(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından adına tescilli 08.08.2014 tarih IM142454, IM142446, IM142443 sayılı 12.08.2014 tarih IM144796 sayılı ve 22.08.2014 tarih 153155 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri için 02.02.2016 tarih ve 13546740 evrak kayıt numaralı dilekçe ile fazla ödenen vergilerin iadesine ilişkin geri verme başvurusunun davalı idarece 03.03.2016 tarih ve 65833201.TTGV(2016/55)-31981724-159.01 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine ret işleminin kaldırılarak geri verme başvurusuna konu fazla ödenmiş vergilerin iadesi talebine ilişkin İstanbul Gümrük ve Bölge Müdürlüğü'ne yapılan 28.03.2016 tarih ve 14880457 sayılı itiraza İstanbul Gümrük ve Bölge Müdürlüğü'nce süresi içinde cevap verilmediği, idarenin zımmen ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın;davacı tarafından ithal edilen eşyanın beyan edilen kıymetinde, Gümrük Kanunu hükümlerine göre herhangi bir noksanlık tespit edilmiş olmadığı gibi, bu konuda herhangi bir ihtilaf da söz konusu olmayıp; sadece, söz konusu eşyanın beyan edilen kıymetinin, 2010/1 sayılı Tebliğ kapsamında, net kıymetin altında olması sebebiyle eşik kıymet üzerinden beyanda bulunulmuştur. İdarece belirlenen kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değer olduğundan, idarece ithal olunan eşyanın beyan edilen kıymetinin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları nezdinde gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde aksi bir tespit yapılmadan, satış bedeli yönteminin uygulanmama nedenleri somut olarak ortaya konulmadan, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan ithalattaki gözetim kıymetinin tamamlanması amacıyla yurt dışı diğer gidere eklenerek ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan gözetim bedeli farkından kaynaklı olarak fazladan ödenen katma değer vergisi ve gümrük vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 30/12/2016 gün ve E:2016/1349; K:2016/3040 sayılı İstanbul 1. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı şirket adına tescilli serbest dolaşıma giriş gümrük beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin tahakkukların mükellefin beyanı üzerine gerçekleştirildiği, beyanın bağlayıcı olduğu, 4458 sayılı yasanın 211. maddesi kapsamında fuzulen alınan bir verginin söz konusu olmadığı, alınan vergilerin yasal olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2016 gün ve E:2016/1349; K:2016/3040 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 47,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 sayılı Kanunun 46. Maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyene günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)