(2577 S. K. m. 53)
Davacı Bankanın İstanbul-Altıntepe Şubesi adına 2007/1 ila 12 dönemleri için yapılan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davada; İstanbul 5. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 17.07.2013 tarih ve E:2013/175; K:2013/2014 sayılı davayı kabul eden ve dava konusu cezalı tarhiyatları kaldıran kararını, 31.01.2014 tarih ve E:2013/22592; K:2014/1582 sayılı kararla bozan ve "davanın reddine" karar veren İstanbul (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesi sonrası, davacı tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebini kabul eden ve davanın kabulü suretiyle cezalı tarhiyatları kaldıran İstanbul 5.Vergi Mahkemesi'nin 15.07.2015 tarih ve E:2015/1063; K:2015/1981 sayılı kararına davalı idarece yapılan itiraz üzerine, ilk kararı kabul yönünde olan ve kabul kararı yargılamanın yenilenmesi istemine konu olmayan Mahkeme Hakimliğince İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin yetkili ve görevli kuruluna talepte bulunulmak üzere talebin reddi gerekirken yargılamanın yenilenmesi ve işin içeriği hakkında karar verilmesi usule uygun düşmediğinden bahisle verilen İstanbul (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi İkinci Kurulu'nun 27.05.2016 tarih E:2015/6088; K:2016/6745 sayılı itirazın kabulüne, kararın bozulmasına, anılan gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine yolunda verdiği karar üzerine dosya, İstanbul 5. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 18.01.2017 tarih ve E:2017/61; K:2017/51 sayılı kararıyla yargılamanın yenilenmesi hakkında karar verilmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, "a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması, ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması" hallerinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı banka adına salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile damga vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davada İstanbul (Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi'nin 31.01.2014 tarih ve E:2013/22592; K:2014/1582 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, daha sonra bu dava ile benzer olan başka davalar için Anayasa Mahkemesi'nde bireysel başvuru yapılması sonucu Anayasa Mahkemesince başvuru numarası 2014/6192 sayılı dosyada 21.02.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 12.11.2014 tarihli kararında; davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle tahsil edilen vergi, ceza ve fer'ilerinin faizi ile birlikte tazminat olarak ödenmesine kararı verilmesi üzerine "davanı reddi" yolunda verilen anılan karara karşı davacı Banka tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53/1-(h) maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
2577 sayılı Yasanın 53'üncü maddesinde, Anayasa Mahkemesi'nce bireysel başvurular üzerine verilen tazminata yönelik kararların yargılamanın yenilenmesine neden olacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi Anayasa Mahkemesi'nce verilen 2014/6192 başvuru numaralı karardaki davanın tarafları (banka şubeleri) ve konusu (dönemleri) ile iş bu davanın taraflarının ve konusunun farklı olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen 2577 sayılı Yasanın 53'üncü maddesinin 1-(h) bendinin de olayda uygulanma imkanı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından ileri sürülen iddianın, 2577 sayılı Yasanın 53'üncü maddesinde sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden herhangi biri kapsamında bulunmadığı nedeniyle, talebin reddi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN REDDİNE, 123,10-TL yargılama giderinin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, istem reddedildiğinden davacı tarafından yatırılan 27,70-TL başvurma harcının iadesine, artan posta giderleri avansının kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ilgili Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)