İSTEMİN ÖZETİ: Türkmenistan uyruklu davacının sınır dışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada: davanın açılmamış sayılmasına ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 14/03/2017 günlü ve E:2017/168, K:2017/433 sayılı kararının; davacı tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Türkmenistan uyruklu davacının sınır dışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, "Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez." kuralı yer almaktadır.
Anılan kuralın incelenmesinden, yabancılar hakkında tesis edilen "sınır dışı etme" işlemlerinin yargısal denetiminde uygulanmak üzere özel usul kuralları öngörüldüğü; bu kapsamda olmak üzere, dava açma süresinin 15 gün olarak belirlendiği ve davanın açıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde sonuçlandırılmasının öngörüldüğü ve mahkemelerin bu konuda verdikleri kararlara karşı istinaf ve temyiz yolunun kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Kanun koyucunun bu şekilde bir düzenleme yaparak "sınır dışı etme" işlemlerine ilişkin uyuşmazlıkların bir an önce sonuçlandırılarak sürüncemede kalmamasını hedeflediği anlaşılmakta olup, aynı kanun hükmü içerisinde, yargı yoluna başvurulması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilmeyeceğinin hükme bağlanmış olması da bu hedefi doğrulamaktadır.
Yukarıda alıntısı yapılan kanun hükmünde, mahkemelerin sınır dışı etme işlemleri konusunda verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanırken kararların usule veya esasa ilişkin olması aşamasında herhangi bir ayrım yapılmamış olması karşısında, esasa ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesin kabul edilirken usule ilişkin olanların temyizen veya istinaf yoluyla incelenebileceğinin kabulünün hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
"Sınır dışı etme" işlemlerine karşı açılan davalarda mahkemelerce "usul yönünden" verilmiş kararların temyizen incelenebileceğinin kabulü, yargılanma usulü açısından bir ikilem doğuracağı gibi kanun koyucunun bu konudaki uyuşmazlıkların bir an önce sonuçlandırılması yolundaki amacına da uygun düşmeyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; uyruklu davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 13/02/2017 günlü ara kararıyla dava dilekçesine noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekaletname aslının veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğinin eklenmediğinin anlaşıldığından bahisle vekaletname aslı veya onanmış örneğinin davacı vekilinden, yapılan işlemler kabul ediliyorsa buna ilişkin dilekçenin davacıdan istenilmesine karar verildiği; ara kararı gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 77.maddesi uyarınca 14/03/2017 günlü E:2017/168, K:2017/433 sayılı davanın açılmamış sayılması kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bu duruma göre; ''sınırdışı'' etme işlemine karşı açılmış bulunan davalarda idare mahkemelerince verilen her türlü kararlar kesin olup, temyizen veya istinaf yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, davacının adli yardımdan faydalanması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 85,70.-TL istinaf başvuru harcı ile 66,00.-TL tebligat ücretinden oluşan toplam 151,70.-TL yargılama giderinin davacıdan alınması gerektiğine, anılan meblağın tahsili amacıyla Mahkemesince İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına yazı yazılmasına, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2017 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)