(2942 S. K. Ek m. 1, Geç. m. 1) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2016 gün ve E:2016/743, K:2016/1391 sayılı kararın; davacı tarafından, istinaf yolu ile kaldırılması ve istenilen tazminatın ödenmesine karar verilmesi; davalı idare tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılması, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce; Anayasa Mahkemesi'ne somut norm denetimi yoluna gidilmesi savı ciddi bulunmayarak işin gereği görüşüldü:
Dava; Denizli İli, Tavas İlçesi, Yaka Mahallesi, 115 Ada, 12 parsel sayılı taşınmazın müşterek malikleri olan davacılar tarafından, dava konusu taşınmazının 08/09/1972 tarihinde Belediye Meclis kararı ile onanan uygulama imar planında "sanat enstitüsü alanı" olarak planlandığından bahisle, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle her bir davacı için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL kamulaştırmasız el atma bedelinin imar planının kesinleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2016 gün ve E:2016/743, K:2016/1391 sayılı kararla; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren Ek 1.maddesiyle, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programlarının veya imar uygulamalarının yapılacağı ve bütçe imkanları dahilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her halde mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı ve bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecinin ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemlerin tamamlanmasından sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabileceğinin hükme bağlandığı, ancak aynı Kanunun geçici 11.maddesi ile idarelere, mülkiyet hakkının kullanılmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak iş ve işlemleri yapmak için tanınan ve bu yönüyle idari yargıda tam yargı davası açılmasının ön koşulu olan beş yıllık sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden itibaren başlayacağı hükmüne yer verildiği bu tarihten itibaren başlayan beş yıllık sürenin dolmasından önce idari yargıda tam yargı (tazminat) davası açılmasına yasal imkan bulunmadığı, anılan süreden önce açılan davanın, dava açma ön koşulunun bulunmaması sebebiyle esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine hükmedilmiştir.
Davacılar tarafından; yasal düzenlemenin, kanunların geriye yürümezliği ve hukuk güvenliği ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek, kararın istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması, talep edilen tazminatın yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi, davalı idare tarafından ise; Mahkemece verilen kararın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik kısmının istinaf yolu ile kaldırılması, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 3.fıkrasında; "Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. " hükmü yer almaktadır.
Denizli İdare Mahkemesince verilen 29/11/2016 gün ve E:2016/743, K:2016/1391 sayılı kararın; "karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmı ile "yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine" ilişkin kısmı, usul ve yasaya uygun olup, bu kısımlara yönelik istinaf başvurularının kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
İstinafa konu Mahkeme kararının, vekalet ücretine yönelik kısmına gelince;
Dava; davacılara ait taşınmazın imar planında "okul alanı" kullanımına ayrılmasından dolayı taşınmazların kullanılamaması nedeniyle uğradıkları zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Yargılama sırasında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 6745 sayılı Yasa ile eklenen madde ile, tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarında değişiklik yapılması öngörülerek, bu sürenin de 07.09.2016 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Anılan düzenlemeyle getirilen değişiklikten sonra İdare Mahkemesince davanın esasına girilerek karar verme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş bulunulmaktadır.
Dava açıldıktan sonra, yargılama sırasında, davada uygulanan yasa kuralının yasa koyucu tarafından değiştirilmesi nedeniyle, mahkemenin işin esasına girerek davada tarafların haklılıklarını saptaması olanağının ortadan kalkmış olması karşısında, davalı idare davayı kaybetmiş gibi vekalet ücreti ödeme sorumluluğuna tabi tutulamaz.
Her ne kadar, davada yargılama gideri davalı idare üzerinde bırakılmış ise de, davacıların taşınmazının davalı idare tarafından idari işlemle tasarruf hakkının kullanımının kısıtlanması nedeniyle dava açılmasına neden olunması karşısında hakkaniyete aykırı bir husus görülmemiştir.
Buna göre, uyuşmazlık tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa maddeleri sonucu tarafların haklılık oranı belirlenemediği için, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile Denizli İdare Mahkemesi'nce verilen 29/11/2016 gün ve E:2016/743, K:2016/1391 sayılı kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, davalı idarenin istinaf başvurusunun yargılama giderlerine ilişkin kısmının REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca aidiyetlerine göre yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 21/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)