(4458 S. K. m. 27) (6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirket tarafından, adına tescilli 11.04.2016 gün ve IM034698 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın gözetim kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak gözetim belgesinin ibraz edilememesi nedeniyle eşyanın gözetim kıymetine yükseltilip fark tutarın yurt dışı giderlere eklenmesi suretiyle beyanı sonucu, ihtirazi kayıtla fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen toplam 56.064,38-TL gümrük vergisi, katma değer vergisi ve toplu konut fonuna vaki itirazın reddi yolundaki 25.04.2016 tarih ve 2016/111 sayılı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın ithalatta kayıt kıymet uygulamasına tabi olduğu, ancak emtiaya ilişkin olarak kayıt belgesinin bulunmadığı, bu nedenle, fatura bedeline, yurt dışı gideri eklenerek, eşyanın ithalatta kayıt kıymetine yükseltildiği, dosyada mevcut beyanname, transfer bildirim formu ve faturadan, CFR teslim şekline tabi (nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu teslim şekli) ithalatta, fatura bedelinin ve ihracatçıya transfer edilen tutarın 26.077,50 USD olduğu, beyannamenin tescil edildiği gün taahhütlü posta yoluyla verilen dilekçeyle, ihtirazi kayıtla fazladan gümrük vergisi, katma değer vergisi ve toplu konut fonu ödemesinde bulunulduğu, olayda, dava konusu eşyanın birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde yapılmış bir saptama bulunmadığı gibi, nakliyenin satıcının sorumluluğunda olduğu bir teslimde, fatura bedelinden fazla tutarda yurt dışı gider beyan edilmesi de, ticari icaplara uygun bulunmadığı, bu nedenle, ihtilaf, ithalatta kayıt belgesine tabi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt bu nedenle, yurt dışı gider kalemi eklenmek suretiyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla verginin yasaya uyarlık arzedip etmediği noktasına ilişkin bulunduğu, beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı anlaşıldığından, ithalatta kayıt belgesi önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı, yersiz olarak ödediği tutarların yasal faiziyle birlikte tarafına iadesine gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile tahsil edilen vergi ve fon payının yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi istemi yönünden davanın kabulüne ilişkin İzmir 3. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 16/11/2016 gün ve E: 2016/992, K:2016/1532 sayılı kararın; somut olayda herhangi bir ek tahakkuk söz konusu olmadığı, gözetim uygulanmasına karar verilen eşyanın belirlenen kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirildiği, davacı taraf ise kendisi için hiçbir vergisel yükümlülük getirilmemesine rağmen bu zorunluluğa uymamak amacı ile kendi hür iradesi ile fazladan yurt dışı gider beyanında bulunduğu, dava konusu olayda satış bedeline 4458 sayılı kanunun 27. maddesi gereği yurt dışı gider eklenerek verginin matrahı belirlenmiş olup, burada kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı, yükümlünün kendi isteği ile beyan edilen tutar üzerinden idarece tahakkuk ettirilen ve kesinleşen vergilerin yanlışlıkla tahsil edildiği ya da fuzulen tahsil edildiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığı, geri verme talebinin 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 118. maddesi kapmasına girmediği, 4458 sayılı Kanunun 216. maddesi uyarınca geri verme kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içerisinde idarece söz konusu kararın uygulanmaması halinde, ilgilinin talebi üzerine, üç aylık sürenin bitiminden itibaren faiz ödeneceği, ödenecek faizin de 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun tecil faizine ilişkin hükümlerine göre hesaplanacağı, bu hüküm gereğince Mahkeme kararının faiz yönünden de usul ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nce verilen 16/11/2016 gün ve E: 2016/992, K:2016/1532 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 44,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 04/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)