(2577 S. K. m. 17) (İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik m. 6, 12, 13)
İSTEMİN ÖZETİ: ………. sayılı yerde bulunan işyeri için düzenlenen 13.05.2015 tarih ve 258 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin olup, davacıya 27.05.2015 tarih ve 81399645/307.01 sayılı yazıyla bildirilen Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; "...İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi taşınmazlarda yürütülecek bir kısım faaliyetlere ilişkin özel düzenleme niteliğindeki 5/b.maddesindeki hükmünün, anılan kanun kapsamında bulunmadığı sabit olan taşınmaza uygulanması ve bu suretle davacıya verilen işleri açma ve çalışma ruhsatının "maliklerin tamamından muvafakat alınmadığından" bahisle iptali yolundaki dava konusu işlemde mevzuata uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 28/12/2016 tarih ve E:2015/1528, K:2016/1820 sayılı kararının; işyeri maliklerinden olan ve açtığı tapu iptali ve tescil davası lehine sonuçlanan müdahil ile davacı arasında yapılmış bir kira sözleşmesi olmadığı, müdahilin onayının bulunmadığı, davacının bu taşınmazla ilgili tasarruf hak ve yetkisi olmadığı, ruhsat başvurusu sırasında idareye sunduğu kira ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin hukuki geçerliliğinin olmadığı, aynı yer için daha önce ruhsat sahibi olan kişinin faaliyetine devam ettiği, işyerinin el değiştirmediği, bu kişinin ruhsatının iptaline ilişkin olarak açtığı davada dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olması ile de her iki ruhsatın geçerli hale gelmesi sonucu çelişkili bir durum oluştuğu, davacının aldığı turizm yatırım belgesinin de açılan dava sonucu iptal edilmiş olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Satış vaadi sözleşmeleri gereği 5/36 hisse oranında malik olduğu taşınmazda faaliyet göstermek için taşınmazın geri kalan hisse sahibiyle kira sözleşmesi yapma zorunluluğu bulunmadığı, işlemin sebep unsuru bakımından sakat olduğu, taşınmazda 48/A ve 48/B kapı numaralı iki farklı kiracı ve iki farklı ruhsat bulunduğu, turizm yatırım belgesinin iptaline ilişkin mahkeme kararında somut araştırma ve incelemeye dayanmadığından istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dosyanın tekemmül etmiş olduğu görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2.maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirket adına düzenlenen 13.05.2015 tarih ve 258 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin olup, davacıya 27.05.2015 tarih ve 81399645/307.01 sayılı yazıyla bildirilen Beşiktaş Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
10/08/2005 günlü ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6.maddesinde; yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamayacağı ve çalıştırılamayacağı hükmüne yer verilmiş olup; 12.maddesinde, sıhhi işyeri açmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek-1'de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye müracaat edeceği başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olduğunun tespiti halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye aynı gün içinde verileceği, ilgililerin beyanına göre tanzim edilen ruhsatın müktesep hak doğurmayacağı, hüküm altına alınmış, ruhsat başvurusu için düzenlenmesi öngörülen ve Yönetmelik ekinde yer alan beyan formunda da; taşınmazın mülkiyet durumuna ilişkin kiralandığı ya da sahibi olduğunu gösterir belgelerinde ibrazı gerekli görülmüştür.
Aynı Yönetmeliğin "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının Kesinleşmesi" başlıklı 13.maddesinin 1.fıkrasında; işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerlerinin, yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edileceği, işyerinin bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsatın kesinleşeceği, aynı maddenin 2.fıkrasında da; işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, işyerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verileceği, verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsatın iptal edilmesi suretiyle işyerinin kapatılacağı belirtilmiştir.
Aktarılan kuralların birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idarelerce doğrudan kapatılabilecektir. Ancak işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan işyerlerinin ruhsatlarının doğrudan iptal edilerek kapatılabileceğine ilişkin bir hüküm mevzuatta yer almamıştır.
Yönetmelikte sıhhi işyerleri için beyana dayalı olarak ruhsatlandırma süreci öngörülmüş olmakla birlikte, beyana dayalı olarak düzenlenen ruhsatın kazanılmış bir hak oluşturmayacağı, bir aylık sürenin sonunda ruhsatın kesinleşeceği belirlenmiştir. Ruhsat vermeye yetkili idare tarafından ilgilinin beyanda bulunduğu hususların doğruluğunun kontrol edilmesi gerekliliği için öngörülen bir aylık sürenin sonunda kontrol yapılsın/yapılmasın ruhsatın kesinleşeceği kabul edilmiştir.
Kesinleşen ruhsatlarla ilgili düzenlemeye de Yönetmeliğin 13.maddesinin 2.fıkrasında yer verilmiştir. Bu fıkrada, idarenin ruhsatlı işyerlerinin mevzuata uygun faaliyet gösterip/göstermediğini yapacakları denetimde tespit ederek, tespit edilen aykırılıklara ilişkin olarak izlenecek yöntem belirlenmiştir. Böylece, ruhsatın düzenleme ve kesinleşme süreci ile ruhsatlı işyerlerine yönelik süreç farklı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ………, 376 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın diğer hissedarlarla birlikte müşterek mülkiyet şeklinde müdahil şirkete ait olduğu, söz konusu taşınmazda faaliyet göstermek isteyen davacının müdahil şirket dışındaki hissedarla imzaladığı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ve kira sözleşmesini ekleyerek 13.05.2015 tarihinde 48/A kapı numaralı yer için "Sıhhi İşyeri Açma ve Çalışma Başvuru Formu" düzenleyerek davalı idareye başvurduğu, 13.05.2015 tarih ve 258 sayılı 3.sınıf sıhhi müessese niteliğinde "lokanta" faaliyet konulu ruhsatın düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Yine dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Dairemizin E:2017/154 sayılı dosyasında verilen kararın birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere, davacının ruhsat başvurusunda bulunduğu ve adına ruhsat düzenlendiği taşınmazın, 09.02.2012 tarih ve 64 sayılı "çay bahçesi" faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile ....... tarafından işletilmekte iken davacının başvurusu üzerine bir örneği dosya içerisinde yer alan davalı idarenin 13.05.2015 tarih ve 1701 sayılı işlemi ile …. adına olan ruhsat iptal edilerek davacı şirket adına ruhsat düzenlenmiştir.
Öte yandan, taşınmazın ilk ruhsat sahibi olan ......., davalı idareye 26.05.2015 tarihinde başvurarak işyerinin aktif olarak faaliyet gösterdiği halde başka bir şahıs adına yeni ruhsat düzenlendiğini öğrendiğini ve bu ruhsatın iptal edilmesi gerektiğini beyan etmiş; müdahil şirkette, davalı idareye 27.05.2015 tarihinde verdiği dilekçe ile diğer hissedarlara karşı açtıkları tapu iptal ve tescil davasının 22.05.2015 tarihinde lehlerine sonuçlandığından bahisle gereğinin yapılması istemli başvuruda bulunmuştur.
Bu başvurular üzerine, davalı idarece; "yerin mülk sahiplerinin tamamının muvafakatinin alınmadığı, tüm hissedarlardan muvafakat alındığında yeniden ruhsat düzenlenebileceği" gerekçesiyle davacı şirket adına düzenlenen işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 26.05.2015 tarih ve 1847 sayılı başkanlık oluru ile dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu açıklamalar karşısında, söz konusu taşınmazın müşterek mülkiyete konu bir taşınmaz olduğu dikkate alındığında, ruhsat başvurusuna esas belgelerden olan mülkiyet durumuna ilişkin kira sözleşmesinin de bu hukuki ve fiili duruma uygun düzenlenmesi gerektiği açık olup, davacı tarafından ruhsat başvurusunda mülkiyet durumunu yansıtmayan kira sözleşmesi düzenlenerek ibraz edilmiş olduğundan, davacı şirket adına ruhsatın düzenlendiği 13.05.2015 tarihinden itibaren bu ruhsat kesinleşmeden 26.05.2015 tarihi itibariyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından 48/B kapı numaralı işyerinde faaliyet gösterdiği iddia edilmiş ise de, davacı şirketin ruhsat başvurusunu 48/A numaralı yer için yaptığı, davalı idare ve diğer ruhsat sahibinin beyanları ruhsatlandırma ve ruhsat iptaline ilişkin olarak tesis edilen işlemler ile davacı şirkete ve diğer şahsa verilen ruhsatlar dikkate alındığında, dava konusu ruhsatın 48/A kapı numaralı yere ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının bu iddiasını ispatlamak amacıyla sunduğu Beşiktaş Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Harita Şefliğinin 13.07.2015 tarih ve 1405 sayılı yazısının incelenmesinden de, davacı şirketin adına ruhsat düzenlendiği ve bu ruhsatın iptal edildiği tarihlerden sonra 08.07.2015 ve 13.07.2015 tarihinde idareye yapmış olduğu başvurularda istemde bulunması üzerine, taşınmaz üzerinde 48/B kapı numarasının oluşmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava konusu ruhsatın, 48/B kapı numaralı yer için düzenlenmediği sonucuna da ulaşılmaktadır.
Kaldı ki; davacı şirkete verilen ruhsat nedeniyle bu işyerinin önceki ruhsat sahibi olan .......'ın ruhsatının iptaline ilişkin işleme karşı açmış olduğu davada, İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 30/12/2016 tarih ve E:2016/409, K:2016/2433 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve bu karara yönelik istinaf başvurusu Dairemizin 06/04/2017 tarih ve E:2017/154, K:2017/146 sayılı kararı ile gerekçeli olarak reddedilmiştir.
Yargısal süreçte gelinen noktada, davacı şirketin ruhsat başvurusu gerekçe gösterilerek iptal edilen ve ....... adına olan ruhsatın hukuki geçerliliğini kazanmış olması nedeniyle aynı işyeri için birden fazla ruhsat söz konusu olamayacağından, davacı şirkete verilmiş olan ruhsatın hukuki geçerliliğini kaybetmiş olduğu da açıktır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare ve müdahilin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 28/12/2016 tarih ve E:2015/1528, K:2016/1820 sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşaması yargılama giderlerinin dava aşamasında yapılmış olan 346,40 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan 118,70 TL istinaf aşaması yargılama gideri ile karar verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 51,70 TL yürütmenin durdurulması harcının ayrı ayrı olmak üzere istemi halinde müdahil ve davalı idareye iadesine, posta avasından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince taraflara iadesine, işyeri ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemin belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz engelleyecek nitelikte olması nedeniyle kararın tebliğini izleyen 30 gün içinde Dairemiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 15/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)