(6100 S. K. m. 66, 67, 69) (2577 S. K. m. 31) (3194 S. K. m. 32) (İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, …….. adresinde faaliyet gösteren işyeri ile ilgili İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13.maddesine istinaden yapılan denetim sonucunda tanzim edilen yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların 15 gün içerisinde giderilmediğinden bahisle ruhsatının iptal edilerek faaliyetten men edilmesine ilişkin tesis edilen 26.02.2016 tarih ve 0539/G372265 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; "Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait, "…….. adresinde bulunan işyerine, İçkili Lokanta olarak işletilmek amacıyla 12.05.2004 tarih ve 513 no'lu onayla İşyeri İşletme İzin Belgesi verilmiş olduğu, 02.04.2013 tarihinde davalı idare ekiplerince dava konusu işyerinin de yer aldığı binada mahallen yapılan denetim sonucunda 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesine göre düzenlenen 02.04.2013 tarih ve 2049 sıra nolu Yapı Tatil Tutanağında; "Yapılan incelemede, onaylı mimari projesi hilafında ön ve arka cephelerde pencere form sayıları değiştirilerek süslemelerin yok edildiği, kat planlarının değiştirilmiş ve kot farkının kaldırılmış olduğu, ana merdiven kovasının yerinin değiştirilerek asansör inşa edilmiş olduğu, 6 ve 7 no'lu bağımsız bölümlerin içeriden birleştirildiği ve 6 nolu bağımsız bölümün terasının kapatılmış olduğu" yönünde tespitlere yer verildiği, akabinde 02.04.2013 tarihli Yapı Tatil Tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların verilen Yasal süre içerisinde giderilmediğinden bahisle bahse konu işletmenin İşyeri İşletme İzin Belgesi'nin iptal edilerek, işyerinin faaliyetten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; dava konusu işletmeyle ilgili davacı şirket tarafından mahkememizin 2016/305 esas sayılı dosyasında açılan davada, mahkememizin 16.02.2016 tarihli ara kararıyla, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca davacı şirkete ait işyerinin bulunduğu mahalde düzenlenen dava konusu işlem dayanağı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imara aykırılıkların hangilerinin davacı şirkete ait işyerinin bulunduğu zemin kata yönelik olduğu hususlarının açıklanarak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmasının istenildiği, davalı idarenin 25.02.2016 tarihli cevabi yazısından da, dava konusu işleme dayanak alınan 02.04.2013 tarih ve 2049 sayılı yapı tatil tutanağı ile yapılan tespitlerde, bahse konu taşınmazda bulunan dava konusu işyerine yönelik imara aykırılıklara ilişkin açık ve somut tespitlere yer verilmediği ve yapılan tespitlerin aynı binada bulunan 6 ve 7 nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlara yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda; 3194 sayılı Kanunun 32.maddesinin öngördüğü biçimde, dava konusu işyerine yönelik açık ve somut tespitler içermeyen yapı tatil tutanağına istinaden tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 26/01/2017 tarih ve E:2016/937, K:2017/172 sayılı kararının davacı yanında davaya katılan …… tarafından; binada belirtilen imara aykırılıkların yeniden yapım sürecinde taşınmazın davacının mülkiyetine geçmeden önceki tarihte mevcut olduğu, söz konusu aykırılıkların davacı tarafından gerçekleştirilmediği, mahkemece yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması ve tüm kat malikleri veya kiracılar hakkında verilen kararlar arasındaki aykırılığın giderilmesi gerektiği iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yerine yürürlüğe konulan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66.maddesinde, üçüncü kişilerin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla müdahil olarak davada yer alabilecekleri; 67.maddesinden müdahale talebinden bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvuracağı, 68.maddesinde, müdahale talebinin kabulü halinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği; 69.maddesinde, müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği kurala bağlanmıştır.
Olayda; davacı şirket tarafından işletilen …… adresinde bulunan işyeri için verilen 12.05.2004 tarihli ve 513 sayılı ruhsatın iptali üzerine bakılan davanın açıldığı, istinafa konu edilen kararla, davalı idarece davacı şirkete ait işyerine ilişkin imara aykırılıklar konusunda somut tespitlere yer verilmediği ve yapılan tespitlerin aynı binada bulunan 6 ve 7 nolu bağımsız bölümler ile ortak alanlara yönelik olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı davacı yanında davaya müdahil olan kişi tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, müdahilin ancak yanında davaya katıldığı tarafla birlikte hareket etmesi ve onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan usul işlemlerini yapabilmesinin olanaklı olması nedeniyle davacı lehine "iptal" ile sonuçlanan mahkeme kararına karşı davacının yanında davaya katılan kişinin istinaf yoluna başvurmasının hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; müdahilin istinaf talebinin incelenmeksizin reddine, istinaf aşamasında yapılan 140,70 TL yargılama giderinin müdahil …. üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın mahkemesince müdahil …….'a iadesine, kesin olarak 17/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)