İSTEMİN ÖZETİ: Manisa İli ....... İlçesinde Jandarma Astsubay ünvanı ile görev yapan ve 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılanların yer aldığı Ekli 3 sayılı listede ismi bulunan davacı tarafından, başka hiç bir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 157/1. fıkrasında: "Askeri Yüksek İdare Mahkemesi askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz." hükmüne yer verilmiş 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 20/1. fıkrasında da aynı hükmün tekrarlandığı, 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 20/2. fıkrasında ise; "Bu kanunun uygulanmasında asker kişiden maksatın Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlar" olduğunun belirtildiği, Manisa İli ....... İlçesinde Jandarma Astsubay Çavuş rütbesi ile görev yapan ve 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılanların yer aldığı Ekli 3 sayılı listede ismi bulunan davacı tarafından, başka hiç bir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması işleminin ve yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle iş bu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddi yolunda verilen Manisa 1. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2016 gün ve E:2016/1037, K:2016/845 sayılı kararının; uyuşmazlığın askeri hizmete özgü bir niteliğinin bulunmadığı, 657 sayılı Yasa kapsamında görev yapan ve asker olmayan kişilerden farklı bir durumun söz konusu olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI BAŞBAKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: KHK hükümlerinin iptali istemiyle açılan davanın idari yargı merciince incelenemeyeceği, OHAL dönemi KHK'larına karşı kazanılmış hak iddiasında bulunulamayacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimine kalkışan FETÖ/PDY örgütüne iltisakı, irtibatı ve mensubiyeti bulunduğu değerlendirilen kişilerin kamu görevinden çıkarılmasında İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı öne sürülerek başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASININ ÖZETİ: 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişimi üzerine yapılan düzenlemelere uygun olarak işlem tesis edildiği savunulmaktadır.
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.İdare Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü:
Dava, Manisa İli ....... İlçesinde Jandarma Astsubay ünvanı ile görev yapan ve 31.07.2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin "Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılanların yer aldığı Ekli 3 sayılı listede ismi bulunan davacı tarafından, başka hiç bir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali ve işlem nedeniyle uğranılan zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; "a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleri olarak sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 15. maddesinin 1/a bendinde; 14 üncü maddenin; 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun, değişik 20 nci maddesinde; "Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz.
Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veya eylemin, "asker kişiyi ilgilendirmesi" ve "askeri hizmete ilişkin bulunması" koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 1 nci maddesinde, 6.1.2017 günlü Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 681 sayılı KHK ile yapılan değişiklik ile (jandarma dahil) ibaresi madde metninden çıkartılıp, Türk Silahlı Kuvvetleri, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinden oluşan silahlı Devlet kuvveti olarak tanımlanarak, Jandarma Genel Komutanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden çıkarılmış, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun, 6755 sayılı Kanunun 5 nci maddesiyle değişik, 3 üncü maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti Jandarması, emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanunların verdiği görevleri yerine getiren silahlı genel kolluk kuvvetidir." ve 6755 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle değişik, 4 ncü maddesinde; "Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlıdır." hükmüne yer verilmiş, 6755 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36 ncı maddesine "VII EMNİYET HİZMETLERİ SINIFI" başlıklı bendinden sonra gelmek üzere, "VIII Jandarma Hizmetleri Sınıfı" başlıklı bent eklenmiş ve bu bentle, bu sınıfın Jandarma Genel Komutanlığı kadrolarında bulunan subay, astsubay ve uzman jandarmaları kapsadığı belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan değişiklikle Jandarma Genel Komutanlığı'nın Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden çıkarılarak İçişleri Bakanlığı'na bağlı genel kolluk kuvvetine dönüştürüldüğü ve bu Komutanlıkta görev yapan personelin artık "asker kişi" sayılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Manisa İli ....... İlçesinde Jandarma Astsubay ünvanı ile görev yapan davacının, artık 1602 sayılı Yasa'nın 20/2 nci maddesinde sayılan "asker kişilerden" olmadığı dikkate alındığında, "asker kişiyi ilgilendirme" ve " askeri hizmete ilişkin bulunma" koşullarının birlikte gerçekleşmediği dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin değil, genel idari yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Manisa 1. İdare Mahkemesi'nin 18/10/2016 gün ve E:2016/1037, K:2016/845 sayılı kararının kaldırılmasına, işin esasına girilerek karar verilmek üzere dosyanın Manisa 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucu yargılama giderlerine hükmedileceğinden bu aşamada ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmesine yer olmadığına, 09/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)