(2577 S. K. m. 45) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının ortağı olduğu …. Mimarlık İnşaat Emlak Turiz.Seyh.Hafr. İthalat İhracat Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacaklarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla tanzim ve tebliğ olunan 25/05/2016 tarih ve 2016/10 takip nolu ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın; asıl kamu borçlusu olan … Mimarlık İnşaat Emlak Tur. Seyh. Haf. İth. ve İhr. Ltd. Şirketinin muhtelif dönemlere ait kamu borçları nedeniyle hakkında alacağın takip ve tahsili amacıyla ödeme emirleri düzenlendiği, yapılan menkul ve gayrimenkul malvarlığı araştırmalarında şirket adına kayıtlı olan beş adet araç üzerinde çok sayıda haciz şerhleri bulunduğu, TAKBİS sorgusunda şirket adına kayıtlı herhangi bir malvarlığına rastlanmadığı, bankalar nezdinde yapılan araştırmada birçoğunda hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı için bankalarca haciz işlemi yapılmadığı, birkaç bankada çok küçük meblağda tespit edilen tutarlar üzerine haciz konulduğu, ancak kamu alacağının tahsiline imkan veren malvarlığı bulunmadığından asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının şirket müdürü ve aynı zamanda şirketin %33 hisse ortağı olan davacıdan tahsili için dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ olunduğunun anlaşıldığı, olayda dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacının 17.05.2005 tarihinde 2 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere şirket müdürü olarak atandığı, görev süresinin 17.05.2007 tarihinde dolduğu, yine davacının 22.12.2008 tarihinde ….. ile birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere şirket müdürü olarak atandığı, sonrasında Didim Yenihisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2009 tarih 2009/95 esas no'lu kararı ile davacının da aralarında bulunduğu üç kişinin (…., …. ve ….) şirket müdürü olarak atandığı ve davacının şirket müdürlüğü görevinin halen devam ettiğinin görüldüğü, bu durumda asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden vergilerin kesinleştiği ve asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmaları sonunda şirketten tahsil imkanı bulunmadığı anlaşılan kamu alacağı nedeniyle, vergi borcunun ait olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar veren Aydın Vergi Mahkemesi'nin 21/12/2016 tarih ve E:2016/393, K:2016/724 sayılı kararının, yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava dosyası kapsamında ve Dairemizce yapılan ara kararlar neticesinde dosyaya ibrazı temin edilen bilgi ve belgeler dahilinde yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusuna konu edilen, Aydın Vergi Mahkemesi'nce verilen 21/12/2016 gün ve E:2016/393, K:2016/724sayılı kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla değişik 45/3. maddesine istinaden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 165,80 TL yargılama giderinin istinaf başvurusunu yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 31,40 TL maktu karar harcı alınmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesi'nce H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)