(2942 S. K. Ek m. 1)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının maliki olduğu Mersin İli, Bahçe Mahallesi, 9137 ada, 3 parsel sayılı olan ve imar planında "trafo yeri" olarak işaretlenen taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması nedeniyle taşınmazın bedeli olan 40.000,00 TL.'nin hukuken el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 6745 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Yasada yapılan değişiklik ile yeni düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmadığı, Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı, kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen yeni yasal düzenlemeler nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ilişkin 25/04/2017 gün ve E:2016/870, K:2017/831 sayılı kararın; davacı vekilince, verilen kararın Anayasa'ya aykırı olduğu ve Anayasa mahkemesinde görülen 2016/181 E. sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiği iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Anayasa Mahkemesi kararının bekletilmesi gerekmediği iddia edilerek istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce konunun Anayasa Mahkemesine götürülmesi talebi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenerek kaldırılabilmeleri 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasında yapılan 172,50.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 22.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
MERSİN
1. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/870
KARAR NO: 2017/831
DAVANIN ÖZETİ: Davacının maliki olduğu Mersin İli, Bahçe Mahallesi, 9137 ada, 3 parsel sayılı olan ve imar planında "trafo yeri" olarak işaretlenen taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması nedeniyle taşınmazın bedeli olan 40.000,00 TL.'nin hukuken el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Usul yönünden davanın süresi içerisinde açılmadığı, taraflarının hasım mevkiinden çıkarılmasının gerektiği, esas yönünden ise davacının tazminat talep edecek bir zararının söz konusu olmadığı, mülkiyet hakkının kısıtlanmadığı, bu nedenle taraflarını kusurlandıracak herhangi bir kusurunun bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TOROSLAR ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş.'NİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Dava konusu parsel Toroslar Belediye Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen İmar Kanun'un 18. maddesi uygulanması sonrasında imar planında ve tapu kaydında "trafo yeri" olarak belirlenmiş olmasına rağmen dava konusu parsel üzerinde trafo merkezi bulunmadığı, dolayısıyla fiilen bir el atmanın söz konusu olmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce, davalı Toroslar Belediye Başkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava, davacının maliki olduğu Mersin İli, Bahçe Mahallesi, 9137 ada, 3 parsel sayılı olan ve imar planında "trafo yeri" olarak işaretlenen taşınmazın uzun süredir kısıtlı kalması nedeniyle taşınmazın bedeli olan 40.000,00 TL.'nin hukuken el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 33. maddesi ile eklenen Ek Madde 1'de; "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kuramlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programlan veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her halde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.
Birinci fıkra uyarınca dava açılması halinde taşınmazın ya da üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, mahkemece; bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılarak, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı veya fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir.
Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılacak dava ve takiplerde, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara bu madde hükümleri, kesinleşen ancak henüz ödemesi yapılmayan kararlar hakkında ise geçici 6 ncı maddenin üçüncü, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrılması gereken yüzde iki oranındaki ödenekler, yüzde dört olarak ayrılır. İlave olarak ayrılan yüzde iki oranındaki ödenekler, münhasıran bu ek madde ile geçici 11 inci ve geçici 12 nci maddeler kapsamında yapılacak ödemelerde kullanılır. Yapılacak ödemelerin toplam tutarının ilave olarak ayrılan ödeneğin toplamım aşması halinde, ödemeler, en fazla on yılda ve geçici 6 ncı maddenin sekizinci fıkrası hükmüne göre yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kanuna 6745 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen Geçici Madde 11'de ise; "Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar.
Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, bu madde kapsamında kalan taşınmazlara ilişkin dava ve takipler hakkında da uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemeye göre; uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kuramlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılması ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılması/yaptırılması zorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşların karşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bu kapsamda kalan taşınmazların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç beş yıllık süre içerisinde bütçe imkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılması veya taşınmazların mevcut imar planı bulunup bulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerden olup olmadığı durumuna göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşma yapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerden mümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesi veyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkan verecek biçimde malikine iade edilmesi amaçlanmıştır.
Kanunda düzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamında kalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlar hakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 30.06.2016 tarihinde açılan işbu davadan sonra yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukuken uyuşmazlığın esası hakkında karar verme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, sonradan yürürlüğe giren yasa maddeleri nedeniyle uyuşmazlıkta tarafların haklılık oranı belirlenemediğinden, verilecek kararda maktu olan vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılamayacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, yeni yasal düzenlemeler nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, aşağıda dökümü yapılan 124,45 TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya verilmesine, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sona Mahkememizce davacıya iadesine, bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi nezdinde "istinaf yolu" açık olmak üzere, 25.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)