İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında, 2015 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca "terfi etmez" kararı verilmesine ilişkin 18.08.2015 tarih ve 2015/2 sayılı kararın iptali ile yoksun kaldığı maaş farklarının yasal terfi hak ediş tarihi olan 17/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 31/12/2015 tarihine kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan komiser yardımcısı listesinin incelenmesinden; 2015 yılı terfi döneminde durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 546 Komiser Yardımcısı arasından 246 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının, kıdem sıralamasında 401. sırada yer aldığı, terfi döneminde 1 adet başarı belgesi/ödülünün bulunduğu, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait performans değerlendirme puanı ortalamasının çok iyi düzeyde olduğu (4,31), adli-idari cezasının bulunmadığı, Polis Akademisi tarafından yapılan yazılı sınavda 42, sözlü sınavda ise 85 puan alarak başarılı olması üzerine alındığı hizmetiçi eğitim sonunda yapılan yazılı sınavda 92,5 puan alarak başarılı sayıldığı, buna mukabil, davacıdan daha kıdemsiz ve terfiye esas alınan kriterler bakımından davacıya oranla daha az liyakatlı personel terfi ettirildiği halde davacının terfi ettirilmediğinin görüldüğü, davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen kıdem, personelin bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgileri, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezaları, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgileri ile Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumları dikkate alınarak kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanmasının, hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varılmakla, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının, davanın açıldığı 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının 06.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2016 gün ve E:2015/1117, K:2016/1214 sayılı kararın; davacı hakkındaki liyakat değerlendirmesinin mevzuat hükümleri kapsamında, objektif kriterlere göre adil, eşitlik ve hakkaniyet ölçüsünde yapıldığı, nitekim davacının 22/09/2016 tarihinde FETÖ/PDY soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırıldığından bahisle istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında, 2015 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunca "terfi etmez" kararı verilmesine ilişkin 18.08.2015 tarih ve 2015/2 sayılı kararın iptali ile yoksun kaldığı maaş farklarının yasal terfi hak ediş tarihi olan 17/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı, her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısının, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, belirli oranlara karşılık gelen sayıyı geçemeyeceği, ikinci sınıf emniyet müdürleri için ise bu oranın on binde 34 olarak belirlendiği, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında duyurulduğu, kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması şartlarının arandığı hükme bağlanmıştır.
Anılan Yasa'ya dayanılarak 10.5.2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesinde; polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı, 12. maddesinde; polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olmasının, bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olmasının, bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılmasının, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunmasının gerektiği, 13. maddesinde; kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye terfi tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanlarının ortalaması yüksek olanın, performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede aldığı başarı ve üstün başarı belgesi fazla olanın, başarı ve üstün başarı belgesinin sayıca eşitliği hâlinde sicil numarası daha küçük olanın diğerine göre daha kıdemli sayılacağı, 20. maddesinde; Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile adli mercilerce verilen cezalarını, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile verilen disiplin cezalarını, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri, liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verileceği, bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verileceği kurala bağlanmış, yönetmeliğin 23. maddesi ile devamı hükümlerinde ise rütbe tersi sınavlarında genel esaslara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakat yönünden yapılan değerlendirmede ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Dava dosyası ile 31/12/2015 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Komiser Yardımcısı Listesi'nin incelenmesinden; 2015 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 546 Komiser Yardımcısı arasından 246 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının, kıdem sıralamasında 401. sırada yer aldığı, terfi döneminde 1 adet başarı belgesi/ödülünün bulunduğu, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait performans değerlendirme puanı ortalamasının çok iyi düzeyde olduğu (4,31), adli-idari cezasının bulunmadığı, öte yandan davacının FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında 22/09/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, daha sonra hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, komiser yardımcısı unvanlarının konumu, kadro sayısının sınırlı olması, kıdem ve liyakata sahip komiser yardımcılarının tamamının komiser rütbesine terfi ettirilme olanağının bulunmaması, 3201 sayılı Kanunun 55. maddesi ile idareye, kişileri kıdem ve liyakata göre değerlendirmeye tabi tutarak terfi ettirirken kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olarak takdir yetkisi tanınmış olması, değerlendirme kurulunun, kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin ise bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer taraftan, kıdem sıralamasında davacıdan sonra gelen kişilerin terfi ettirildiği anlaşılmakta ise de, bu kişiler terfi ettirilmeseydi dahi kıdemi itibarıyla davacıya terfi sırasının gelip gelmeyeceği hususunun, davalı idarenin kadro sayısının sınırlı olması nedeniyle kesin olarak tespitinin mümkün bulunmadığı açıktır.
Ayrıca, davacı hakkında dava konusu işlemin tesisinden sonra da olsa FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu iddiasıyla idari soruşturma yürütüldüğü göz önünde bulundurulduğunda, adı geçenin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceğinin belirlenmesi sırasında 657 sayılı Yasanın 6. maddesinde düzenlenen “Sadakat” ve 7. maddesinde düzenlenen “Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık” ilkeleri yönünden değerlendirmeye tabi tutulmasının liyakat ilkesiyle doğrudan ilgili olduğunu da belirtmek gerekir.
Bu durumda; davacının, liyakat yönünden yapılan değerlendirme sonucunda bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının tazmini gereken bir parasal hakkının varlığından da söz edilemeyecektir.
Bu itibarla, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2016 gün ve E:2015/1117, K:2016/1214 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 163,00.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden ibaret 66,00.-TL istinaf gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990.00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 08/06/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)