(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45, Geç. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı kurum tarafından 17-18/07/2014 tarihlerinde yapılan Sağlık Denetçisi Yeterlik Yazılı ve Sözlü Sınavlarında başarılı olarak 15/01/2015 tarihinde Sağlık Denetçisi olarak atanan davacının, atamasının geç yapılması nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; davalı kurumun bağlı bulunduğu Sağlık Bakanlığı bünyesinde genel olarak yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında dosyaya ibraz edilen yazışmalardan kadro iptal-ihdas çalışmalarının kurumlar arası koordinasyon gerektirmesi nedeniyle geciktiği, mevcut "Sağlık Denetçisi" kadrosu bulunmaması nedeniyle atamasının yapılamadığı, ancak yeterlilik sınav sürecinin tamamlandığı tarihten davacının atandığı tarih arasında geçen sürenin makul bir süre olduğu kanaat ve sonucuna ulaşıldığından, davacının parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/02/2016 gün ve E:2015/622, K:2016/640 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin, geçici 8. madde uyarınca uygulanmasına devam olunan önceki hükmü gereği dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davalı kurum tarafından 17-18/07/2014 tarihlerinde yapılan Sağlık Denetçisi Yeterlik Yazılı ve Sözlü Sınavlarında başarılı olarak 15/01/2015 tarihinde Sağlık Denetçisi olarak atanan davacının, atamasının geç yapılması nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. İdarenin belirtilen bu sorumluluğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğinin doğal sonucudur.
Kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında gerçek ve tüzel kişilerin uğradığı zararın kamu hizmetini yürüten idarece karşılanıp giderilmesi, idare hukukunun genel ilkelerindendir.
İdare Hukuku öğretisine göre, tazminat davalarında idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, bir başka deyişle zararla idari işlem veya eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 2011 yılında açılan sınavı kazanarak Sağlık Bakanlığı Müfettiş Yardımcılığı kadrosunda 31.05.2011 tarihinde göreve başladığı, 3 yıllık yetiştirme sürecinin 31.05.2014 tarihinde sona erdiği, bu arada 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe girmesi ile Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun kaldırıldığı, davacının davalı idareye bağlı Denetim Hizmetleri Daire Başkanlığına denetçi yardımcısı olarak naklinin yapıldığı, 17.07.2014 tarihinde yapılan yeterlilik sınavının yazılı aşamasını, 18.07.2014 tarihinde yapılan yeterlilik sınavının sözlü aşamasını başarı ile bitirdiği, ancak bu süre sonunda atamasının yapılmaması üzerine 19.12.2014 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvuruda bulunarak atamasının yapılması ve arada geçen sürede uğradığı mali kayıpların ödenmesi talebinde bulunduğu, bu başvuru sonrasında atamaya hak kazandığı 19.07.2014 tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 15.01.2015 tarihinde atamasının yapıldığı, ancak geçmiş döneme ilişkin maddi kayıplarının ödenmediği, bunun üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının eski unvanı ile Sağlık Bakanlığı Müfettiş Yardımcılığı görevine 31.05.2011 tarihinde başladığı, bu tarihte davacının yardımcılık süresinin 3 yıl olduğu ve bu sürenin sonunda yapılacak yeterlilik sınavı sonrasında müfettişlik (denetçilik) kadrosuna atanacağının en başta belli olduğu, her ne kadar bu süreçte Sağlık Bakanlığı'nın yapısında değişiklikler olmuş ise de, kamu hukukunda idarenin sürekliliğinin esas olduğu, bu kapsamda idare tarafından ihtiyaç olabilecek kadronun önceden hazırlanması gerektiği, kaldı ki Sağlık Bakanlığı Teşkilatının yapısı değiştirilirken oluşturulan yeni Denetim Hizmetleri Daire Başkanlıklarına hangi müfettiş yardımcılarının devrolunacağı ve bunların eğitim sürelerini ne zaman tamamlayacaklarının idare tarafından belirlenmesi ve yeni oluşturulan kurumların kadro sayılarının da buna göre belirlenmesi gerektiği, bu nedenle davalı idarenin davacının yeterlilik sınavlarını başarı ile geçtiği dönemde davacının durumuna uygun kadro derecesinin bulunmadığı iddiasının kabul edilemeyeceği, buna göre davacının yeterlilik sınavlarını başarı ile geçmesi üzerine atamasının hemen yapılması gerekmekte iken yaklaşık altı aylık bir gecikme ile yapıldığı, davacının bu süreçte mali ve özlük haklarında kayıplara uğradığı ve bu zararlarının tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının atamasının geç yapılmasının hukuka aykırı olduğunun ortaya konulması nedeni ile davacının yeterlik sınavını başarıyla tamamlaması üzerine normal koşullarda söz konusu kadroya atanması gerektiği tarihten, anılan kadroya atandığı 15.01.2015 tarihine kadarki uğradığı özlük ve parasal kayıpların davalı idarece davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı itirazının KABULÜ ile, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/02/2016 gün ve E:2015/622, K:2016/640 sayılı kararın BOZULMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin, geçici 8. madde uyarınca uygulanmasına devam olunan 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın KABULÜNE, davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal kayıpların davalı idareye başvuruda bulunduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve itiraz safhasına ait toplam 252,30 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde itiraz edene iadesine, 2577 sayılı Yasanın geçici 8. maddesi gereği uygulanmasına devam olunan mülga 54. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Dairemize karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)