(2577 S. K. m. 2, 45) (3194 S. K. m. 39)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Beykoz ilçesi, …… Mahallesi, 414 ada, 27 parsel numarasında kayıtlı taşınmazdaki söküm işlemlerinin ilgili belediye denetiminde yapılabileceği, söküm işlemi sırasında orijinal malzemelerin itina ile muhafaza edilmesi, 05.11.1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararı gereği uygulama gerçekleşinceye kadar parsel üzerinde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına, restorasyon projesinin kurula iletilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nce tesis edilen 16/04/2014 tarih - 1709 sayılı işlem ile Beykoz Belediye Başkanlığının dava konusu yapıya söküm izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun 16.04.2014 tarih ve 1709 sayılı kurul kararı gereğince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 19/08/2015 tarih - 1277 sayılı kararlarının ve söküm işleminin davacı tarafından yapılması gerektiği aksi takdirde 3194 sayılı İmar Kanun 39.maddesi uyarınca belediyece yapılarak masrafın %20 fazlası ile davacıdan tahsil edileceğine ilişkin İstanbul Beykoz Belediye Başkanlığı'nca tesis edilen 26/02/2016 tarih ve 3876 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada;"uyuşmazlık konusu yapıda korumayı gerektirecek tarihi, sosyo-kültürel, mimari elemanlar ve konstrüktif fiziki unsurlar olmadığı, ayrıca parsel üzerindeki kalıntıların muhafazayı gerektirecek unsurları taşımadığı anlaşıldığından, üzerinde korunması gerekli kültür varlığı olduğu gerekçesiyle, yapının sökülmesine ilişkin kurul kararlarında ve buna istinaden taşınmazın söküm işleminin davacıdan acele olarak yapılmasının istenilmesine yönelik 26/02/2016 tarih ve 3876 sayılı Beykoz Belediyesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İstanbul 11.İdare Mahkemesinin 25/05/2017 tarih ve E:2016/547, K:2017/1068 sayılı kararının, sayılı kararının; davacılar tarafından; hükmün fıkrasında dava konusu işlemin iptaline denilerek sanki tüm işlemlerin değil, Beykoz Belediye Başkanlığı işleminin iptal edilmiş olduğu sonucuna yol açabileceği iddialarıyla hüküm fıkrasının "dava konusu işlemlerin iptaline" şeklinde düzeltilerek onanması; davalı idarelerden Kültür Ve Turizm Bakanlığı tarafından; dava konusu işlemlerin 660 sayılı ilke kararına uygun olduğu, davalı idarelerden Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek "iptal" kısmının istinaf yoluyla kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü yer almış, 5.fıkrasında da "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre; davanın konusuyla bağlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ilk derece yargı yerlerince verilen kararlardan, itiraza tabi olanların bölge idare mahkemelerince incelenebilmesi için mahkemece, uyuşmazlığın konusuna ve maddi olayın özelliğine göre inceleme yapılmak suretiyle dava konusu edilen idari işlemin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin (1/a) bendi uyarınca; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve konuya ilişkin net yaklaşımını açıklayan, denetlenebilir bir hükmün kurulmuş olması gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından dava dilekçesinde; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ….. Mahallesi, 414 ada, 27 parsel numarasında kayıtlı taşınmazdaki söküm işlemlerinin ilgili belediye denetiminde yapılabileceği, söküm işlemi sırasında orijinal malzemelerin itina ile muhafaza edilmesi, 05.11.1999 tarih ve 660 sayılı ilke kararı gereği uygulama gerçekleşinceye kadar parsel üzerinde her türlü inşai ve fiziki müdahalenin yasaklanmasına, restorasyon projesinin kurula iletilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nce tesis edilen 16/04/2014 tarih - 1709 sayılı işlem ile Beykoz Belediye Başkanlığının dava konusu yapıya söküm izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun 16.04.2014 tarih ve 1709 sayılı kurul kararı gereğince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 19/08/2015 tarih - 1277 sayılı kararlarının ve söküm işleminin davacı tarafından yapılması gerektiği aksi takdirde 3194 sayılı İmar Kanun 39.maddesi uyarınca belediyece yapılarak masrafın %20 fazlası ile davacıdan tahsil edileceğine ilişkin İstanbul Beykoz Belediye Başkanlığı'nca tesis edilen 26/02/2016 tarih ve 3876 sayılı işlemin iptalinin istenildiği, idare mahkemesince hukuki dayanakları farklı olan her bir işlem için ayrı ayrı hukuki irdeleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken "uyuşmazlık konusu yapıda korumayı gerektirecek tarihi, sosyo-kültürel, mimari elemanlar ve konstrüktif fiziki unsurlar olmadığı, ayrıca parsel üzerindeki kalıntıların muhafazayı gerektirecek unsurları taşımadığı anlaşıldığından, üzerinde korunması gerekli kültür varlığı olduğu gerekçesiyle, yapının sökülmesine ilişkin kurul kararlarında ve buna istinaden taşınmazın söküm işleminin davacıdan acele olarak yapılmasının istenilmesine yönelik 26/02/2016 tarih ve 3876 sayılı Beykoz Belediyesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere 2577 sayılı Yasa'nın 45/5. maddesi uyarınca dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri mahkemesince yeniden verilecek kararla hüküm altına alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 06.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)