(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Böbrek nakli olmak isteyen davacı alıcı .....'e yapılması planlanan böbrek naklinin etik açıdan uygun olmadığına ilişkin 08.05.2017 tarih ve 37212186-201.02.02 sayılı işlem ile tebliğ edilen 29.06.2016 tarihli İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Organ ve Doku Nakli Etik Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada; Böbrek nakli gerçekleştirilmesi için alıcının akrabası olmayan bir şahıstan yapılacak bağışın uygun görülmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine; "alıcı ile verici arasında etik ve yasal olmayan bir durumun bulunduğu kanaati oluştuğundan" naklin uygun görülmediğine karar verilmiş ise de, "uygun görülmeme" gerekçesinin açık bir şekilde ve dayanak bilgi belgelerle ortaya konulmadığı, organ bağışının yasal hükümlere aykırı veya etik kurallara aykırı bir amaçla yapıldığı yönünde hukuken geçerli ve somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, diğer yandan davacının yakalandığı hastalığın tedavisinin sadece böbrek nakli ile mümkün olduğu, ilgilinin yaşaması için bu yöntem dışında başkaca bir tedavinin de bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda canlıdan (alıcının akrabası olmayan bir şahıstan) yapılacak böbrek naklinin uygun görülmesi talebiyle yapılan başvurunun, hukuken kabul edilebilir bir sebep gösterilmeksizin kanaate dayalı olarak reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin 'İstanbul 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/10/2017 tarih ve E:2017/905, K:2017/1816 sayılı karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurularak, 2238 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik doğrultusunda, dava konusu karara oy birliği ile imza atan etik komisyonunun üyelerinin de amacının, tedavisi doku veya organ nakli ile mümkün olan hastaların hayatını sürdürmesine yönelik karar alınması olduğu, ancak canlıdan organ nakilleri hususunun dava dilekçesinde belirtilen ve kaynağını Anayasanın 17 ve 56. Maddelerinden alan "Yaşama Hakkı"nın ihlal edilemeyeceği, supranasyonel bir kamu yararı gözetilerek, tecavüzlerin önlenmesine gayret edilmeye çalışıldığı, elde edilen tüm somut bilgi ve belgelerin nihai değerlendirmeye tabi tutularak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla, kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19.maddesi ile değişik 45. maddesinin 3.fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararı hukuka uygun bulunduğundan ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 53,00-TL istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına ve artan posta avansının ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (6) bendi uyarınca kesin olarak, 15.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)