(2577 S. K. m. 15, 18) (3194 S. K. m. 21, 30)
İSTEMİN ÖZETİ: ....., P32.....3A/2 pafta 558 sayılı parselde yer alan taşınmaz için kapatılan Atakent Belediyesi tarafından verilmiş olan yapı ruhsatının, yapı kullanma izinlerinin ve imar durum belgesinin iptaline ilişkin 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı Silifke Belediye Başkanlığı işlemi ile anılan işlemin bildirimine ilişkin 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; bu durumda, ....., P32.....3A/2 pafta 558 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli imar paftasının incelenmesinden, anılan taşınmazın ön bahçe çekme mesafesinin 10 metre olduğu görülmekle beraber, imar durum belgesinin 5 metre çekilerek verildiği ve söz konusu imar durum belgesine göre yapı ruhsatı alınarak yapı kullanma izin belgelerinin verildiği anlaşılmış olup bu nedenle tesis edilen 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlem ile 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı işlemin yapı ruhsatı, imar durum belgesi ve davacının taşınmazına ait olan 2012/71 sayılı yapı kullanma izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin kısmında hukuka, mevzuata ve yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararına aykırılık görülmediği, öte yandan 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlem ile 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/71 2012/72 ve 2013/84 sayılı yapı kullanma izin belgelerinin iptal edildiği görülmekle beraber, davacı adına sadece iptal edilen 9 nolu bağımsız bölüm için verilen 2012/71 sayılı yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği anlaşılmış olup, 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/72 ve 2013/84 sayılı yapı kullanma izin belgelerinin iptaline ilişkin 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin kendi bağımsız bölümüne ait olmayanlara ilişkin kısımlarının iptalini istemesinde hukuken korunması gereken bir menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın kısmen reddine, kısmen 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca ehliyet yönünden reddine ilişkin 07/04/2017 gün ve E:2016/1293, K:2017/650 sayılı kararın; davacı vekilince, yapı ruhsatı iptal edilen binanın lağvedilen Atakent Belediyesi tarafından hazırlanmış olan imar durum belgesine göre tesis edildiği, imar durum belgesinde şayet yasaya aykırılık mevcut ise, bu aykırılığın belediyenin hatası olduğu, belediye tarafından zamanında yapmış olduğu hatasından kaynaklanan bir durumun bireylere yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca, bina tamamlanmış olduğundan davacının kazanılmış hakkının bulunduğu, bu nedenle yapı kullanma izninin ve yapı ruhsatının iptal edilemeyeceği, iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin gerekçesinin, verilen yapı kullanma izin belgesinin çekme mesafelerini ihlal etmesi olduğu, Atakent Belediyesi tarafından verilen yapı kullanma izninin açıkça hukuka aykırı olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, ....., P32.....3A/2 pafta 558 sayılı parselde yer alan taşınmaz için kapatılan Atakent Belediyesi tarafından verilmiş olan yapı ruhsatının, yapı kullanma izinlerinin ve imar durum belgesinin iptaline ilişkin 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı Silifke Belediye Başkanlığı işlemi ile anılan işlemin bildirimine ilişkin 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce 07/04/2017 gün ve E:2016/1293, K:2017/650 sayılı kararla davanın kısmen reddine, kısmen 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca ehliyet yönünden reddine karar verilmiş, davacı tarafından da anılan kararın "davanın esastan reddine" dair kısmına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş, dolayısıyla mahkeme kararının ehliyet yönünden redde ilişkin kısmı istinafa konu edilmeksizin kesinleşmiş bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21.maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." hükmüne, 30. maddesinde; ''Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler (...) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır...'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ....., P32.....3A/2 pafta 558 sayılı parselde yer alan taşınmaz için kapatılan Atakent Belediyesi tarafından ön bahçe çekme mesafesi 5 metre olacak şekilde 14.10.2010 tarih ve 2010/49 sayılı imar durum belgesinin verildiği, verilen imar durum belgesine göre yine ön bahçe çekme mesafesi 5 metre olacak şekilde 31.12.2010 tarih ve 2010/110 sayılı yapı ruhsatının verilmesinin ardından değişik tarihli 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/71, 2012/72 ve 2013/84 sayılı toplam 8 adet yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, daha sonra davalı idarenin harita servisince yapılan inceleme neticesinde 06.04.2006 tarihli, 22 sayılı ve 2010 tarihli plan örneklerinde ön bahçe çekme mesafesinin 10 metre olması gerektiği halde 5 metre çekilerek imar durum belgesi düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine 18.11.2015 tarih ve 1189 sayılı Encümen Kararı ile kapatılan Atakent Belediyesi tarafından verilen 14.10.2010 tarih ve 2010/49 sayılı imar durum belgesinin, 31.12.2010 tarih ve 2010/110 sayılı yapı ruhsatının ve değişik tarihlerde verilen toplam 8 adet yapı kullanma izin belgesinin iptaline karar verilmesi üzerine Mersin 2. İdare Mahkemesinin E:2015/1842 esasında açılan davada, "mevzuatında ruhsatları ve imar durum belgelerini vermekle yetkili kılınan idarenin aynı şekilde bu ruhsatların iptali konusunda da tek yetkili olduğu tartışmasız olup, aksine bir düzenlemenin de bulunmadığı görüldüğünden, belediye başkanı tarafından verilmiş bulunan yapı ruhsatı ve imar durum belgesinin yetkide paralellik ilkesi uyarınca yine belediye başkanı ya da görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi (geri alınması) gerekirken; bu ilkeye aykırı olarak Belediye Encümenince ruhsatın ve imar durum belgesinin iptali yönünde işlem tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinin ardından dava konusu edilen 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı belediye başkan yardımcısının oluru ile 06.04.2006 tarihli, 22 sayılı ve 2010 tarihli plan örneklerinde ön bahçe çekme mesafesinin 10 metre olması gerektiği halde 5 metre çekilerek imar durum belgesi düzenlendiği gerekçe gösterilerek kapatılan Atakent Belediyesi tarafından verilen 14.10.2010 tarih ve 2010/49 sayılı imar durum belgesinin, 31.12.2010 tarih ve 2010/110 sayılı yapı ruhsatının ve değişik tarihlerde verilen toplam 8 adet yapı kullanma izin belgesinin iptaline karar verildiği, anılan işlemin 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlem ile davacıya bildirildiği, bakılmakta olan davanın ise anılan taşınmazda 9 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı işlem ile 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin iptali istemiyle açıldığı, Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce 07/04/2017 gün ve E:2016/1293, K:2017/650 sayılı kararla "Bu durumda, ....., P32.....3A/2 pafta 558 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli imar paftasının incelenmesinden, anılan taşınmazın ön bahçe çekme mesafesinin 10 metre olduğu görülmekle beraber, imar durum belgesinin 5 metre çekilerek verildiği ve söz konusu imar durum belgesine göre yapı ruhsatı alınarak yapı kullanma izin belgelerinin verildiği anlaşılmış olup bu nedenle tesis edilen 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlem ile 15.08.2016 tarih ve 448 sayılı işlemin yapı ruhsatı, imar durum belgesi ve davacının taşınmazına ait olan 2012/71 sayılı yapı kullanma izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin kısmında hukuka, mevzuata ve yukarıda anılan İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararına aykırılık görülmemiştir. Dava konusu edilen 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/72 ve 2013/84 sayılı yapı kullanma izin belgelerinin iptal edilmesi yönünden ise; bakılan davada, 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlem ile 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/71 2012/72 ve 2013/84 sayılı yapı kullanma izin belgelerinin iptal edildiği görülmekle beraber, davacı adına sadece iptal edilen 9 nolu bağımsız bölüm için verilen 2012/71 sayılı yapı kullanma izin belgesinin düzenlendiği anlaşılmış olup, 2012/77, 2012/76, 2012/75, 2012/74, 2012/73, 2012/72 ve 2013/84 sayılı yapı kullanma izin belgelerinin iptaline ilişkin 18.08.2016 tarih ve 4416 sayılı işlemin kendi bağımsız bölümüne ait olmayanlara ilişkin kısımlarının iptalini istemesinde hukuken korunması gereken bir menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca ehliyet yönünden reddine karar verildiği görülmüş ise de;
Uyuşmazlığın konusunun teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle istinaf aşamasında Dairemizin 23.03.2018 tarihli ara kararı ile istinabe suretiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, mahkemesince yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ise özetle; "dava konusu parsele ilişkin imar durum belgesinin 14.10.2010 tarih ve 2010/49 sayılı olarak düzenlendiği, söz konusu imar durum belgesinin dayanağı olan ve Atakent Belediye Meclisinin 06.04.2006 Tarih ve 22 Sayılı Kararı ile onaylanan 1/1.000 Ölçekli Revizyon İmar planı olduğu, 2006 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu parsel E:1,50 yoğunluğunda ve TTA (A. BL) yapılaşma koşullarında ve kuzeydeki 35 metre enkesitli imar yoluna olan cephesinde 10 metre, diğer cephelerde ise 5’er metre yapı çekme mesafesi öngörüldüğü, daha sonra Atakent Belediye Meclisinin 03.11.2011 Tarih ve 51 Sayılı Kararı ile 1/1000 Ölçekli Revizyon İmar Planı onaylandığı, 2011 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu parsel E:1,60 yoğunluğunda ve Konut alanı yapılaşma koşullarında ve kuzeydeki 35 metre enkesitli imar yoluna olan cephesinde 10 metre, diğer cephelerde ise 5’er metre yapı çekme mesafesi öngörüldüğü, gerek 2006 ve gerekse 2011 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama planında dava konusu 558 nolu parselin kuzey cephesinden 10, doğu cephesinden 5 metre yapı çekme mesafesi bırakıldığı, anılan parselin güneyinde 559 nolu, batısında ise 553, 554 nolu parseller bulunduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre; söz konusu 558 nolu parselin kuzeyinden 10metre, doğusundan 5 metre, güney ve batı yönlerinden ise yapılacak olan yapının yüksekliğine göre ve planlı alanlar tip imar yönetmeliğinin 18.maddesinde belirtilen şartlara uygun yapı çekme mesafelerinin bırakılarak anılan parselde yapılaşmaya izin verilmesi gerektiği, dava konusu 558 nolu parsel için düzenlenen imar durum belgesinin; 1/1000 ölçekli imar planında belirtilen ve 558 nolu parselin kuzeyinde 10, doğusunda ise 5 metre yapı çekme mesafesi bırakılacak şekilde düzenlenmesi gerekirken, kuzeyinde 5 metre, doğusunda ise 3m+ her kat için 0,50m olmak üzere toplam 4metre yapı çekme mesafesi bırakılacak şekilde imar durum belgesinin düzenlendiği, bu imar durum belgesinin hem 2006 hem de 2011 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına aykırı olduğu, diğer yandan dava konusu parseldeki onaylı mimari projenin anılan imar durum belgesine uygun olarak düzenlendiği, yapı ruhsatının da onaylı mimari projeye uygun olarak düzenlendiği, mimari projedeki yapı çekme mesafelerinin imar durumuna uygun olarak düzenlendiği, ancak imar durum belgesinin dayanak alınan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına aykırı olarak hazırlanması nedeniyle bu parsel üzerindeki yapı için düzenlenen yapı ruhsatının da mevzuata aykırı olduğu sonuçlarına varıldığı, sonuç olarak; davaya konu taşınmazda inşa edilmiş bulunan bina için imar durum belgesi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi alındığı tarihlerde geçerli olan imar planları ve imar mevzuatı uyarınca ön bahçe çekme mesafesinin 10 metre, doğu cephesinde ise 5 metre olduğu, buna göre anılan parsel için düzenlenen imar durum belgesinde ise ön bahçe mesafesinin 5metre, doğu cephesindeki yapı çekme mesafesinin 4 metre olarak düzenlendiği, bu durumda imar durum belgesinin 1/1000 ölçekli imar planına aykırı olarak düzenlendiği, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin ise imar mevzuatına aykırı düzenlenen imar durum belgesine göre düzenlenmesi nedeniyle de bu belgelerin de mevzuata aykırı olarak düzenlendiği, hâlihazırda (rapor düzenleme tarihi itibariyle) davaya konu binanın ön bahçe mesafesinin (kuzeydeki imar yoluna) yaklaşık 4,29 metre, doğudaki cephesinin ise 4,01 metre olduğu, bu gün itibariyle geçerli planda da (2011 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı) 558 nolu parselin ön bahçe mesafesinin 10, doğudaki cephesinin de 5 metre olarak belirlenmiş olduğu, bu yapı çekme mesafelerinin hâlihazır durumdaki yapı çekme mesafelerinden fazla olması nedeniyle, mevzu belgelerin de usulüne uygun olmadığı, sonuçlarına varılmıştır." kanaatleri belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, davacı tarafın vaki itirazı yerinde görülmeyerek bilirkişi raporu Dairemizce hüküm kurmaya esas alınır mahiyette görülmüştür.
Bu durumda, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda; davaya konu yapının çekme mesafelerinin gerek 2006 yılı, gerekse de 2011 yılındaki imar planlarına göre ön bahçe mesafesi 10 metre, yan bahçe mesafesi 5 metre olarak belirlenmesi gerekirken, dava konusu işlemle iptal edilen imar durum belgesinde anılan plan hükümlerine aykırı biçimde kuzey cephedeki ön bahçe mesafesinin 5 metre, doğudaki yan bahçe mesafesinin 4 metre olarak belirlendiği, bu nedenle anılan imar durum belgesinin plana aykırı olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, diğer işlemler olan yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninin de anılan çekme mesafeleri yönünden imar durum belgesine göre düzenlendiği için imar durum belgesinin hukuka aykırılığının ortaya konulması karşısında bu belgeye göre verilen bu ruhsat ve yapı kullanma izni belgesinin de imar planına ve hukuka aykırı biçimde düzenlenmiş olduğu, bu nedenle imar mevzuatına aykırılık teşkil eden söz konusu imar durum belgesi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izninin iptaline dair dava konusu işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, aynı yapıya ilişkin mühürleme işlemine karşı aynı davacının açtığı Dairemizin 2017/2309 esas numarasına kayıtlı dava dosyasında, uyuşmazlık konusu yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alındığı ve o dosyada mühürleme işleminin idarece iptal edildiği ve yine Dairemizin 07.03.2019 gün ve E:2017/2309, K: 2019/472 sayılı kararı ile o davada "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği görülmüş ise de; anılan yasa hükmüne göre yapı kayıt belgesi alınmış yapılarda yıkım (ve buna bağlı mühürleme) ve para cezası işlemleri iptal edileceğinden, işbu davanın konusunun ise yapı ruhsatı ve imar durum belgesine ilişkin bulunduğundan, anılan yapıya ilişkin yapı kayıt belgesi alınmış olmasının bu davada yukarıda izah edilen gerekçe ile esastan bir karar verilmesine engel teşkil etmediği hususu da belirtilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/04/2017 tarih ve E:2016/1293, K:2017/650 sayılı karar sonucu itibari ile hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan 351,50.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında ve davacıdan tahsil edilmeyen 253,80.-TL keşif harcı ve yine davacıdan tahsil edilmeyerek Hazineden karşılanan 1.425,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan tahsili için Mersin 1. İdare Mahkemesince ilgili idaresine müzekkere yazılmasına, davacı tarafından fazladan yatırılan 31,40.-TL karar harcının talep edilmesi halinde iadesi için Mahkemesince ilgili idareye müzekkere yazılmasına, artan posta ücretinin Mahkemesince davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 20/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)