sonucu belirlenen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ve kararın iptale ilişkin kısmının kaldırılarak bu kısım yönünden de davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
DAVACI: İdare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu olduğu ileri sürülerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI: İdare mahkemesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davacı istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, .......... Mahallesi, 75 pafta, 100 ada, 10 parselde bulunan yapıda mimari projesi ve istinat duvarı projesine aykırı olarak, binanın sağ yan cephesinin 1,80 m. doldurularak projesinden farklı yapıldığı, 6 ve 7 numara ile gösterilen duvarların arasının 6,30 x 10,00 m genişliğinde boşaltılarak üstünün beton ve toprakla örtüldüğü, vaziyet planındaki merdivenlerin yerinin değiştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 10/03/2015 günlü, 001294 sıra numaralı 1 nolu yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir. Bu tutanak esas alınarak, 3194 sayılı Kanun'un 42.maddesi uyarınca davacılara 17.826,48.-TL para cezası verilmesine ilişkin 08/04/2015 günlü, 1636-1505 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan encümen kararının ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13.maddesi uyarınca söz konusu yapının onaylı projelerine aykırı kısımlarının yıkımına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 3. fıkrasında; Bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu hâlde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 46. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, bölge idare mahkemelerinin, Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasanın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinde; para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, .......... Mahallesi, 75 pafta, 100 ada, 10 parselde bulunan yapıda mimari projesi ve istinat duvarı projesine aykırı olarak, binanın sağ yan cephesinin 1,80 m. doldurularak projesinden farklı yapıldığı, 6 ve 7 numara ile gösterilen duvarların arasının 6,30 x 10,00 m genişliğinde boşaltılarak üstünün beton ve toprakla örtüldüğü, vaziyet planındaki merdivenlerin yerinin değiştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 10/03/2015 günlü, 001294 sıra numaralı 1 nolu yapı tatil tutanağının düzenlendiği, bu tutanağa dayanılarak, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 08/04/2015 günlü, 1636-1505 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanunun 42.maddesi uyarınca yapı sahibi K1 ve hissedarlarına 17.826,48.-TL para cezası verildiği, dava konusu işlemin maliklerin hisseleri belirtilmeden bir bütün olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yapı maliklerinin imara aykırı eylemleri nedeniyle verilen para cezasından hisseleri oranında sorumlu tutulmaları ve para cezasının hisseleri oranında hesaplanması gerekirken, bu şekilde bir saptama yapılmaksızın dava konusu para cezasının bir bütün olarak tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, 17.826,48.-TL para cezasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 08/04/2015 günlü, 1636-1505 sayılı kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu esas alınarak davanın 10.695,89.-TL para cezası yönünden reddi yolunda verilen kararın bu kısmında hukuki isabet, 7.130,59.-TL para cezasının iptaline ilişkin kısmında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Karar sonucu: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 28/04/2017 günlü, E:2015/1378, K:2017/1145 sayılı kararının 10.695,89.-TL para cezası yönünden davanın reddine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin 08/04/2015 günlü, 1636-1505 sayılı kararının 10.695,89.-TL para cezasına ilişkin kısmının İPTALİNE,
2.İdare Mahkemesi kararının 7.130,59.-TL para cezasına ilişkin kısmında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığından, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kararın bu kısmına yönelik davalı idarenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE REDDİNE,
3.Aşağıda dökümü yapılan 1.302,50.-TL yargılama giderlerinin davada haklılık oranına göre belirlenen 651,25.-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 651,25.-TL yargılama gideri ile davacı tarafından karşılanan 16390.-TL istinaf giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 112,20.-TL istinaf giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4.Mahkeme kararının davalı idarenin istinaf başvurusu gerekçeli olarak reddedilen iptale ilişkin kısmında davacı lehine, istinaf yoluna başvurulmayarak kesinleşen incelenmeksizin redde ilişkin kısmında ise davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, taraflar lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığına,
5.İstinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgilisine iade edilmesine,
6.Temyiz süresi geçtikten sonra dava dosyasının ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
7.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 24/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)